Tag Archives | rss

Güncel Kindle içeriği için bir çözüm (daha)

Birkaç gün önce Kindle e-kitap okuyucum için güncel içerik oluşturmaya yönelik Calibre uygulamasını kullanan bir yöntemden bahsetmiştim. Gelen bazı e-postalar işlemin zorluğundan dert yanınca alternatiflere bakayım dedim. Harika bir tanesine denk gelince paylaşamadan edemedim.

Kindle Paperwhite

Kindle Paperwhite

Google Reader kapanırken burada tanıttığım Feedly adlı bir alternatif vardı. Keşfettiğim günden beri aşkla kullanıyorum. Sanıyorum Google Reader’ın kapanmasından en çok fayda gören (ve buna tek sevinen) hizmet oldu. O günden beri kendini geliştiriyor ve kusursuz bir RSS okuyucu olarak yoluna devam ediyor.

Kindle ile günlük güncel gelişmeleri takip etmek isteyen Feedly kullanıcılarına özel çok basit, çok temiz ve ücretsiz bir hizmet var: FabReadly. Sitesine girip ‘Sign with Feedly’ düğmesine bastığınız anda Feedly’de tanımlı RSS listeniz geliyor. Kindle’a günlük aktarılmasını istediklerinizi işaretliyorsunuz ve sistem tıkır tıkır işliyor. Bu kadar!

Continue Reading →

Bu yazıya 17 yorum yapıldı.

Podcast nedir, yapmak için ne gerekir?

Radyoyu oldum olası sevdim. Hala çalışma masamdan banyoma kadar her yerde radyom var. Yatarken de Tunein hesabımla internetten dinlemeye devam ediyorum. Radyodan müzik dinlemeyi oldum olası sevmedim. Benim meseles talk radio. Bu alanın alimleriyse ABD (NPR yayınları) ve İngiltere (BBC). Bağımsız örnekler de az değil.

Bıraktığı ilk izlenimin aksine talk radio birinin sürekli konuştuğu tarzı tanımlamıyor. Talk radio aslen bir moderatör sunucu eşliğinde isteyen herkesin bağlanıp fikrini söylediği (hani şu NTV Radyo’daki Halkın Sesi tarzı) yayınlara verilen isim. Birçok ülkede gün boyu bu şekilde yayın yapan radyolar var. Keşke bizde de olsaydı. Ama (konuşmaya bu kadar meraklı bir millet olmamıza rağmen) Türkiye’de nedense böyle bir radyo kurulamadı.

otr

Sohbet ağırlıklı radyolarda ilkokul çağlarımdan beri dinlemeyi bırakamadığım radyoysa beraber büyüdüğüm TRT Radyo 1. Ne var ki son dönemde neredeyse tamamen dini programlarla doldu ve heyecanını kaybetti. Yine de özellikle gündüz kuşağında gayet keyifli yapımlar devam ediyor. Kaçırdıkça podcast aralığıyla takip ediyorum.

Nedir bu podcast?

Podcast, isminin ortaya çıkışını dahi takip ettiğim bir mesele. iPod’un salgın gibi yayıldığı, pıtrak gibi taklitlerinin çıktığı, cep telefonlarınn henüz müzik dinleme konusunda çok iddialı olmadığı yıllarda iPod ve Broadcast (yayın) terimlerinin harmanından doğdu. MTV’nin en popüler VJ’lerinden Adam Curry‘nin fikrini Dave Winer‘ın RSS ortamına uyarlamasıyla o zamana kadar var olmayan, ilginç bir şekilde kimsenin aklına gelmemiş bir şey ortaya çıkmıştı.

Continue Reading →

Bu yazıya 19 yorum yapıldı.