Erik

Kızlar ile farklarımızı keşfetmeye başladığımız çocukluk yıllarında zihnimizin (dolayısıyla hayalgücümüzün) kıtlığından dolayı aklımıza sadece fiziki detaylar gelirdi. Biraz bu yetersizlikten, çokça da kızları yeterince kızdırabildiğinden olacak, “ayakta işeyemiyorsunuz” kalıbı pek makbuldü (dün Zeynep ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na ait bir videoyu izlerken fark ettim ki kadınlar uzaydaki şartlar gereği bu farkı da kapamış).

Gençlik çağımda çok daha büyük; hatta belki Freud’un ‘penis hasedi‘ teorisi kadar derin bir fark daha keşfettim: ‘hamile kalma ve doğurma’. Erkeğin hepi topu bir –azimli– sperm ile katkıda bulunduğu yaşam döngüsünde kadınlar tek başına akıl almaz şeylere vesile ve sahne oluyordu.

Bu meseleye birazdan döneceğim.

Continue reading →

Kadın Programları Fokus Grubu

Devletin en çetinceviz kurumlarından biriyle devam eden bir mahkeme süreci yüzünden günüm kayınca planlarım şaştı. Katılamadığım toplantımın boşluğu bahanem oldu. Uzun zamandır doğru dürüst bakamadığım televizyonu açıp kanallar arasında turlamaya başladım. Hiç de yabancı olmadığım, kanıksadığım ve neredeyse denk geldiğimde sevindiğim bildik yapımlar önümden aktı geçti. Kızına tecavüz etmiş babalar, oğluna işkence etmiş analar, kolundaki altınlarla uyuşturucu alabilmek için anneannesinin bileğini kesen torunlar, fakirlikten ‘satıldığı’ kocanın zulmünden kaçıp daha beter bir grubun eline düşerek heba olan kadınlar…

“Neler var bak halimize şükredelim” kafası. Boş yere isyan etmeyelim Allah’ın gücüne gider.

Continue reading →