Tag Archives | whatsapp

Haftanın Özeti: 23

Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Kendi adıma -yine- bol seyahatli ve koşturmacalı bir haftaydı. Toplantıların neredeyse hepsini hayatımdan çalınan anlar olarak kodluyorum zihnime. Bu yüzden kalan zamanı daha faydalı işlerle doldurmaya çalışıyorum.

Örneğin bu hafta Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya bölümü öğrencilerine ders verdim (bir uçuş tarife değişikliği yüzünden Bilgi Üniversitesi’ndeki kendi dersimi veremedim). Türk Hepatopankreatobilier Kongresi’nde (YANLIŞ OKUDUN!) cerrahlara ve Çimentaş’ın yıllık toplantısında yöneticilerine (3 gün içinde 2 defa Antalya’ya uçarak) birer konuşma yaptım.

Uçuşlar ve otel transferleri sırasında David Hegarty’nin Yaratıcılık ve Douglas Coupland’ın Life After God (Tanrıdan Sonra Hayat) kitaplarını okudum. Bir sürü sektörel rapor erittim. Paralel olarak (tesadüfen keşfettiğim) Netflix dizisi Bloodline‘a başlayıp bitirdim (sıkıcı başladı ama güzel bitti). Youtube’da The Secrets of Sugar (Şekerin Sırları) adlı harika bir belgesele denk geldim. Mart ayından kalan dergilerini bitirdim (dergilerden kesip kırptığım şeyler için de bir blog dizisi mi başlatsam diyorum).

Belki de en güzeli hafta boyu birçok yeni, ilginç insanla tanıştım, bir sürü öykü dinledim, notlar aldım.

Yapamadığım tek şey bloga yeni bir yazı yazmaktı. Salı günümü nispeten boş bırakıp bu ‘işe’ ayırmıştım ama o meşhur ulusal elektrik kesintisi herkesinki gibi benim de planlarımı alt-üst etti.

Ve arada kalan zamanlarda okuduğum yüzlerce, binlerce haberden tadı damağımda kalanları sizin için derlemeyi de ihmal etmedim elbette!

Genel Gündem

  • Haftanın en önemli gelişmelerinden (gelişme tanımı biraz ironik olsa da) Türkiye çapındaki gizemli elektrik kesintisiydi. Saat 10:30 civarında başlayan ve Enerjisini İran’dan alan Van hariç 45 şehirde  yarım gün süren kesinti etkisiyle elektrik, su, doğalgaz ve metro, tramvay gibi elektrikli ulaşım hizmetleri de durdu. Resmi açıklamalarda dahi olayın sebebi hala anlaşılamadı (teori bol). Bu olay sırasında Campaign dergisinin ‘What’s Next in Digital’ başlıklı arama toplantısı ironik görüntülere sahne oldu.

#whatsnextindigital #roundtable elektrik kesintisinden sonra :) @campaigntr

A photo posted by Omer Erdem (@omerdem) on

  • İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Mehmet Karaca kampüse yapılması planlanan cami için “talep gelirse sinagog da yaparız” demişti. Bunun üzerine bir kampanya başlatan İTÜ öğrencileri budist tapınağı  için 18 binden fazla imza topladı. Al sana zamanın ruhu.
  • Bu hafta 53 bin devlet okulunun sadece yüzde 34’ünde kitaplık varken Kütüphaneler Haftası’nı kutladık. Rakamlar pek iç açıcı değil. Yapılan ankette bazı öğrenciler “internet varken kütüphaneye ihtiyaç yok” demiş. Her şeyin internette var olduğunu düşünmek yeni çağın en yaygın cehaleti (keşke her şey internette olsaydı elbette). Böyle düşünenler için de münasip bir TED sunumunu araya sıkıştırmak isterim.

  • MHP Milletvekili Ruhsar Sarıer’in soru önergesine cevaben Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Türkiye’de 8 milyon 179 bin kişinin  depresyon ilacı kullandığını açıkladı.

depres

Continue Reading →

Bu yazıya 34 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 16

16 haftadır süren bu özetler bana kafayı taktığım konular için 1 haftanın ne kadar uzun bir zaman dilimi olduğunu gösterdi. Eski özetlere göz gezdirirken aklıma bağlantılı birkaç güzel fikir daha geldi. Umarım hayata geçirme fırsatı (yani zaman ve enerjiyi) bulabilirim.

Unutmadan; her hafta övgüyle bahseden, yapıcı eleştirilerini esirgemeyen, atladığım haberleri yorumlarla tamamlayan ve paylaşarak yaymaya çalışan herkese çok teşekkür ederim (İki hafta önce bir sosyal deney olarak usulca yan tarafa yerleştirdiğim bağış düğmesine ilgi gösterenlere de teşekkürü borç bilirim. O ayrı bir yazının konusu olacak).

Haydi başlıyoruz!

Genel Gündem

  • Gündemi videolu takip etmek istiyorsunuz. İngilizce biliyorsunuz ve iPhone sahibisiniz. Reuters’ın yeni hizmetine bir bakın derim.
  • Fast Company iyimser insanların 7 ortak özelliğini sıralamış: şükran ifade etmek, zaman ve enerjisini başkalarıyla paylaşmak, başkalarıyla ilgili olmak, çevresini olumlu insanlardan oluşturmak, her şeye itiraz eden kötümserlere kulaklarını tıkamak, bağışlamak ve gülümsemek. Detaylar şöyle.
  • Almanya’nın Nuremberg şehri geçen hafta dünyanın en büyük oyuncak fuarı olarak kabul edilen Spielwarenmesse‘ye ev sahipliği yaptı. Teknolojiyle bezeli binlerce yeni oyuncak arasında benim ilgimi en çok yeni LEGO setleri çekti. Özellikle Spaceport adlı uzay serisi. İzleyerek avunalım.

  • Bu hafta 57. Grammy Ödülleri sahiplerini buldu. Adaylar arasında internette kitle fonlama marifetiyle hayata geçmiş 7 başlık olduğunu gözden kaçırmayalım.
  • ABD’den bir haber daha verelim. Ülkede ihtiyaç sahiplerine en büyük maddi bağış yapan 50 kişilik listenin büyük bir bölümünü teknoloji girişimcileri oluşturuyor. Aralarındaki en taze zenginlerden biri de Whatsapp’ı Facebook’a 22 milyar dolara satan Jan Koum556 milyon dolar bağış yapmış. Bu yıl ne kadar olacak göreceğiz. Şimdi sorayım: siz yapar mıydınız?
  • Gençlik ve Spor eski Bakanı Suat Kılıç’ın Twitter hesabı hack edildi (Sayın Kılıç blogumu okusaydı bunlar olmazdı).

suat-kilic

  • Fransa da Charlie Hebdo saldırısı bahanesiyle internet sansürünü yasalaştırmaya çalışıyor. François Hollande terör ve çocuk pornografisi içeren sitelere 24 saat içinde erişim engelleme getirilmesini talep ediyor. (bu tip girişimlerde araya çocuk pornosu sokmadan olmaz. Çünkü o varken kimse itiraz edemez, ‘diğer esas mesele’ de arada kaynar).
  • Diğer yandan son dönemde özellikle Ukrayna politikası yüzünden Avrupa ve ABD’nin hedefine oturan Rusya, sosyalizm dönemi sonrası en büyük ekonomik krizini yaşıyor. Politik manevralar da cabası. Tam bu dönemde Pravda kaynaklı bir haber kesinlikle ilginç. Buna göre Rusya 2001 yılında ABD’de gerçekleşen 11 Eylül saldırıları hakkında elindeki uydu görüntülerini de içeren delilleri paylaşacak. İddiaya göre bu belgeler saldırıların ABD istihbaratının bilgisi dahilinde ve kontrollü saldırılarla taşeron örgütlere yaptırılmış.
  • Benim gibi tekne meraklılarına müjde: Boat Show 2015, İstanbul CNR Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Ziyaret için son gün 22 Şubat. Hepimizi heyecanlandıran motorun yaptığı dalga… Köpürtmesi… ANLAYAMAZSINIZ!

  • Geçen hafta Twitter en çok sansür talebi yapan ülkeleri sıralamıştı. Bu hafta da Facebook paylaştı. Neyse ki bu sefer listede Türkiye yok (şaka şaka).
  • Media Freedom, dünya sansür haritası oluşturdu.
  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sınır tanımamakla suçladığı Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ise dünyada medyaya yönelik baskıların küresel haritasını yayımladı (Meraklısına: Türkiye 180 ülke arasında 149. sırada. En özgür Finlandiya birinci, en tutsak Eritre ise yüz sekseninci).
  • Bu hafta kabul edilen torba kanun uyarınca Başbakan ya da ilgili Bakanlar mahkeme kararı olmadan internette istediği içeriği Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı üstünden erişime kapatabilecek. Kişisel veri gizliliği konusunda da düzenlemeler yer alıyor.
  • 131 ülkedeki 5 bin 692 fotoğrafçının gözünden 97 bin 912 kare arasından seçilen 2014’ün en iyi haber fotoğrafları bu sene de sahiplerini buldu. Singles kategorisinin birincisi Berkin Elvan’ı anma eylemlerinden bir kareyle Fotoğrafçı Bülent Kılıç oldu. Tebrikler.
Halk için emniyet, adalet için hizmet.

Halk için emniyet, adalet için hizmet.

  • Dünyanın ikinci büyük bankası HSBC’nin İsviçre hesapları bir grup gazeteci tarafından deşifre edilince ülke liderlerinden uyuşturucu kaçakçılarına kadar pek çok kişinin de kirli çamaşırları ortalığa dökülüp saçıldı. Türkiye 3 bin 105 kişiye ait 3,5 milyar dolar içeren mevduatla dünya sıralamasında 23. oldu (elbette bu 2007 yılındaki ve sadece HSBC’de açılmış hesaplardaki tutar. Toplamını varın siz hesap edin).
  • Deep Web denen internetin karanlık sokaklarının en büyük batakhanesi olarak kabul edilen Silk Road‘un kurucusu olduğu iddia edilen Ross Ulbricht çıkarıldığı mahkemede kendisine yöneltilen bütün ithamlardan suçlu bulunmuştu. Şimdiki soru şu: Ulbricht’in kimliği nasıl açığa çıktı? İşte ‘hain’ teknolojiler! (İpucu: sebep teknolojiden çok sarsaklığı)
  • İngiliz istihbarat kurumlarından GCHQ‘nun 7 yıl boyunca yasadışı yöntemlerle milyonlarca kişiyi dinleyerek, dijital ortamda takip ederek fişlediği ortaya çıktı. Kullanılan yöntem ve araçlar mahkeme kararıyla yasaklandı. Karar kurumun sitesinde de yayımlandı.
  • ABD Gizli Servisi dünya liderlerinin psikolojik tahlillerini yapıp fişlemiş. Açığa çıkan belgelerdeki tabirler ilginç.
  • Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 18 milyon 828 bin 721’e yükseldi.
  • Sürücüsüz araçlar İngiltere’de test sürüşlerine başladı.
  • Müzik ruhun gıdası derler ama yaşlılarda olay pek öyle değilmiş. Gençken ne dinlediyseniz yanınıza kar kalacak!
  • Dijitalleşen dünya bizi sarhoşa çevirdi ama analog tarafın keyfinde de eksilme yok. The Guardian oyuncaklardan plaklara fiziki objelerin dönüşüne yönelik güzel bir derleme yapmış (Bazı sunumlarımda da değindiğim gibi ‘artık sevdiğimiz çok az şeye dokunabiliyoruz’. Bu doğamıza aykırı!).

Continue Reading →

Bu yazıya 44 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 14

Bu haftalık özetlerle ilgili kullandığım yöntem adına birçok soru geliyor. Aslında özel bir metodum yok. Her gün ekran başında yüzlerce sayfa okuma yapıyor, notlar alıyor ve paylaşıma değer bulduklarımı not alıyorum. Bunun için haftanın 6 günü, günde en az 4-5 saatlik çalışma gerekiyor (okumayı zahmetli bulanlar bir de hazırlığını hayal etsin derim).

En sevindirici yanı bu çabanın karşılığını her anlamda aldığımı düşünüyorum. Okuyucu sayısı sürekli yükseliyor. Güzel, yapıcı yorumlar okuyor, duyuyorum. Ve en önemlisi linklere tıklayanlar (yani bence faydalananlar) her hafta artıyor. Dahası çok yakında bir sponsor desteğine de kavuşacağım gibi görünüyor. Bu çabanın sürekli olması için kesinlikle olumlu etki olacağını düşünüyorum.

Şimdi geçelim 26 Ocak – 1 Şubat aralığında yaşananlara.

Genel Yaşam

  • Biraz geç kalmış olabilirim ama İletişim Yayınları’ndan Levent Cantek‘in editörlüğünde çıkan Resimli Türkçe Takvimi o kadar güzel ki tavsiye etmeden geçmeyeyim dedim. Ancak bu yıl keşfedebildiğim bir diğer takvimse Delta Kültür Yayınevi tarafından hazırlanan Ali Osman Demirezen editörlüğündeki Bilgi ve Kültür Takvimi. Bence ikisine de bir bakın. Saatli Maarif‘i hepiniz bilirsiniz diye düşünüyorum.
  • ABD Başkanı’nın resmi uçağı Air Force One (AF1) adını taşıyor. Hakkında birçok gizem ve efsane var. Quora’da biri ‘AF1’da uçmak nasıl bir şey?’ diye sorunca bu uçuşlardan birinde seyahat eden Peter Marquez cevaplamış. Detaylarla bezeli yanıtı okurken bir şey dikkatimi çekti. ABD Başkanlık uçağında herkes yediği yemeğin parasını kendi ödüyor. Amaç vergi mükellefinin parasını çarçur etmemek (araya sıkıştırmış olayım; ABD Başkanları bütün harcamalarını kendi maaşından ödemek zorunda. Hadi bir detay daha: ABD Başkanı’nın aylık maaşı -ekstralarla birlikte- 47 bin dolar).
Air Force One

Air Force One, halk arasında Jumbo Jet olarak da bilinen Boeing 747’nin askeri ve kamu için üretilen VC-25A kodlu bir türevi. Yakın bir gelecekte yine Boeing’in 747-8 kodlu bir üst modeliyle değiştirilecek.

  • ABD’den bir başka gelişmeyle devam edelim. Super Bowl, Amerikan Futbol Ligi’nin şampiyonluk maçına verilen isim. Ülkenin büyük bir bölümünü ekrana kilitlediği için reklamverenler için de sene boyu beklenen anı temsil ediyor (Apple bile Ridley Scott’un yönettiği efsane Macintosh reklamını Super Bowl’da yayınlamıştı). Dünyanın en pahalı tarifesiyle yayınlanan yine dünyanın en yüksek bütçeli reklamlarının bu yılki dizilimini Fast Company derlemiş. Meraklısı kaçırmasın.
  • 23 yaşındaki anksiyete (evham) hastası bir İngiliz içinden çıkamadığı bir deja vu (bu anı önceden yaşamıştım) döngüsü içine kısılıp kalmış durumda. Bilimciler işin içinden çıkamıyor. Deja vu için birçok farklı teori var. Yazarken aklıma Matrix filmindeki yorumu geldi (Deja vu, Matrix’te değişiklik yapıldığında yaşanan sorundan kaynaklanıyordu).
  • Ülkesinin en önemli şahsına yönelik suikastı engelleyemediği için Arjantin Cumhurbaşkanı Cristina Fernandez de Kirchner “sizin yapacağınız işin de, sizin de…” diyerek istihbarat servisini kapatma kararı aldı!
  • Google 3 sene önce gelen bir gizli talep doğrultusunda Wikileaks üyelerine ait bilgileri ABD’ye verdiğini itiraf etti. Wikileaks avukatları dönemin İcra Kurulu Başkanı Eric Schmidt’e yazdığı şikayet dilekçesinde devlet baskısı karşısında Twitter gibi dik duramayan Google’ı bu tutumundan dolayı sert bir dille protesto etti ve hangi bilgilerin paylaşıldığının açıklanmasını talep etti.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

  • Auschwitz Toplama Kampı’nı ziyaret ettiğimde çok etkilenmiş ve burada izlenimlerimi paylaşmıştım. 70. yıl anma törenleri vesilesiyle The Guardian gazetesi insansız hava aracı (drone) kullanarak bir kayıt yapmış. Etkileyici.
  • Aklıevvelin biri İstanbul Atatürk Havaalanı semalarında drone ile video kaydı yapıp internete koyunca ortalık karışmıştı. Süreç Türkiye’ye yakışır şekilde sonuçlandı ve drone akımı ‘yasak hemşerim‘ klişesiyle tanıştı.
  • Yasak deyince aklıma ne geldi
  • Yasak demişken; ünlü hacker grubu Lizard Squad yaptığı organize saldırıyla Facebook, Tinder, Instagram gibi birçok hizmeti alaşağı edince Türkiye’de akla hemen devlet erişim engeli geldi. BTK açıklama yaparak ‘kurtuldu’.
  • Drone olayını kapatmadan değinmiş olalım. Bu araçların sistemine sızıp alaşağı eden bir yazılım çıktı. İsmi Maldrone (zararlı yazılıma karşılık gelen malware’den türeyen bir isim). Videosunu izleyince mahareti ortaya çıkıyor. All your drones are belong to us! (Seyretmiş olanlara Interstellar filmini hatırlatmıştır eminim)
  • Amerikalı bir yönetmen Ermeni Soykırımı iddialarını işleyen bir belgesel yaparsa ne olur? Çok ilginç şeyler.
  • Uykuya geçmek (ve jetlag’in üstesinden gelmek) için kullanılan en yaygın yöntem melatonin takviyesi. Birileri bunu sprey hale getirmiş. İki fısfısla mışıl mışıl uyumak mümkün müdür sahiden? Uyutucu sprey kulağa biraz sakat geliyor sanki…
  • İşlenmiş gıdalar bizi daha sağlıklı yiyeceklere mi ulaştırıyor yoksa zehirliyor mu hala kafalar net değil. Kimileri koruyucu katkı maddelerinin faydasından; geleneksel tarımın bize daha sağlıksız ürünler sunduğundan dem vuruyor, kimileriyse tam tersini savunuyor.
  • Eski Türk filmlerinin, dizilerinin ve kliplerin çekildiği yerleri bulup paylaşan harika bir Twitter hesabı. Takdir edilesi bir emek.
  • İnternetin etkisiyle fanzinler -neredeyse- yok oldu. Buna cidden üzülüyorum. Webden devam edenlere sahip çıkalım bari. Geç keşiflerimden biri de Osman! (webden okumak zor oluyor, indirip bakmak daha akıllıca).
  • SailPoint yaptığı bir araştırma kapsamında ofis çalışanlarına “şirket hesabının şifresini 150 dolara satar mısın?” demiş. Yedide biri “satarım” demiş. Dünyanın en zahmetsiz ve garantili sızma yöntemi. Kevin Mitnick’in dediği gibi hack sanatının büyük bölümü bilgisayar dışı yöntemlerde kendini gösteriyor.
  • İsveçli yüksek teknoloji şirketi Epicenter çalışanlarının giriş-çıkışta kart göstermesine gerek yok. Çünkü deri altlarında çip taşıyorlar! Hack etmek için bir sürü yeni hedef.

Continue Reading →

Bu yazıya 47 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 13

Yeni yıl derken Ocak’ın sonuna gelmişiz bile.

Şahsen zamanı ölçmek için kullandığım yöntemlerden biri sevdiğim şeylerden kerteriz almak. Mesela sulu, ekşi yeşil erik hastası olduğum şeylerin başında geliyor (dediğine göre annem bana hamileyken erik aşerip durmuş). Her Mayıs ayında eriğin en güzel halinden ilk lokmayı aldığımda hep aynı soru aklıma geliyor: acaba kaç defa daha erik yiyebileceğim? (çocuklarım doğduktan sonra onların kaç doğumgününü görebileceğimi de düşünmeye başladım).

Türkiye’nin ortalama ömür beklentisine bakınca ortaya çıkan rakam aileme ve yeşil eriğe hep daha bir hevesle sarılmama yol açıyor. Siz de düşünsenize ömrünüzde kaç defa daha kartopu oynayabilecek, Ramazan pidesi yiyebilecek ya da denize girebileceksiniz?

Hayat sandığımızdan çok daha çabuk geçiyor (bunun bir sebebi var). Üstelik bir Rus ruletinden farksız; en beklenmedik anda da bitebiliyor. Bir bakıma her nefeste tetiği bir kere daha çekiyoruz. Bu yüzden günleri, haftaları dolu dolu yaşamak ve iyi değerlendirmek gerek.

Bakalım yine dopdolu geçen 19-25 Ocak 2015 haftasında neler olmuş, neler değerlendirmeye girmeye hak kazanmış.

Genel Yaşam

Freedom House İnternet Özgürlüğü Haritası

  • Freedom House geleneksel internet özgürlükleri raporunu yayımladı. Türkiye olarak 2013’te 49. sıradaydık 2014’te 55. sıraya düşmüşüz. EYYY FREEDOM HOUSE!
  • İstanbul, Jakarta’dan sonra dünyanın trafikte en çok dur-kalk yapılan ikinci şehri. Can dost Vecihi ile olan aşkım daha da pekişti.
  • Uzun süredir tedavi gören Suudi Arabistan Kralı Abdullah (bin Abdülaziz) bu hafta hayatını kaybetti. 45 erkek, 50 kız çocuktan oluşan bir kardeşler ordusundan geliyordu. Ülkesinin en yenilikçi krallarından biriydi (hakkında çok ilginç belgeseller var, göz gezdirmenizi tavsiye ederim). Yeni Kral Salman Bin Abdülaziz de enteresan bir karakter. Üstelik Alzheimer (bunama) hastası olduğu iddia ediliyor.
  • İran, eski Başkan Muhammet Hatemi döneminde başlattığı (Ruslarla ortak yürütülen) uzay programını iptal ettiğini duyurdu. Böylece İmam Humeyni Uzay Merkezi’nde 2002 yılından bu yana yapılan her çalışma rafa kaldırdı.
  • Uzaya savaş / savunma odaklı ilgi Ronald Reagan’ın Uzay Kalkanı döneminde kaldı. Uzayın bugün ‘yeni yaşam alanı‘ olarak algılanıyor (bu gezegenden ümit çok önce kesildi). Mücadelenin bugünkü tanımıysa ‘siber savaş’. Fakat ABD’nin o konudaki kalkanı ve yumruğu NSA’in planı hazır bile.
  • Siber savaş konusu ülkelerin ilkelerini, dengelerini sarsan konuların başında geliyor.
  • Wikipedia’dan 22 garip makale.
  • The New York Times gazetesi sosyal medya tecrübelerini paylaştı. Medya sektöründe çalışan ya da içerik üreten herkesin okuması gereken bir rehber olmuş.
  • Drone dediğimiz insansız hava araçları ile pizza ve e-ticaret siparişlerimiz bile teslim ediliyor biliyorsunuz. Tam burada unuttuğumuz bir altın kuralı hatırlayalım. Her yeni teknolojiyi ordudan sonra iki sektör kullanır: pornografi ve mafya. Drone’ların pornografide nasıl kullanıldığından birkaç hafta önce bahsetmiştim. Bu hafta mafya nasıl kullanıyor bakalım: yeni nesil torbacıların çağına hoşgeldiniz.
  • Yeni bir ürün piyasaya çıkacağı zaman markasını (ismini) kim, neye göre belirliyor hiç merak ettiniz mi? Oysa arkasında büyük bir bilgi birikimi, çaba ve bilim var. The New York Times güzel bir makalede derlemiş.
  • Bill Gates pratikte olmasa da teoride (yani kağıt üstünde) dünyanın en zengin insanı. Ancak son dönemde adını ona servetini kazandıran şeylerin çok dışındaki şeylerle duyuruyor. WIRED dergisine gelecek 15 yıl için planlarını anlatmış. Okunası.

Continue Reading →

Bu yazıya 37 yorum yapıldı.