En büyük servet: deneyim

Danışmanlar Kralı: Mr. Wolf
Danışmanlar Kralı: Mr. Wolf

Tecrübe; ya da Türkçe karşılığıyla deneyim TDK sözlüğünde ‘bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans.‘ şeklinde anlatılıyor. Acı-tatlı birçok birikimin tortusu olarak da adlandırılabilir. Kimileri başarının sırrına vakıf oluyor, kimileri de başarısızlığın.

Gel gelelim insanlar genellikle birikimlerin yerine onlar sayesinde kazanılan unvan, şan, şöhret, para, servete odaklandığından deneyimlerin bırakın değerini; varlığı bile akla gelmiyor.

Danışmanlığın Türkiye’de oturmamış olması; hatta çoğu zaman burun kıvrılan bir kavram olması da belki bu yüzden. İyi bir fikir ya da zamanında bir uyarı, bazen kurumları büyük maliyetlerden, çok daha önemlisi ‘zaman kaybından’ kurtarabilir.

Küçük bir çocuğa ateşin el yaktığını öğretmek de bir deneyim aktarımıdır, birikimiyle yatırım yapmayı düşünen birine verilen portföy dağılım tavsiyesi de. Ateşin el yaktığını, bıçağın kestiğini, falanca mantarın zehirlediğini herkesin yaşayarak öğrendiği bir dünyada insanlığın gelişmesinden söz edebilir miydik?

Her şeyi deneye-yanıla öğrenmeyi tercih edenler de olabilir. Şahsen ben hep ilgilendiğim konuları benden daha iyi bildiğini düşündüğüm insanlara danışmayı, fikir almayı tercih ederim. Deneme-yanılmaktan çok hoşlanıyor olmama rağmen. Ama her iki senaryoda da deneyimin değerine inanırım ve hak ettiği karşılığı vermeye çalışırım. Maddi ya da manevi…

Özetle şu ana kadar iki gruptan bahsettik: deneyime değer vermeyen ve kendi bildiği yoldan gidenler ve tam tersi yöntem izleyenler.

Bir de üçüncü tür var. Her ikisinden de birazcık… Sıklıkla karşıma çıkıyorlar. Onlardan birinin e-postası bu yazıyı yazmaya itti beni. Şöyle diyor:

Serdar Bey Merhabalar,

Umarım iyisinizdir, Radikal gazetesinden yazılarınızı severek takip etmekteyim.

Biz XXXXXX olarak YYYYYYY amaçlı bir çalışma yürütmekteyiz.  Bu çalışmada sizin görüşlerinize başvurmak istiyoruz.

Görüşleriniz bizim için çok önemlidir. Çalışmamız yaklaşık bir – birbuçuk saaat civarı olacaktır. Çalışmamız Şişli de olacaktır. Sizin müsait olduğunuz bir vakit sizin deneyimlerinizden yararlanmak istiyoruz. Bulunduğunuz yerden alınıp istediğiniz yere tekrar bırakılacaksınız.

Görüşmemizin genel başlıkları şu şekilde olacak.

  • PC pazarının B2B Pazar trendi: büyüklüğü, teknoloji, ürünler vb…
  • PC pazarının B2B dağıtım yapısı ve trendi
  • B2B PC pazarının dikey yapısı (kurumsal, devlet, eğitim ve küçük-orta dereceli şirketlerle ilgili yapısı) ve genel trend.
  • PC üreticisi trendi

Çalışma tarihi :  1-2 Kasım Tarihleri  arası sizin istedğiniz bir saatte olacaktır.

Çalışma karşılığında zamanınızı aldığımız için Boyner hediye çeki verilecektir

Nasıl ama?

Bu XXXXXX firması benden toplayacağı bu kadar detaylı bilgiyi de Boyner çeki karşılığında mı verecek asıl isteyene sizce? Aklıma şöyle cümleler geliyor.

Deneyiminizin gerçek değerinin bilindiği günler dileğiyle…

En büyük servet: deneyim” için 12 yorum

  1. Benzer bir yazı hazırlamayı düşünüyordum. Hani, “vallahi aklıma gelmişti” gibilerden. Bundan sonra, senin yazının ve Savaş’ın friendfeed girdisinin linklerini göndereceğim.

  2. Şaka gibi. Onlar böyle bir istekte (hediye çeki yani) bulunmaya utanmadıklarına ben de bu firmanın ve e-postayı yazanın adını açıklamakta bir sakınca görmüyorum. Ben olsam kesin açıklardım.

    “Al şunu üstüne başına birşeyler alırsın” demişcesine.

  3. Çok güzel bir yazı olmuş. Aslında günümüzde en çok para eden, en değerli şey bilgi ve tecrübe… Mesela benim babam doktor, bir hasta geldiğinde kendinden hastaya sattığı şey bilgisi, tecrübesi ve belki biraz el deneyimi. Yani bir hastaya ilaç yazarken bilgisini, ameliyatlarda bilgisini ve tecrübesini vs… kullanıyor ama kimsede doktora gidip iyileşmesi karşılığında hediye çeki vermez. Bir kişi bilgisayar mühendisliği okur bilgi ve deneyim edinir, 5 yıl okuduktan sonra bilgisini paraya çevirir. Sonuçta bu bir meslektir. Oda bilgi bu da bilgi; sen boş gezenin boş kalfası mısın, değilsin. Sizin bilginizi ve tecrübenizi önemseyenler, İnşallah bir gün bilginin nasıl oluştuğunu, çabasını ve bilginin karşılığını bilir 🙂

  4. Onca yıllık birikime karşı “boyner çeki” ha..
    Tabula rasa’dan bihaber vicdansızlar sizi…

    Havalar iyice soğudu, müsadenizle adınızı kullanarak aramak ve 1 Kasım gecesi onikiden sonra Maslak Boyner önünde randevu vermek istiyorum bu XXXXXX ‘a … “Ayazda donmuş bekçi uzvu ” formatıdır zira bu zihniyetin hakkı…

  5. Bu halihazırda karşılaşmış bulunduğunuz durum de bir deneyim eksikliğinin göstergesi oluyor Serdar Amirim, karşımızda bu durumun canlı örneğini görüyoruz.
    Başarısızlık dahi, en az başarı kadar değerlidir benim gözümde. Umarım size bu çağrıyı yapan arkadaşlar da bu talihsiz deneyimlerinin kıymetine varabilirler.

  6. Bana da cep telefonlarıyla ilgili araştırma için gelmişti. Merak ediyorsan, hediye çeki 100 liralık. Bir de, bu konuyla ilgili sektörde bilgili başka kimlerin olduğunu sorduklarını ekleyeyim.

  7. Sanki gelmeniz zorunluymuş gibi bir üslup ile yazılması ve bunun bir firma adına çıkmış resmi bir yazı olması pek kabul edilebilir şeyler değil açıkçası.

    Hele bir şirketin fatura kesen başka bir şirkete “karşılığında boyner hediye çeki veriyoruz” gibi bir yaklaşımı kanunen bile kabul edilebilir değil.

    Sonuçta banka hesabımıza giren tüm paraların hesabını soruyor devlet. Bu gibi bir hizmetin karşılığında böyle bir hediye çeki vermek vergi kaçırmak da sayılır.

Bir Cevap Yazın