Ağaç sinek yapar, bitki böcek toplar

Ceyda Torun imzalı Kedi adlı bir belgesel var. Birçok ödüle layık görüldü, ilklere imza attı. Tanımlamak kolay değil. ‘İstanbul belgeseli’ de denebilir ‘kedi belgeseli’ de. ‘İstanbul Kedileri’ ya da ‘Kedilerin İstanbul’u’ da olabilir. Beni üzen tek yanı, şehrin en yoğun kedi nüfusunu barındıran Maçka Sanat Parkı‘nı içermiyor oluşu (detaylar Foursquare yorumlarında).

İstanbul’da doğmuş ve büyümüş biri olarak bu İstanbul ve kedi kadar birbirine geçmiş başka iki kavram var mıdır bilemiyorum. Devlet erkanımız her İstanbul görselleştirmesinde araya bir Ayasofya, Boğaziçi Köprüsü ve saire sıkıştırma derdinde ama bunlar çok küçük bir azınlığın hayatında var (Örneğin bir araştırmada İstanbul’da yaşayıp denizi HİÇ görmemiş yüzbinler olduğu ortaya çıkınca kamu kurumları ve STK’lar ücretsiz Boğaziçi turları düzenlemişti. Topkapı Sarayı’nı ya da Ayasofya’yı gören kaç İstanbullu vardır bilmek bile istemiyorum).

Yani diyeceğim o ki ne köprüdür ne kule, ne saraydır ne boğaz; İstanbul’un sembolü kedidir, KEDİ! Hangi taşı kaldırsanız, hangi dama baksanız, kafanızı nereye çevirirseniz karşınıza bir kedi çıkar. Üstelik öyle böyle değil; dünyanın en güzellerinden. Yaşlısından gencine, pahalı muhitinden fakirine, sahilinden tepesine; her yere ve herkesin hayatına sızmıştır.

Continue reading →

Kısa bir Çin seyahatinden akılda kalanlar

Çin, çok istememe rağmen bir sürü nedenden (aksilikten) dolayı bir türlü ziyaret edemediğim bir ülkeydi. 5-9 Eylül tarihleri arasında şeytanın bacağını kırdım. Bu -uzaması pek muhtemel- yazı, seyahatin hazırlıkları ve süreciyle başlayıp araya biraz teknoloji sokacak; ardından yine seyahat not ve tavsiyeleriyle bitecek (size hangi kısmı faydalı gelirse ona odaklanın).

Hasretle beklediğim bu seyahatin bu kadar kısa olmasının sebeplerinin başında Çin’in vize prosedürü ve araya giren kurban bayramı geliyor. Çin, vize için Türklerden epey bir belge istiyor. Aralarında (başka hiçbir ülkenin vize başvurularında karşıma çıkmayan) antetli kağıda yazılı ve noter tasdikli şirket mektubu dahi var. Üstelik hepsinin harfiyen karşılanmasını istiyor. Örneğin e-devlet sitesinden aldığım bir belge QR kodsuz versiyon olduğu için kabul edilmedi. Şirket belgesi de noter onaylı olmadığı için geri döndü. Vizenin bedeli 58 Dolar’dan başlayıp niyetinize göre (süre, giriş-çıkış sayısı, vs) yükseliyor (Küçük bir bilgi olarak ekleyeyim: konsolosluklar hem kendilerinin hem de bulundukları ülkenin milli bayramlarında izin yapıyor. Başvurularındaki zamanlama açısından aklınızda olsun).

Continue reading →