Bilişim sektörünün çözümsüz denklemleri

Dünyanın en gelişmiş işlemcilerini üreten Nvidia, 100 milyar dolar yatırımla yapay zeka devi OpenAI şirketine ortak oldu. Sektörün yıllık 800 milyar dolarlık açığını kimin kapatacağı ise hala belirsiz.

Yeni çağın küresel rekabetini tanımlayacak alanları incelediğim “Yeni çağın atom bombası ne olacak?” başlıklı yazımda 4 ana başlığa dikkat çekmiştim: Uzay, elektrikli araçlar, siber savunma ve yapay zeka (YZ). 29 Mart 2024 tarihli o derleme güncelliğini halen koruyor. Hatta bu başlıkların her biri, son dönemde yaşanan gelişmelerle daha da stratejik öneme kavuştu. Ancak (tıpkı internet gibi) yaşama nüfuz etme iştahıyla YZ, uzun bir süre daha diğerlerinden çok daha önemli ve belirleyici olacak gibi görünüyor.

Her yeni teknolojik gelişmede olduğu gibi YZ’nın da ne olduğu, ne için kullanılacağı ve nasıl düzenleneceğine yönelik tartışmalar artarak devam ediyor. Temelde üç bileşenden oluştuğunu hatırlamakta fayda var: Yazılım, donanım ve enerji.

Açık kaynaklı; yani herkesin içeriğine erişebildiği ve müdahale edebildiği bir kolektif çaba olarak başlasa da YZ her geçen gün biraz daha içine kapanan bir yazılım katmanına dönüşme eğiliminde. Hatırlayalım; sektörün açık ara lideri konumuna gelen OpenAI, 2025 yılında kar amacı gütmeyen (non-profit) bir şirket olarak kurulmuştu. Bugün, burada özetleyemeyeceğim kadar karmaşık bir idari yapıya dönüşmüş durumda. Bunun anlaşılabilir bir gerekçesi var. Kurucu ortağı ve CEO’su Sam Altman, geçtiğimiz sene hedeflerine ulaşmak için 7 trilyon dolara ihtiyaç duyduğunu açıklamıştı. Bu dudak uçuklatan bedelin karşılığında yatırımcılara vaat edebileceği tek şey “kar”. Ve mevcut yapıda bu imkansız.

YZ’nın muhtaç olduğu bir diğer kaynak ise yazılımların (algoritmaların) eğitileceği ve hizmet vereceği yüksek kapasiteli bilgisayarlar. “Veri merkezi” olarak anılan dev tesislerin içindeki sistemler; her biri yüz binlerce dolar maliyetli, saniyede trilyonlarca hesaplama yapabilen ve bunun için muazzam miktarda enerji tüketen işlemcilerle çalışıyor.

Bu tablonun kesişimindeki rekabeti göğüslemek için bir yandan enerji santralleri kuruluyor, diğer yandan dünyanın dört bir yanında veri merkezleri inşa ediliyor. Bir tarafta yatırım danışmanlık şirketleri sermaye gruplarını ikna etmeye çalışırken, diğer tarafta hükümetler çip üretimi ve satışına kısıtlamalar getiren temaslar yürütülüyor.

Bir tuhaf yatırım

Bu koşturmacada gözden kaçan ayrıntı ise tamamlanmakta olan yapbozun ortaya çıkardığı tablo. Tamamen açık kaynaklı yazılımlar ve protokoller üzerinde işleyen internetin aksine, YZ sektörü neredeyse tamamı ABD ve Çin’de faaliyet gösteren bir avuç şirketin kontrolünde ilerliyor. Yetişmiş insan gücü de aynı sebeple yine bu iki ülkede toplanıyor.

Tarihin 4 trilyon dolar değere ulaşan ilk firması Nvidia’nın bu hafta OpenAI şirketine 100 milyar dolarlık yatırım kararını da bu eksende okumak gerekiyor. Anlaşma kapsamında Nvidia, OpenAI’ı milyonlarca YZ çipiyle destekleyecek ve 10 gigavat kapasiteli yeni veri merkezi için katkıda bulunacak. Mevcut şartlarda veri merkezlerinin gigavat başına maliyeti 50 milyar dolar civarında. Bunun 35 milyar dolarını Nvidia işlemcilerinin bedeli oluşturuyor. Yatırım sözleşmesinde Nvidia gigavat başına 10 milyar dolarlık katkı taahhüt ediyor. Kalan 40 milyar doların kaynağı şimdilik belirsiz. (İlginç bir ayrıntı: Nvidia bu dev yatırımla hissedar olacak ancak OpenAI yönetiminde oy hakkına sahip olmayacak.)

Bu birlikteliğin OpenAI’ın kar amaçlı bir şirkete dönüşüm çabasını nasıl etkileyeceği de merak konusu. Sam Altman şimdiye dek buna karşı çıkan (ilk ve en büyük yatırımcı) Microsoft ile geçtiğimiz günlerde bağlayıcı olmayan bir anlaşma sağlamıştı. Şimdi bu kararı ABD mahkemelerine onaylatmak gibi zorlu bir görevi daha var. Bir diğer engel ise kurucu ortaklardan Elon Musk’ın bu dönüşümünü engellemek için yürüttüğü hukuki süreç.

Dünyanın en gelişmiş çiplerini üreten şirketin YZ sektörünün lideriyle kurduğu bu ittifak, tahmin edileceği üzere “tekelleşme” tartışmalarını da beraberinde getirdi. Nvidia sözcüsü anlaşmanın diğer müşterilere yönelik hizmet ve siparişleri etkilemeyeceğini, herkese eşit şartlarda yaklaşacaklarını açıkladıysa da OpenAI’ın bu birliktelikle emsalsiz bir rekabet avantajına sahip olacağı ortada.

Susuz değirmen

Milyarların, trilyonların havada uçuştuğu bu denklemin en büyük bilinmezi ise “gelir” meselesi. 4 trilyon dolar değerindeki Nvidia’nın neredeyse sonuna geldiğimiz 2025 yılındaki toplam geliri 130 milyar dolar. Sektör lideri OpenAI’ın bilançosu kurulduğu günden beri milyarlarca dolar zarar yazıyor. Gelir-gider dengesi için hedeflediği tarih ise 2029.

Küresel yönetim ve danışmanlık şirketi Bain’in bu hafta yayımladığı Küresel Teknoloji Raporu’na göre 2030 yılında bu şirketlerin işlemci gücünü karşılayabilmek için yılda en az 2 trilyon dolar ciroya ulaşmaları gerekiyor. Bir başka deyişle sektörün şimdiden yıllık 800 milyar dolar açığı var. 200 gigavata ulaşacak enerji ihtiyacının kaynağı da meçhul.

(26 Eylül 2025 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.454 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 yanıt

  1. Baran avatarı
    Baran

    Bu bilgileri bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.

  2. […] dönemin en hararetli gündem maddesi yapay zeka (YZ) sektörü, yıllık 800 milyar dolar zarar yazıyor. Hayal edilen düzeye ulaşmak için trilyonlarca dolarlık ek yatırıma ihtiyaç var. İsimleri […]

Yayın Tarihi: