Teknolojik savaşın bir cephesi daha “temizlendi”

Dünyanın en bol ve bereketli doğal kaynaklarına sahip ülkelerinden Venezuela, ABD’nin “sıradışı” müdahalesiyle belirsiz bir sürece girdi. Gerekçe listesi uzun. Üst sıralarında “teknoloji yarışı” var.

Elon Musk, 2020 yılında Twitter hesabından Bolivya’nın devrik Devlet Başkanı Evo Morales’e ithafen “İstediğimiz herkese darbe yaparız! Artık bunu kabullenin!” diye sesleniyordu.

Musk, sahibi olduğu Tesla ile elektrikli araç pazarında açık ara liderdi. Güney Amerika ülkesi Bolivya ise bu araçların en kritik bileşeni pillerin hammaddesi “lityum” konusunda dünyanın en bereketli rezervine sahipti. Gelgelelim Başkan Morales olağanüstü su tüketimine ve çevre felaketine sebep olan lityum madenciliği konusunda ulusal çıkarları gözeten bir düzenleme peşindeydi.

Evo Morales Kasım 2019’da Bolivya ordusunun baskısı altındaki tartışmalı bir seçim sürecinde istifa ederek görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Kimi çevrelerce “Lityum Darbesi” olarak anılan bu gelişme, trilyonlarca dolarlık teknoloji sektörünün doğal kaynaklar uğruna yapabileceklerinin ilk ipucunu veriyordu.

Devrik Başkan Morales, komşu ülkelerde siyasi mülteci olarak geçirdiği yılların ardından şu an anavatanında çiftçi sendikasının koruması altındaki bir evde yaşıyor. 2019’da 27 milyar dolar servete sahip Elon Musk ise bugün 720 milyar dolara ulaşan varlığıyla dünyanın en zengin insanı.

2 günlük barış

Yeni yıla yönelik dileğini “dünya barışı” olarak beyan ettikten 3 gün sonra Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu askeri bir operasyon ile kaçırıp, zincire vurarak yargılanmak üzere New York’a götüren ABD Başkanı Donald Trump’ın hamlesini de bu şablon ile okumak mümkün. “Örtülü” gerekçeler listesinde ülkenin petrol ve doğalgaz rezervi öne çıkıyor olsa da, Venezuela demir, alüminyum, nikel, bakır, koltan ve nadir toprak elementleriyle ABD’nin bel bağladığı teknolojik üstünlük yarışında son derece stratejik kaynaklara sahip.

Ülkedeki boksit (alüminyum) madeni, iletim hatları ve pil kasalarındaki rolüyle özellikle havacılık, uzay ve otomotiv sektöründe yoğun olarak kullanılıyor. Uzun menzilli elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu yüksek enerji yoğunluklu lityum-iyon piller içinse nikel madeni benzer şekilde önem taşıyor. Bu maden aynı zamanda savunma sanayiinde de yoğun kullanıma sahip. Nadir element kapsamına giren neodimyum ve praseodimyum, savunma sistemleri, elektrikli araç motorları ve rüzgar enerji türbinlerinin temel bileşenlerinden. İkamesi olmayan ve sadece birkaç ülkede bulunan koltan madeni, pillerin yanısıra savunma elektroniği, uzay ve havacılık sektöründeki en stratejik unsur olarak kabul ediliyor.

Ne var ki tüm bu doğal kaynaklarıyla iştah kabartan Venezuela, iç ve dış etkenlerin yarattığı dengesiz siyasi ve ekonomik koşullar yüzünden şu ana dek neredeyse hiçbirini ulusal refaha dönüştürmeyi başaramadı. Doksanlı yıllarda günlük 3 milyon varil civarındaki petrol üretimi dahi 2025’te 1 milyon varile geriledi. Ülkede tespit edilen 24 altın madeninin 19’u kapalı. Üçüyse geçici olarak askıda.

Yılda 5 milyon ton kapasiteye sahip boksit madeni 2019’da başlayan enerji kesintileri sebebiyle tamamen durmuş halde. Demir ve çelik üretimi de benzer kaderi paylaşıyor. Kaynak yetersizliği sebebiyle dünyanın en kıymetli madenlerinden koltan üretimi yok denecek kadar az.

Gölge eyalet

Uzmanlar Venezuela’nın potansiyelini gerçekleştirmesinin 10 ile 15 yıllık bir sürece ve yüz milyarlarca dolarlık yatırıma muhtaç olduğu konusunda hemfikir. OPEC raporuna göre dünya petrol rezervinin yaklaşık yüzde 17’sine sahip ülkenin rafinerilerinin yeniden ayağa kaldırılması için 5 yıllık bir çalışma gerekiyor. Öngörülen yatırım maliyeti 100 ile 200 milyar dolar arasında. Madenlerin işlenmesine yönelik sanayi yatırımları için 10 yıllık bir zaman dilimi öngörülüyor. Bunun için gereken yatırım miktarıysa 70 milyar dolara yakın. Bu gelişmelere altyapı oluşturacak hukuki düzenleme ve anlaşmaların “revize edilmesinin” de yine uzun bir zaman dilimine yayılması bekleniyor.

Özetle Venezuela’nın yeniden rekabetçi bir konuma gelmesi için 5 yıllık bir toparlanma ve 10 yıllık bir istikrarlı yatırım takvimi gerekiyor. Ancak mevcut durumu yaratan aktörlerin hiçbirinin Venezuela’nın yeniden rekabetçi bir konuma gelmesi gibi bir niyetinin olmadığı da ortada. Görünen o ki 1811’de İspanyol sömürgesine son  vererek bağımsızlığını kazanan ülke, muhtemelen uzun süre ABD’nin bir gölge eyaleti olarak “hammadde” tedarikçisi rolünü üstlenecek.

Elon Musk, bu hafta Twitter hesabından “topun ağzındaki” bir diğer Güney Amerika ülkesi Kolombiya’nın Başkanı Gustavo Petro’ya, uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın meşhur sloganıyla meydan okudu: “Plata o plomo?”.

“Gümüş mü, kurşun mu?” anlamına gelen bu söz, Escobar’ın devlet yetkililerine yönelik tehdidiydi. “Rüşvetini al ve sus ya da kurşunu ye ve öl” demeye getiriyordu.

Devir, Elon Musk’ların devri. Ve mesajlarında yazdıkları gibi, bizden bunu kabullenmemizi bekliyorlar.

(9 Ocak 2026 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.454 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 yanıt

  1. Taner Örmen avatarı
    Taner Örmen

    Bu durum ilerledikçe ve ülkeler nitelikli elementlerini ABD’ye vermek zorunda kaldıktan sonra bor madenleri ve diğer madenler konusunda Türkiye’nin de başına bu tarz niyetlenmeler gelebilir mi?

    1. M. Serdar Kuzuloğlu avatarı

      Kullanım alanı çok olmakla birlikte bor, yazıda geçen madenler ile kıyaslandığında kritik ya da nadir sayılmaz. İleride bir potansiyeli olabilir fakat şu anki talep farklı yönde.

  2. Barış avatarı
    Barış

    Televizyondaki konuşan kafaların saatlerce söylediklerinden 1000 kat daha değerli bir yazı. kaleminize sağlık.

  3. melih özçelik avatarı
    melih özçelik

    Maduronun sıradışı paketlenip yargılanmak gayesiyle ABD ye götürülmesi ,yaklaşan seçimlerde Trumpa puan kazandırmış gibi durumu görünebilir. Ancak uzun sürecek olan mahkee sürecinde Maduro’nun güç kazandığına olayın tersine döndüğüne şahit olacağız. Zira insanlar bu anlamsız süreci sorgulamaya başlayacak.
    Ayrıca Venezüellada petrol çok fakat rafineri yok Çıkan petrol Teksasta rafine ediliyor. Zaten olay Venezüella devlet hisselerinin ABD şirketlerine geçmesiyle ABD nin kontrolündeydi. Asıl hedef altın ve değerli madenlerdi.
    Son kertede yeni pozisyonda petrolü çıkaracak şirketlerle yapılan toplantıda, hiç biri kendi cebinden finanse ederek bu işi yapmak istemiyor. Birazda fırsatçılık yapıp maliyeti Devlete yani ABD halkına yıkmak istiyorlar. Eğer Trump bunu kabul ederse Seçimleri şimdiden kaybetmiş sayılabilir..
    Yani anlaşılan Maduro Trumpun kucağında şimdiden patlamış gibi görünüyor.
    zaman ne gösterecek bakalım.. Herkese iyi günler

  4. Mehmet Ortaç avatarı

    ABD şu anda Çin ile rekabette çok geride kalmış durumda. Tehditkar davrandıkça aslında daha da kaybediyor. O sebeple çok fazla ülkeye baskı yapma şansı yok. Gröland konusunda gördük. Askeri yaptırım düşüncesinden vazgeçmek durumunda kaldı. Kanada’ya diş gösterdi ancak ülkenin Çin ile yakınlaşmasına neden oldu. Venezüella şimdilik baskıyı yedi. Fakat ilerleyen günlerde orada da dengelerin değişebileceğini düşünüyorum. ABD her anlamda tek büyük güç olma unvanını kaybediyor. Saldırganlığının en büyük nedeni bu.