Tag Archives | uykusuzluk

UYAN dostum; ölüm yakın!

Kendimi bildim bileli uyku ile sorunlarım var. Daha doğrusu uyuma fikriyle (yoksa uyumayı ÇOK seviyorum ve deliksiz uyuyorum). Ama uyanıkken yapabildiklerimi düşününce, uyku büyük bir zaman kaybı geliyor. Ayrıca kronik bir sosyal jetlag hastasıyım. Bu konuda özel bir yazım var; dileyen ayrıntıları oradan takip edebilir.

Modern yaşam köleleri olarak çoğumuz bir alarm ile uyanıyoruz. Genellikle cep telefonu, kimi zaman bir saat ya da benzeri bir cihaz en beklemediğimiz ve istemediğimiz anda tatlı uykumuzu bölüyor. Şahsen en büyük sorunum ‘kestirme’ tuşu. Snooze olarak da geçen ve alarmı 5-10 dakika erteleyen o özellik yüzünden 2 saat yataktan kalkamadığımı bilirim (abartmıyorum). O tedirgin, keyifsiz, vicdan azabıyla bezeli uyku da hiçbir şeye benzemez aksi gibi.

Alarmlı saatler konusunda birçok enteresan girişime denk geldim. Uzun süre kullandığım ve gerçekten işe yarayan Sleeptracker, susmak için sizi yataktan çıkmaya zorlayan Clocky tarzı ürünler ya da uykuyu iyice kaçırmak için gösterdiği matematik problemini çözene kadar susmayan türlü çeşit ürün satışta. Mobil uygulamalar da istisna değil elbette.

figalarmclock

Birkaç gün önce denk geldiğim Fig marka çalarsaat ise hiç denenmemiş bir fikirden yola çıkarak uykuyu seveni de sevmeyeni de can evinden vuruyor.

Continue Reading →

Bu yazıya 18 yorum yapıldı.

Hayatının 23 yılı boşa gidecek. Değer mi?

Yazının Özeti

  • Uyku, sağladığı faydaya oranla ihtiyaç duyduğu zaman açısından kabul edilemez bir zaman kaybı. Süresini kısaltmak için sağlıklı bir yöntem gerekiyor.
  • Dünyanın neredeyse her ayrıntısını eşit mesafede uzağımıza getiren internet, tv platformları, eğlence ortamları, zamansız-mekansız iş dünyası varlığını korurken geleneksel tarzda uyku giderek zorlaşıyor.
  • Uyumak istediğimiz zamanla uyumak zorunda olduğumuz zaman nadiren birbirini tutuyor.
  • Deliksiz, uzun gece uykularının zararı yok ama tek seçenek de değil.

Uykuyla ilgili çocukluğumdan bu yana devam eden ciddi bir sorunum var. Uyumayı; ama özellikle gece uyumayı sevmiyorum. Beni tanıyanlar ya da sosyal medyadan takip edenlerin de aşina olduğu bir durum. Buna bir sorun demeli miyiz bilemiyorum. Çünkü hangi saatte, ne kadar ve neden uyumamız gerektiğine dair ağız birliğiyle kabullenilmiş hiçbir açıklama yok. Garip ama durum bu.

ieie

Uykuyu bizden daha çok sevenler yok değil.

İnsan, hayatı boyunca en çok zamanı mecburen uykuda kaybediyor. Üstelik yaptığı / mecbur olduğu diğer her şeyin aksine uykuda uyumaktan başka hiçbir şey yapamıyoruz. Dahası, neden uyuduğumuzu bile bilmiyoruz! Ortalama bir insanın günün üçte birini (8 saat diyelim) uykuda geçirdiğini hatırlayınca toplamda ömrünün üçte birini boşa harcadığını düşünebiliriz (Türkiye’nin 2050 ortalama yaşam beklentisi 79 yıl. Yani hayatımızın 24 yılı uyuyarak geçecek! 24 yıl!).

Evet uyumak güzel, çok keyif veriyor. Hele o uyanış anındaki yataktaki miskinlik harika bir aylaklık. Sanılanın aksine uykuyu herkesten çok seviyorum. Hayatımın yarısını; hatta daha fazlasını uyuyarak geçirmeye razıyım. Ama hayatta bunca yapacak şey varken uyumak bana yaşama ihanet gibi geliyor. Psikiyatrist bir dostum bunun ölüm korkusuna işaret edebileceğini söylemişti. Sorunun sebebi umulmadık bir anda ölme ihtimalini birçok kişiden daha fazla hatırlıyor olmamdır belki de (Farkında mısınız bilmiyorum ama öleceksiniz. Belki bu yazının bile sonunu okuyamadan).

Continue Reading →

Bu yazıya 47 yorum yapıldı.