Tag Archives | kitap okuma oranı

Kitap ‘sevmek isteyenlere’ birkaç tavsiye

İnsana sunulan en büyük ayrıcalıklardan biri ‘lisan‘. Lisanın doğal uzantısı ise ‘yazmak‘. Dolayısıyla ‘okumak‘. Bilgiye çevrilen tecrübeleri yaymak için eşsiz, benzersiz ve gayet pratik bir yöntem.

Matbaanın icadına dek bilgiye sahip olmak, okuyabilmek, bilgi edinmek sadece küçük bir azınlığa tanınmış bir haktı. Kitaplar hattat denen uzman yazıcılar tarafından elle ve epey uzun süren, zahmetli bir çabayla yazıldığı için hem sayıca az hem de bedeli açısından sıradanlar için hayli ulaşılmazdı (Matbaanın mucidi Johannes Gutenberg’in bastığı ilk eserlerden birinin İncil olması boşuna değildi. Zira o dönemde Hristiyanların çoğu okuyamadığı bir kitabın buyruklarına iman ediyor; bu da ‘kitabı elinde tutan’ ruhban sınıfına ‘doğal’ bir üstünlük sunuyordu).

Zamanda hızla bir yolculuk yapıp günümüze geldiğimizde mevcut şartları o günle mukayese etmek neredeyse imkansız. Bilgi bugün kitaptan dergiye, internet sitesinden elektronik yayınlara kadar birçok formda mevcut, ulaşılabilir, bol ve tarihte hiç olmadığı kadar ucuz; hatta kimi zaman ücretsiz.

Fakat bu bolluğun karşısında bugün çok daha güçlü iki engel var: ilgi (dikkat) ve zaman.

İrili – ufaklı ekranlarda sosyal medyadan akanları hipnotize olmuşçasına takip etmeye çalışan insanlardan her şeyi bir kenara bırakıp, bir koltuğa çakılıp, saatler boyu bir şeyler okumasını beklemek kolay değil. Ama bilginin güç olduğunun her fırsatta yüzümüze çarpıldığı bu devirde, güce sahip olmak isteyenler için ne yazık ki başka da bir seçenek yok.

Continue Reading →

Bu yazıya 63 yorum yapıldı.

Modern yaşamın lüksü: okumak

Bu yazıyı geçen hafta yazmaya başlamış ancak yarım kaldığı için yayımlayamamıştım. Giriş kısmını bunu göz önünde bulundurarak okumanızı rica ederim.

‘İstanbul’a kar yağdı, memlekete kış geldi’ şeklinde bir gazeteci klişesi vardır. Bütün ana akım medya İstanbul’da olduğundan ülkenin büyük bölümünü felç eden (ve ancak ekranına düşen ajans bülteni sayesinde haberdar olduğu) kara kışı ancak kendi üstüne kar çökünce fark eder. Ki düşününce doğrusu da budur; yerel medya bunun için -bizden gayrı- her yerde güçlüdür.

Başka mesele.

galata-kar

Dün İstanbul’da beklenen kar yağışı başladı, gece hızını arttırdı, bugün de devam ediyor. Okullar tatil. Akşam bir sunum yapacaktım; ertelendi. Bir ödül törenine katılacaktım, o da öyle. Mecburen yollara düşmek zorunda kalanların –yok yere çektiği– çileyi iştahla köpürten haber bültenlerini dinlerken keyifle yaptığım tostumu, demlediğim çaya katık ettim. Ardından koltuğuma ve kitaplarıma gömüldüm.

Kısmetime Halil Cibran çıktı ve her zamanki gibi keyif verdi.

Continue Reading →

Bu yazıya 72 yorum yapıldı.

Paylaşım vergisi olur mu?

Türkiye’de kitap okuma konusuna ne kadar ilgisiz olduğumuz malum. Yine de biraz rakam vereyim, aklınızda biraz daha şekillensin:

Bu çocuk bizden değil!

Bu çocuk bizden değil!

  • Türkiye’de 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.
  • Japonya’da bir kişiye 25, Fransa’da 7 kitap düşüyor. Türkiye’de 12 bin kişiye 1 kitap düşüyor.
  • Brezilya’da yılda 13 bin kitap basılıyor, bizde 7 bin.
  • Azerbaycan’da kitaplar 100’er binlik dilimlerle baskı yapıyor. Bizdeki baskılar 1.000’erlik dilimlerin. Yani 5. baskı dediğimiz kitap aslında 5 bin basmış oluyor. Orhan Pamuk, Murathan Mungan gibi istisnalar var elbet. Onların baskı adetleri 10’ar binlik.
  • Norveçliler yılda kitaba 137 dolar veriyor. Güney Koreliler ise 45 dolar. Biz 0,45 dolar…
  • Nüfusun sadece yüzde 4’ü dergi okuyor.
  • Satın almasa da nüfusun yüzde 22’si bir şekilde gazete okuyor.
  • Televizyon izleyen nüfus oranı yüzde 94.
  • Öğretmenler arasında kitap okuma alışkanlığı olanların oranı yüzde 33.
  • İnsanlara ihtiyaçları sorulduğunda kitap 235. sırada yer alıyor.
  • Kadınlarımız günde ortalmaa 4,5 saat televizyon izliyor.
  • Genel anlamda eğitim düzeyinin düşük olduğu gruplarda televizyon izleme oranı ve süresi artıyor.
  • MESAM verilerine göre Türkiye’de müziğin yüzde 70’i korsan.
  • 5 yıl önce albümler için 60 milyon bandrol alınırken bu rakam bu sene 6 milyona ulaşamadı.
  • Türkçe hizmet veren ve kapatılan korsan müzik dağıtım site sayısı 160 bine ulaştı.
  • Müzik sektörünün iddia ettiği yıllık zarar 468 milyon dolar.
  • Korsan DVD ve VCD kullanımı müziğin de üstünde bir oranda devam ediyor.

Özetleyecek olursak kitap zaten okumuyoruz, gazete bulursak okuyoruz. Bolca televizyon izliyor, radyo dinliyoruz. Ama şarkı ve filmlere para vermiyoruz. Yapabiliyorsak internetten bedavaya çekiyoruz ya da ucuza korsan alıyoruz.

Peki bu tablo değişebilir mi? Şöyle bir düşünelim.

Continue Reading →

Bu yazıya 41 yorum yapıldı.