Tag Archives | uyku

Haftanın Özeti: 15

Yeni bir hafta özetinde yeniden beraberiz. Özet deyince insan kısa bir şey bekliyor ama ne kadar atarsam atayım, silersem sileyim, 7 günün tortusunu ancak bu kadar kısaltabiliyorum. En azından girişi kısa tutayım diyerek doğrudan başlıyorum.

Genel Gündem

  • İdeal kadın denince sevgi dolu, işinde başarılı, toplumda saygı gören, dürüst, iyi yemek yapan gibi şeyler yerine akla genelde meme, kalça gibi ayrıntılar geliyor. Fakat onda dahi herkesin ‘ideal’ tanımı farklı. BuzzFeed, genel eğilimlerden yola çıkarak ‘ideal kadın’ tanımının 3 bin yıl boyunca nasıl değişkenlik gösterdiğini 3 dakikalık videosunda özetlemiş. Zayıf kadın pek sevmem; 60’ları 90’ları görünce iyice soğudum. Benim için olay seksenlerdir!

  • Sanal gerçekliğin (virtual reality) faydasını gören bir alan daha çıktı: otizm tedavisi.
  • İnternet hiçbir şeyi unutmuyor. Fakat bazı şeylerin de unutulması gerekiyor (ortaokul yıllarındaki saç modellerimiz gibi). Bu arayıştan çıkan ve Google’ın epey başını ağrıtan ‘unutulma hakkı’ konusunda Danimarkalı Avukat Dan Shefet “evet ama yetmez” diyor. Dijitale doğan kuşağın orta yaşı kendine has epey ciddi sıkıntılara sahne olacak belli ki.
  • Bu dertlere bir örnek vereyim isterseniz: annem-babam öldüğünde Facebook, Twitter hesaplarını ne yapacağız? Sahi hiç düşündünüz mü? Büyük sıkıntı, bilesiniz. Belki de işe dijital vasiyet ile başlamalı. Allah hepsine sağlıklı, uzun ömürler versin.
  • Tam da bu derde çözüm üreten ve bu hafta hayatımıza giren; 1 dolara herkese dijital mezar sunan girişimden haberiniz var mı mesela?
  • Çocuğun derdi bu, ana-babanın da başka. Aklı fikri internet olan yavrucağı nasıl kontrol eder, gezip-tozduğu şeyleri nasıl denetlersiniz? Vexbox bunun cevabını vermek için Kickstarter’da 50 bin dolar arıyor.
  • Giyim markası GAP, Instagram hesabında mini diziye başladı.

  • Kulağınıza çalındı mı bilmem İngiltere’nin 7 mil açığında, bağımsız bir devlet olarak kabul gören Sealand adlı bir petrol platformu var. 1967 yılından bu yana Prens Paddy Roy Bates tarafından temsil ediliyor (yönetiliyor). Kendi parası, bayrağı, milli marşı; hatta pulu bile var. Şahsen ilk olarak 2007 yılında (yine hukuki takiple boğuşmakta olan) The Pirate Bay sitesiyle ilgili bir yazıda bahsetmiştim. Bir ara İngiliz donanması işgal etmeye çalıştı, ardından bir süre Alman uyuşturucu kaçakçılarının eline geçti. Quora’daki bahse göre 900 milyon dolara satılıkmış. Kendine ait bağımsız bir devlet kurmak için bana çok makul bir bedel gibi geliyor. Basit bir mobil uygulama için 10 milyar dolar istendiğini düşününce hele! Bir parça alsak mı?
Sealand

Sealand bu kadarcık bir alan ama bağımsız bir toprak. Kendine ait pasaportu, kanun yapma yetkisi var.

  • Peki Estonya’nın elektronik oturma izni sistemini uygulamaya sokan ilk ülke olduğunu biliyor muydunuz? Bir başvurun bakalım (Estonya nedir, nasıldır derseniz onu da ayrıca yazmıştım).
  • Bu hafta TransAsia havayollarına ait 235 sefer sayılı uçak (yoldan geçen bir taksiye de ciddi hasar vererek) düştü. Belki de ilk defa bir yolcu uçağı düşüşü bu kadar yakından (elbette tesadüfen) kayıtlara geçti. Olayla ilgili tek sevindirici taraf birisi bebek 3 kişinin canlı kurtarılmış olması.

  • Ron Pratte, 350 milyon dolar servete sahip bir Amerikan zengini. Fakat pek çok zenginden farklı olarak kendine has zevkleri var. Bunlardan biri de pedallı oyuncak araçları da kapsayan devasa koleksiyonu. Bu hafta 70 tanesini açık arttırmayla satışa çıkardı. Şahsi favorim gerçeğine de hastası olduğum Porsche 356 Speedster oldu (10 bin 350 dolar). Bir kesiti aşağıda paylaşıyorum.

ron-platte-collection-01

  • ABD’de ot (esrar) birçok eyalette serbestleşiyor. Beraberinde de yüzlerce yeni girişim yaratıyor. Öyle ki Seattle gibi kimi şehirlerde bozuk para atıp alabileceğiniz otomatları bile var.
  • Uykuyla -pek çoğunuz gibi- bir sevgi / nefret ilişkisi yaşıyorum. Uyumayı verdiği rahatlıktan dolayı seviyor fakat o aralıkta beni mahrum bıraktığı şeylerden dolayı sevmiyorum. Bir de kişiden kişiye değişen vücut saati dediğimiz mesele var (biyolojik saat de deniyor). Bu hafta yayımlanan bir araştırmaya göre bilimciler bu biyolojik saati resetlemenin yolunu bulmuş. Hatta iddialarına göre bu sayede uykusuzluğun getirdiği biyolojik ve psikolojik sorunları aşmak mümkünmüş. Uykuya ihtiyaç duymayan bir hayat için çok yüksek bedeller ödemeye hazırım.
  • Parayla saadet olmuyormuş (ama daha az mutsuz olunabiliyormuş).

twitter-03-HD-wallpaper

  • Twitter’a 2014’ün ikinci yarısında 1.982 içerik silme talebi gelmiş. 1.820’si tek bir ülkeden. Tahmin edin hangisi?
  • İçine düştüğü ekonomik krizin ardından 30 Ekim 2009’da İzlanda’daki McDonald’s da bütün restoranlarını kapatarak ülkeden çekilmiş. Hjörtur Smárason adlı bir Antropolog da satılan son hamburgeri bir fanusa koymuş ve herkesin canlı izleyebileceği şekilde paylaşmış. Bu muhteşem olaya şahitlik etmek istersiniz diye düşündüm. Pazar günü aklınıza yapacak daha güzel bir şey mi geldi yoksa?
  • 15 yaşındaki süper zeki çocuklar 10 yıl sonraki hangi parlak alanlar için kafa yormalı? Quora’daki bu harika soruya yine harika insanlar cevap vermiş (favorim Dennis Roberts’ın cevabı).
  • 19 yaşındaki bir Çinli internet bağımlılığından kurtulabilmek için elini kesti (dikkat: çizik atmadı; elini kopartıp attı).

Continue Reading →

Bu yazıya 38 yorum yapıldı.

Uyku ne işe yarar?

Uykuya yönelik merakım hayatım boyunca sürecek gibi. Kolay değil; hayatımın büyük bir bölümünü ne işe yaradığını bilmediğim ve israf olarak gördüğüm bir eyleme ayırıyorum. Hepiniz gibi. Vicdan azabına dönüştüğü için bir yandan da katlanılabilir bir hale getirmek için çabalıyorum.

sleep-cover

Bu konuda bilgi derlerken güzel bir yazıya denk gelince burada da bulunmasını istedim. Sizin de aklınızda bulunsun.

  • Sağlık: Pennsylvania Üniversitesi Uyku Merkezi’nden Michael Grandner’ın araştırmasına göre az uyumak yüksek tansiyon, diyabet (şeker hastalığı) ve bazı kanser türlerini tetikliyor.
  • Bağışıklık sistemi: Günde 7 saatten az uyuyanlar soğuk algınlığına 3 kat daha fazla açık hale geliyor. Az uyku tedaviye yönelik aşı ve ilaçların etkisini de azaltıyor.
  • Kilo: Az uyumanın obeziteyle doğrudan ilişkisi var. Uykusuz yapılan diyetlerde vücut yağ yerine kasları eritiyor. İştahı dengeleyen hormonlar da düzenli uykuyla sağlıklı seviyeye geliyor.
  • Akıl sağlığı: Uykusuzluk çekenlerin ruhsal (akli) sorunlara yatkınlığı da artıyor.
  • Uzun ömür: 2010’da yapılan bir araştırmada günde 6 saatten az uyuyan insanlar hayata gözlerini daha erken yumuyor.
  • Kondisyon: Yapılan deneylere göre günde 10 saatten fazla uyuyan sporcular yüzde 9 daha başarılı oluyor.
  • Güvenlik: Uykusuz araç kullanmak alkollü araç kullanmaya denk. Uyanık kaldığımız her an reflekslerimiz o ölçüde zayıflıyor.

Özetle uykusuz kaldıkça şişmanlıyor, hastalanıyor ve aptallaşıyoruz!

Continue Reading →

Bu yazıya 23 yorum yapıldı.

UYAN dostum; ölüm yakın!

Kendimi bildim bileli uyku ile sorunlarım var. Daha doğrusu uyuma fikriyle (yoksa uyumayı ÇOK seviyorum ve deliksiz uyuyorum). Ama uyanıkken yapabildiklerimi düşününce, uyku büyük bir zaman kaybı geliyor. Ayrıca kronik bir sosyal jetlag hastasıyım. Bu konuda özel bir yazım var; dileyen ayrıntıları oradan takip edebilir.

Modern yaşam köleleri olarak çoğumuz bir alarm ile uyanıyoruz. Genellikle cep telefonu, kimi zaman bir saat ya da benzeri bir cihaz en beklemediğimiz ve istemediğimiz anda tatlı uykumuzu bölüyor. Şahsen en büyük sorunum ‘kestirme’ tuşu. Snooze olarak da geçen ve alarmı 5-10 dakika erteleyen o özellik yüzünden 2 saat yataktan kalkamadığımı bilirim (abartmıyorum). O tedirgin, keyifsiz, vicdan azabıyla bezeli uyku da hiçbir şeye benzemez aksi gibi.

Alarmlı saatler konusunda birçok enteresan girişime denk geldim. Uzun süre kullandığım ve gerçekten işe yarayan Sleeptracker, susmak için sizi yataktan çıkmaya zorlayan Clocky tarzı ürünler ya da uykuyu iyice kaçırmak için gösterdiği matematik problemini çözene kadar susmayan türlü çeşit ürün satışta. Mobil uygulamalar da istisna değil elbette.

figalarmclock

Birkaç gün önce denk geldiğim Fig marka çalarsaat ise hiç denenmemiş bir fikirden yola çıkarak uykuyu seveni de sevmeyeni de can evinden vuruyor.

Continue Reading →

Bu yazıya 18 yorum yapıldı.

Hayatının 23 yılı boşa gidecek. Değer mi?

Yazının Özeti

  • Uyku, sağladığı faydaya oranla ihtiyaç duyduğu zaman açısından kabul edilemez bir zaman kaybı. Süresini kısaltmak için sağlıklı bir yöntem gerekiyor.
  • Dünyanın neredeyse her ayrıntısını eşit mesafede uzağımıza getiren internet, tv platformları, eğlence ortamları, zamansız-mekansız iş dünyası varlığını korurken geleneksel tarzda uyku giderek zorlaşıyor.
  • Uyumak istediğimiz zamanla uyumak zorunda olduğumuz zaman nadiren birbirini tutuyor.
  • Deliksiz, uzun gece uykularının zararı yok ama tek seçenek de değil.

Uykuyla ilgili çocukluğumdan bu yana devam eden ciddi bir sorunum var. Uyumayı; ama özellikle gece uyumayı sevmiyorum. Beni tanıyanlar ya da sosyal medyadan takip edenlerin de aşina olduğu bir durum. Buna bir sorun demeli miyiz bilemiyorum. Çünkü hangi saatte, ne kadar ve neden uyumamız gerektiğine dair ağız birliğiyle kabullenilmiş hiçbir açıklama yok. Garip ama durum bu.

ieie

Uykuyu bizden daha çok sevenler yok değil.

İnsan, hayatı boyunca en çok zamanı mecburen uykuda kaybediyor. Üstelik yaptığı / mecbur olduğu diğer her şeyin aksine uykuda uyumaktan başka hiçbir şey yapamıyoruz. Dahası, neden uyuduğumuzu bile bilmiyoruz! Ortalama bir insanın günün üçte birini (8 saat diyelim) uykuda geçirdiğini hatırlayınca toplamda ömrünün üçte birini boşa harcadığını düşünebiliriz (Türkiye’nin 2050 ortalama yaşam beklentisi 79 yıl. Yani hayatımızın 24 yılı uyuyarak geçecek! 24 yıl!).

Evet uyumak güzel, çok keyif veriyor. Hele o uyanış anındaki yataktaki miskinlik harika bir aylaklık. Sanılanın aksine uykuyu herkesten çok seviyorum. Hayatımın yarısını; hatta daha fazlasını uyuyarak geçirmeye razıyım. Ama hayatta bunca yapacak şey varken uyumak bana yaşama ihanet gibi geliyor. Psikiyatrist bir dostum bunun ölüm korkusuna işaret edebileceğini söylemişti. Sorunun sebebi umulmadık bir anda ölme ihtimalini birçok kişiden daha fazla hatırlıyor olmamdır belki de (Farkında mısınız bilmiyorum ama öleceksiniz. Belki bu yazının bile sonunu okuyamadan).

Continue Reading →

Bu yazıya 47 yorum yapıldı.