Tag Archives | hastane

Karpuz ağacından düşen çocuklar

Biz iki kardeşiz. Küçükken hep anneme – babama “beni mi çok seviyorsunuz, kardeşimi mi?” diye sorardım. Hep de o bildiğimiz yanıtı alır; inanmazdım. İkiz olduklarından mıdır bilmiyorum ama şimdi bizim haydutlara bakınca birini diğerinden nasıl daha fazla sevebilirim çıkaramıyorum. İnsanın sevgisini eşit olarak dağıtabileceği tek şey çocukları olmalı. Kimi birini, diğerlerine tercih edebilir ya hiçbirini sevmeyebilir ama hakça bir sevgi dağılım olasılığı sadece çocuklara has. Bunu baba olunca anladım.

Neynep ve Ali canımın yarısı. Dünya güzeli iki melek. Hayatta her şeyden öteler. Çok daha fazlasını hak ediyorlar. Doğal olarak onlarla ilgili her tatsız mesele beni biraz daha fazla örseliyor, içimi burkuyor.

Dün televizyon programımın ardından sabaha karşı (sabah desek daha doğru) 8 gibi eve geldiğimde Neynep fena öksürüyordu. Kardeşiyle birlikte çok uzun süredir hastalar. Tarifsiz öksürük nöbetleri, ciğer-burun dolu, dönem dönem ateş ve halsizlik, kimi zaman bulantı ve kusma, iştahsızlık…

Çocuğunuzu görmek istemeyeceğiniz haller.

Continue Reading →

Bu yazıya 10 yorum yapıldı.

Bir kaza, bin tesekkur ve biraz bilgi

Sali gunu mukemmel planlarim vardi. Ama hicbiri tutmadi…
Oglen motorum Vecihi’ye atlayip yola ciktim. Valikonagi’ni Fulya’ya baglayan yokustan yurume hizinda inerken birden motor yan yatti.
Yerler islakti ve kasis icin frene basmamla sagima dogru yere kapaklandim. Yerde uzanmisken motorun metrelerce yokustan kayip kaldirima carpip durusunu seyrettim.
Ayaga kalkmaya calistim. Kalkinca sevindim. Sonra sag kolumun garip bir sekilde durdugunu fark ettim. Omzumdan cikmisti.
Biraz ugrasip yerlestirdim. Ama butun kolum uyusuyordu. Vucudumun farkli yerlerinden sizilar geliyordu. Meger omuzdan kirilmis…
Yine de ucuz atlattigimi dusunuyorum.
Detaylarini ayrica biraz toparlaninca yazacagim.
Cuma gunu bir ameliyatla omzuma plak takilacak, bir aksilik olmazsa 1,5 ayda fizik tedavi yardimiyla eski halime donecegim.
Ders dolu bu gunleri ayrica yazacagim. Cep telefonundan bu kadar oluyor.
Bu en zor animda yardim eden Baris ‘Zoban’ Timurlenk’e, baska bir illetle ugrastiklari icin haber veremedigim ailemin yoklugunda hastanede ilk saatlerde refakat eden Senel Sahin ve Fatih Taskiran’a, Amerikan Hastanesi ve Capa Tip Fakultesi doktorlarina COK tesekkurler.
Ayrica arayan, soran, mesaj gonderen yuzlerce kisiye binlerce tesekkur. Hicbirini cevaplayamadim. Hepinizi ilk firsatta arayacagim.
Capa Ortopedi 1. Servisi 120 numarali odadan hepinize hafif sancili selamlar!
(Bu da Zoban’in objektifinden olay sonrasi Vecihi…)

20110810-022830.jpg

(Yukarıdaki yazıyı hastane yatağımdan tek elimle, cep telefonumdan yazmıştım. 3 ay sonra bu yazıya kolumun ameliyattan sonra geldiği hali de eklemek gerektiğini düşündüm. Buyrun kolumun titanyum desteği ve sayısını unuttuğum vidaları)

Geçen 1 senenin ardından 11 Ağustos 2012 itibariyle bir ekleme daha yapayım: Uzun, zorlu bir süreci geride bıraktım. Düzeldim sayılır, kolumdaki madeni parçalarla yaşamayı kabullendim. Üstelik bu kaza bana çok şey öğrettiVecihi ile yine güzel günlerim geçiyor ama sağ kolumu hala çok az kullanabiliyorum ve ağrılarım devam ediyor.

Buna da binlerce kere şükür.

Bu yazıya 147 yorum yapıldı.