HAYR 100: İstikrar

İki restoran var. Biri sadece iyi malzeme bulduğunda hizmet veriyor. Diğeriyse ne olursa olsun; her gün açık. Biri lezzette istikrarlı, diğeri hizmette. Hangisi daha makbul?

Hasta oldunuz. Ateş içinde yatakta dönüp durdunuz. Başınız ağrıdan zonkladı; etiniz, kemikleriniz sızladı. Sabahı zor edip doktorun karşısına oturdunuz, derdinizi anlattınız. “Grip” dedi. Çünkü öyle. Ama öyle mi? Falancanınki gibi bir grip miydi o? Ya da geçen sene musallat olana benziyor muydu? Hayır; hepsi ayrıydı. Kendine hastı… Ama sadece sizin için.

Sevdiniz, kalbiniz deli gibi atıyor. Başka bir şeyi düşünemiyorsunuz. “Aşık olmuşsun sen” diyorlar. Öyle mi sahiden? Elbette öyle. Ama öylesine bir aşk mıydı o? Falancanınkine benziyor muydu hiç? Özdemir Asaf’a şiirler yazdıran gibi miydi peki? Bitince Instagram arşivinden derhal temizlenecek türden mi yoksa?

İstikrar da böyle bir şey işte. Ama bunları akılma getiren aslında çok başka bir vesileydi. Tesadüfen denk geldiğim belgeselde varlığını öğrendiğim bir İspanyol balık restoranı: Elkano. 1964’te Pedro Arregui’nin başlattığı bir hikaye. Hala aynı aile tarafından işletiliyor. Nihayetinde balık pişiriyor. Gitmedim, tatmadım ama yine de bu başarıyı tesadüflere ya da sürü psikolojisine bağlamanın haksızlık olacağını düşünüyorum. Merak edip sitesindeki rezervasyon sayfasına baktığımda1 yıl sonrası için dahi boş masası yoktu.

Belli ki Elkano “istikrarlı” bir çizgiye, kaliteye sahip. Fakat bu işin sadece bir yüzü.

Bölümde bahsi geçen kaynaklar

Restoranlar:

(Podbee Media‘dan dinleyebilir ya da video olarak izleyebilirsiniz.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.449 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Yayın Tarihi:

Kategori: