Gecenin sessizliğine, sakinliğine, birbaşınalığına, huzuruna tercih edilebilecek ne olabilirdi gündüz vakti?
Mesleğim gereği tanımlı bir çalışma saatim yok. Sanıyorum yaptığım işi biraz da bu yüzden seçtim. Fakat tek kişilik bir dünyada yaşamadığım ve tüm kuralları kendim koyamadığım için genellikle gündüz çalışıp, gece uyuyanlara ayak uydurmam da gerekiyor. Bir yandan geceyi daha fazla yaşamaya çalışıp, diğer yandan mecburen gündüz iş-güç koşturmacasına kapılımanın kaçınılmaz sonucu ise “uykusuzluk”.
Onunla da kalmıyor üstelik. Zihin bulanıklığı, hafıza kaybı, insülin dengesizliği, hormon bozuklukları ve nihayetinde Alzheimer’a kadar varan bir yol bu.
HAYR’nin bu bölümünde gündüzü yaşama, geceyi uykuya hediye eden bu düzenin kökenlerine, normları kimin ve neyin tanımladığına; dolayısıyla gündüz ve gece insanlarına bakıyoruz.
Bölüm Notları
- Sunum: Till Roenneberg: Social jetlag and its consequences.
- Kitap: Internal Time: Chronotypes, Social Jet Lag, and Why You’re So Tired / Till Roenneberg.
- Kitap: Vücut Saati / Russell Foster / Domingo Yayınları.

Bir yanıt yazın