Çip tarihinde yepyeni bir sayfa

Ticari yaptırımlarla yüksek teknolojili çiplere erişimi engellenen Çin, alternatif arayışında sektörü dönüştürecek bir yöntem geliştirdi.

Tahtını kendi rızasıyla terk eden tek Osmanlı padişahı II. Murad’ın mührünü henüz 12 yaşında devralan oğlu II. Mehmed’in ilk saltanatı sadece 2 yıl sürer. 19 yaşına denk gelen ikinci devrinin ikinci senesinde Konstantiniyye’yi fethederek Doğu Roma İmparatorluğu’na son verir.

Konunun bu kısmına fazlasıyla hakimiz. Oysa pek önemsemediğimiz dış etkileri de yabana atılır türden değil. Osmanlı kontrolüne geçen ticaret rotalarına alternatif arayışları gibi. Bu uğurda Avrupalı kaşifler 1488’de Atlantik’i Hint Okyanusu’na bağlayan Ümit Burnu’nu keşfetti. Aynı çabanın bir diğer sonucu olarak 1492’de Amerika kıtası beyaz adam ile tanıştı.

Sanayi Devrimi sürecinde İngiltere’nin rekabet edemediği “bulunmaz Hint kumaşı”, gümrük engelleri ve yüksek vergilerle baskılanıp, endüstriyel casusluklar ile desteklenerek İngiliz tekstil sektörünü yarattı. 1973’te petrol üreten ülkeler vanaları kısmaya karar verdi. Bu ambargo hem yeşil enerji çalışmalarının altın çağını başlattı hem de fosil yakıtlı araçların veriminde umulmadık bir artışa yol açtı.

1973’ün rüya otomobili Pontiac Trans Am 455, 100 kilometrede 33 litre benzin tüketen 7 bin 500 cc motoruyla 290 beygir güç üretiyordu. Bugün Ford’un 1 litrelik (1.000 cc) Ecoboost motoruyla 168 beygire ulaşmış haldeyiz. Tesadüfen değil, mecburiyetten.

Tarihin tekerrürü bugünlerde Çin ile “ötekiler” arasındaki çekişmede yaşanıyor. ABD ile Avrupa’ya ek olarak Hindistan, Kore, Tayvan ve Japonya’nın başını çektiği bir grup Asya ülkesi, Çin ile kulağa hoş gelen ancak nasıl yürüteceklerini bilmediği bir ticari savaş yürütüyor. Hammadde, patent, teknoloji ve sermaye gibi birçok kozun masaya sürüldüğü bu malum süreç, sonuçlarıyla da bildik senaryoyu tekrarlıyor.

DeepSeek ile başladı

Çekişmenin en belirgin cephesi elbette teknoloji. Özellikle de yapay zeka. Fakat hem yazılım hem de donanımın neredeyse eşit oranda belirleyici olduğu bu alandaki rekabet, iki taraf için de zorlayıcı.

İlk hamleyi yapan ABD yönetimi, Joe Biden döneminde en kolay görünen yolu seçerek Çin’e yüksek teknoloji çip ihracatını kısıtlamıştı. Kokuyu alan Çin yönetimiyse öncesinde yüklü miktarda stok yaparak ve yurtdışında kurduğu paravan şirketler üzerinden alımlarla bunu aşmaya çalıştı. Bir yandan da yerli çip üretim sektörüne yönelik desteğini artırdı.

Yeni Başkan Donald Trump döneminde ABD nerdeyse her gün yeni bir yaptırım ve geri adım ile belirsizliği daha da artırdı (Bu hafta açıklanan 90 günlük “ateşkes” gibi). Sürdürülebilir olmayan bu gidişatı, bir uyuyan hücre değiştirdi. 2023’te Çin’de kurulan DeepSeek adlı girişim, sadece 5,5 milyon dolar maliyetle eğittiği, kısıtlama kapsamında olmayan işlemcilerle çalışan, dünyanın en gelişmiş yapay zeka modellerinden birini kullanıma sundu. 2025’te hizmete giren sohbet botu, OpenAI’ın ChatGPT ürününü de geride bırakarak en çok indirilen uygulama oldu. Açık kaynaklı ve ücretsiz modeli dileyen her kişi ve kurum kendi sisteminde kullanabiliyordu. DeepSeek tek başına bilişim sektöründeki devlerin trilyonlarca dolar değer kaybetmesine yol açtı.

Benzer bir gelişme, bu hafta donanım alanında yaşandı. Pekin Üniversitesi’nden bir grup bilimci, dünyanın en hızlı ve en verimli transistörünü üretti. Çip sektöründe yepyeni bir sayfa anlamına gelebilecek bu transistör, Intel ve TSMC gibi markalardan çok daha yüksek performansı, daha az enerji harcayarak sağlıyor. En belirleyici özelliklerinden biri, endüstriyel standarda dönüşen silikon (silisyum) yerine laboratuvar ortamında üretilebilen “bizmut” elementini kullanması.

Yaptırımın meyvesi

Otomobillerden akıllı telefonlara her alana yayılan çipler, özünde bir araya gelmiş silikon tabanlı transistörlerden ibaret. Bazılarını dünyada sadece birkaç şirketin üretebilmesinin sırrı ise “ölçek”. Örneğin iPhone 15 Pro, Apple’ın “A17 Pro” kodlu çipini kullanıyor. A17’nin içinde yaklaşık 19 milyar adet transistör var. Küçücük bir yüzeye bu kadar transistör sığdırmak için 3 nanometre ölçeğinde üretim yapabilmek gerekiyor (Nanometre, metrenin milyarda birine denk).

Bu tür çipleri üretebilen sadece üç şirket var: Tayvanlı TSMC, Güney Koreli Samsung ve ABD’li Intel. Dahası, bu ölçekte üretim yapabilen makineleri üreten sadece bir şirket var: Hollandalı ASML. Ortak bir özellikleri daha var: kapıları Çin’e kapalı.

Pekin Üniversitesi’nin çözümü, bu teknik engeli silikon yerine bizmut alaşımlarına yönelerek aşmış. İki boyutlu bu yarıiletken madde, elektronların dar alanlarda çok daha hızlı hareket edebilmesini ve elektrikle etkileşimde daha kararlı olmasını sağlıyor. Sunduğu hızın ötesinde, daha az ısındığı için soğutma maliyetini de ortadan kaldırıyor. Bizmut, laboratuvarda kolayca üretilebildiği için herhangi bir kısıtlamadan da etkilenmiyor.

Bu avantajlar bir araya geldiğinde ortaya bugünkü 3 nanometre çiplerinden yüzde 10 daha az enerji tüketen ve yüzde 40 daha hızlı çalışan bir çip çıkıyor. Bu, sektörün tarihinde benzeri görülmemiş türden bir sıçrama. Ekibin lideri Pekin Üniversitesi Kimya Profesörü Hailin Peng, Çin medyasına verdiği demeçte, farkında olmadan teknoloji sektörünün geleceğini özetliyor: “Buluşumuz (Çin’e yönelik) yaptırımların mecburiyetinden doğdu. Bu dönem, araştırmacıları sorunlara farklı bakış açılarıyla çözüm bulmaya zorlayacak.”

(16 Mayıs 2025 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)


Yayın Tarihi:

Kategori:


Yorumlar

2 yanıt

  1. Sedat avatarı
    Sedat

    Kötü komşu insanı mal sahibi yaparmış.

  2. melih özçelik avatarı
    melih özçelik

    yaptırımlar işe yaramış Adamlar gerçekten Yapmış..
    yaptırımların dozunu artırsalar ,adamalar kimbilir daha neler yapacaklar..

Görüşlerinizi paylaşın: