Kirlenmek Diyarbakır’da bile güzel olabilir

Çamaşırhane denen kavramla TRT’nin tek kanal olduğu dönemde yayınlanan Amerikan dizi ve filmlerinde tanıştım. Kirlenenlerini yüklenip bu dükkanlara gelen müşteriler dizili çamaşır makinalarına bozuk paraları yerleştirip çamaşırlarını yıkatıyordu. Beklerken kimi çıkıp dolaşıyor, kimi dükkandaki koltuklara kuruluyor ve ne hikmetse hep aradığı aşkı buluyordu.

Onca varlıklı görünen insanların neden evine bir çamaşır makinası almadığını bir türlü anlayamazdım. Peki bizde niye yoktu böyle şeyler? Gerçi o yıllar bizde geçtim çamaşırhaneyi; cebimizdeki bozuk parayla hizmet alınabilen bir hayat bile çok uzak bir hayaldi. Enflasyon yüzünden bozuk para hep yenisi çıkan ve giderek unutulan bir nesneye dönüşüyordu.

Bozuk para olmayınca telefona ayrı, vapura ayrı jeton taşınırdı. Biletler bile her toplu taşıma aracı için farklıydı. Bugün o dönemi hatırlamak zor. İnsan güzel şeylere ne de kolay alışıyor.

Cuma günleri İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki Next Academy kapsamında yüksek lisans öğrencilerine Sosyal Medya dersi veriyorum (MAR507). Bu haftaki dersimizden hemen önce Kader‘in (Kadın Adayları Destekleme Derneği) sınıfımızın yanında bir etkinliği varmış. Bir sergiyle desteklenen seminerin ardından bir kitapçık dağıtılmış; sonrasında bir düzine kadar da bırakılmış.

Seni belediye sevsin

Dersin arasında hepsini toplayıp sınıfa dağıttım, bir tanesini de kendim aldım. Kader yayınlarından 2006’da gerçekleştirilerek ilk baskısı yapılan, 2009’daysa 3. baskısıyla güncellenen Ayten Alkan imzalı bir çalışma raporuydu. İsmi: ‘Belediye Kadınlara da Hizmet Eder’. İncelediği konu kadın dostu belediyeler (elbette ki internette bir PDF sürümü yok! kitabın yazarı Ayten Alkan bu yazıdan sonra gönderdiği epostada PDF sürümünün internete eklendiğini hatırlattı). En büyük sorunuysa baştan sona Comic Sans yazı karakteri ile yazılmış olması…

Boş vaktimde hızlıca sayfalar arasında gezinirken Diyarbakır’da belediyenin kadınlara ‘çamaşır evi’ yaptırdığını öğrendim. Şehirde 2001 yılında kurulan DİKASUM’un (Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma Merkezi) belirlediği en büyük eksikliklerden biri bu olmuş. 2004 yılında göç ve fakirliğin egemenlik sürdüğü mahallelerde 3 tane çamaşır evi kurulmuş. Beyaz Kelebekler ismi verilen bu çamaşırhaneler kısa sürede 4 bin kişiye hizmet verir olmuş. Raporda adı verilmeyen bir deterjan şirketi 7 ay kendi ürünlerini bedelsiz vermiş. Sonra o da kesilmiş.

Bir hizmetin dönüşümü

Bölge kadın ve çocuklarının toplanma yeri haline geldiğinden eğitim ve bilgilendirme amaçlı da kullanılır olmuş. Evinde (kalacak bir evi varsa elbette) çamaşır yıkama makinesi bulunmayan, özellikle kışın soğuktan çamaşırını yıkayacak yer bulamayan ve kirli çamaşırla günler haftalar geçirmek zorunda kalan aileler için bir kurtuluş olmuş Beyaz Kelebekler.

Çamaşırhanelerde broşür ve gönüllü eğitmenlerden bilgilenen anneler çamaşırların yıkanmasını beklerken çocuklar yanda sunulan oyuncaklarla oynamış. Bu sayede bölgede kanalizasyon çalışmaları tamamlanmış. Hatta doktorlar düzenli ziyaretlerle bu merkezleri geçici poliklinik olarak bile kullanmaya başlamış.

Terörden, yokluktan, açlıktan dolayı evinden, toprağından kopmuş; yokluk içinde aileler. En azından bir şeylere sahipler. Hiçbir günahı olmayan çocukları hiç yoktan birkaç saat arkadaşlarıyla, oyuncaklarıyla oynayabiliyorlar. Temiz giysiler giyebiliyor, deterjan kokusunu içlerine çekebiliyorlar.

2012 yılında bahsi geçecek mesele değil ama bu durumda hepimizin bir parça sorumluluğu var. Hiçbir şey yapamasak da en azından gelişmeleri takip edelim. Kadınların dertleri sadece çamaşırdan ibaret olsa keşke. Çoğu hepimizin malumu, çoğu ezelden ebede gidecek gibi bu topraklarda.

Kader’e de söyleyelim; bu gibi yayınları internet sitesine koysun, herkes ulaşabilsin. Tesadüflere bırakılmayacak kadar önemli konular zira.

(Bu yazıyı dağıtmamak için girmedim ama başka bir vesilede ABD’de de aslında benzer kökene sahip çamaşırhane kültürüne ve dönüştürdüklerine bakalım)

, , , , , , , ,

2 Responses to Kirlenmek Diyarbakır’da bile güzel olabilir

  1. Hsyn 03/11/2012 at 12:04 #

    ABD çamaşır kültürü hakkındaki yazınızı merakla bekliyoruz.

  2. miskicii uzun 06/11/2012 at 12:16 #

    Kirlenmenin hiç bir türlüsü güzel değildir. Bize bunu kakalamaya çalışanları eleştirmek hakkımız.

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim