Tag Archives | saat kültürü

UYAN dostum; ölüm yakın!

Kendimi bildim bileli uyku ile sorunlarım var. Daha doğrusu uyuma fikriyle (yoksa uyumayı ÇOK seviyorum ve deliksiz uyuyorum). Ama uyanıkken yapabildiklerimi düşününce, uyku büyük bir zaman kaybı geliyor. Ayrıca kronik bir sosyal jetlag hastasıyım. Bu konuda özel bir yazım var; dileyen ayrıntıları oradan takip edebilir.

Modern yaşam köleleri olarak çoğumuz bir alarm ile uyanıyoruz. Genellikle cep telefonu, kimi zaman bir saat ya da benzeri bir cihaz en beklemediğimiz ve istemediğimiz anda tatlı uykumuzu bölüyor. Şahsen en büyük sorunum ‘kestirme’ tuşu. Snooze olarak da geçen ve alarmı 5-10 dakika erteleyen o özellik yüzünden 2 saat yataktan kalkamadığımı bilirim (abartmıyorum). O tedirgin, keyifsiz, vicdan azabıyla bezeli uyku da hiçbir şeye benzemez aksi gibi.

Alarmlı saatler konusunda birçok enteresan girişime denk geldim. Uzun süre kullandığım ve gerçekten işe yarayan Sleeptracker, susmak için sizi yataktan çıkmaya zorlayan Clocky tarzı ürünler ya da uykuyu iyice kaçırmak için gösterdiği matematik problemini çözene kadar susmayan türlü çeşit ürün satışta. Mobil uygulamalar da istisna değil elbette.

figalarmclock

Birkaç gün önce denk geldiğim Fig marka çalarsaat ise hiç denenmemiş bir fikirden yola çıkarak uykuyu seveni de sevmeyeni de can evinden vuruyor.

Continue Reading →

Bu yazıya 18 yorum yapıldı.

Zamanı ölçmenin şekli ve bedeli

Wired dergisinin ABD versiyonunun Şubat sayısında her yazısını merakla beklediğim Clive Thompson saatlerle ilgili bir yazı kaleme aldı. Anafikri şuydu: amacı zamanı bize hatırlatmak olan bir cihaz nasıl olur da modeline göre yüz bin; hatta milyonlarca dolarlık etikete ulaşır?

Panerai Luminor 1950 Ceramic

Benim de zaman zaman aklıma düşen bir konu bu.

Önce önünü ardını eşeleyelim biraz.

Continue Reading →

Bu yazıya 38 yorum yapıldı.