Tag Archives | diyarbakır

Kirlenmek Diyarbakır’da bile güzel olabilir

Çamaşırhane denen kavramla TRT’nin tek kanal olduğu dönemde yayınlanan Amerikan dizi ve filmlerinde tanıştım. Kirlenenlerini yüklenip bu dükkanlara gelen müşteriler dizili çamaşır makinalarına bozuk paraları yerleştirip çamaşırlarını yıkatıyordu. Beklerken kimi çıkıp dolaşıyor, kimi dükkandaki koltuklara kuruluyor ve ne hikmetse hep aradığı aşkı buluyordu.

Onca varlıklı görünen insanların neden evine bir çamaşır makinası almadığını bir türlü anlayamazdım. Peki bizde niye yoktu böyle şeyler? Gerçi o yıllar bizde geçtim çamaşırhaneyi; cebimizdeki bozuk parayla hizmet alınabilen bir hayat bile çok uzak bir hayaldi. Enflasyon yüzünden bozuk para hep yenisi çıkan ve giderek unutulan bir nesneye dönüşüyordu.

Bozuk para olmayınca telefona ayrı, vapura ayrı jeton taşınırdı. Biletler bile her toplu taşıma aracı için farklıydı. Bugün o dönemi hatırlamak zor. İnsan güzel şeylere ne de kolay alışıyor.

Continue Reading →

Bu yazıya 2 yorum yapıldı.

Bir kebapçıda öğrenilen hayat dersleri

Geçenlerde Timur, Şükrü, ben Sofa Otel‘de bir kahvaltı yaptık. Şükrü yetişemediği için Timur ile takıldık. Kahvaltı güzeldi (benim için otel kahvaltısının güzelliği somon fümenin ve çırpma yumurtanın kalitesiyle doğru orantılı. Hiç fena değildiler). Sonra Şükrü de katıldı; lounge tarafında bir şeyler içtik ve toplamda eşek yüküyle para bayıldık.

Ofise yürüyerek dönelim derken Şükrü bir ara sokakta keşfettiği bir mekana gitmeyi teklif etti: Hamzaoğulları Kebap ve Döner. Burası kelimenin tam anlamıyla bir esnaf lokantası. Hiçbir iddiası yok, her şey bildiğiniz; beklediğiniz gibi. Ama lezzet çok iyi, kalite mükemmele yakın.

Sipariş vermek için masadaki ikiye katlanmış A4 kağıttan ibaret menüye bakarken kapağında bir fotoğraf dikkatimi çekti. Kurucularının memleketi Diyarbakır’da ilk kuşak babanın 1925 yılında çektirdiği bir fotoğraf.

Hamzaoğulları / Diyarbakır 1925

Hamzaoğulları / Diyarbakır 1925

Şimdiki Diyarbakır’ı görme fırsatınız oldu mu bilemiyorum ama ben söyleyeyim; böyle insanlar yok artık. Fötr şapka, sinekkaydı traş, kılıç ütülü ceket ve gömlek, özenli bıyıklar ve asil duruşlar. Diyarbakır şimdi başka dertlerin içinde; hepsi malum.

Continue Reading →

Bu yazıya 7 yorum yapıldı.