Tag Archives | gezi parkı

İstanbullular için bir çağrı

Taksim Gezi Parkı eylemleri 1. haftasını doldurdu. Yaşananlar -özellikle sosyal medyayı- takip edenlerin malumu. Bu yazıyı yazmadan önce motorumun tepesinde turladım durdum. Gezdiğim her yerde insanlar ellerinde bayraklarla yürüyor, insanlar camdan el sallıyor, araçlar kornalarıyla destek veriyordu.

IMAG0313

Eylemlerin başlangıç noktası olan Gezi Parkı ve Taksim Meydanı, polisin çekilmesinin ardından çoluk-çocuk, yaşlı-genç; her görüşten, her kesimden vatandaşların, hatta turistlerin coşkusuna sahne oluyor. Yazarak özetlemek mümkün değil. Yine de ilk fırsatta derleyeceğim.

Sanki daha birkaç gün önce kan, gözyaşı, biber gazı, polis copu, çığlıklar, barikatlar, gözaltılarla inleyen yer orası değildi gibi.

Continue Reading →

Bu yazıya 28 yorum yapıldı.

#direngeziparki (İstanbul) eyleminden notlar

Bir önceki yazımda Taksim Gezi Parkı merkezli eylemin kısa bir tarihçesini ve yaşananları toparlamaya çalışmıştım. Okumadıysanız bir göz gezdirmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Şahit olduklarıma bakınca çoğu kişinin olayın önü ve ardıyla ilgili pek bilgisi yok zira.

Bu yazıda sie aynı ayrıntılarla tekrara düşmeden 4. güne dair bir özet sunmak istedim. Polislerin geri çekilmesi; Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nın yeniden halka açılmasının en azından İstanbul’da olaylara bir ara (ya da son?) verdiğini ümit ederek…

Sosyal medyanın toplumsal olaylarda ne kadar yük kaldırdığı ve işe yaradığını Arap Baharı döneminde Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da görmüştük. Fakat bahse konu hiçbir ülke ve şehirde İstanbul (ve Türkiye) kadar yoğun bir kullanım oranı yoktu. Yaşananların bir Türk Baharı olduğunu iddia etmiyorum ama internet sansürüne karşı yürüyüş eyleminden bile fazla yük taşıdığını ve katılım gördüğü ortada.

Bugün saat 15:45 sularında (hiç kimse ummazken) polisin Taksim ve civarından geri çekilmeye başladığı haberleri geldi. Her yönden Taksim Meydanı’na ulaşmaya çalışan binlerce kişi bu sayede iç çepere iyice yaklaştı. Tam bu sırada en beklenmedik şey oldu ve polis Tarlabaşı yönü ve havadaki helikopterlerden yine biber gazı atmaya başladı!

Continue Reading →

Bu yazıya 15 yorum yapıldı.

Gezi Parkı ve #direngeziparki meselesi

UYARI: Bu yazı halen güncellenmeye devam eden bir derlemedir. Başka sitelerdeki kaynaklara birçok bağlantı içermektedir. Konuya tam vakıf olabilmek için linklerdeki içerikleri de okumanız şiddetle tavsiye olunur. Konuyla iglili diğer yazılarımı da #DirenGeziParki bağlantısından takip edebilirsiniz.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin gördüğü en büyük toplumsal ayaklanmalardan birine sahne olanTaksim Gezi Parkı’nın aklımızın bir kenarında bulunması gereken ilginç bir öyküsü var. Belki bu karışık dönemde faydası dokunur düşüncesiyle özetlemeye çalışacağım.

Artık neredeyse hepimizin öğrendiği gibi bu park, aslen 1870 yılında inşa edilen bir askeri kışlanın alanında yükseliyor. Taksim (Topçu) Kışlası adıyla anılan bu dev alan Padişah 3. Selim’in emriyle inşa edilir. Amaç (bugün hala bütün heybetiyle ayakta duran) Anadolu yakasındaki Selimiye Kışlası‘na karşılık  Avrupa yakasında da bir kışla yaptırmaktır. Osmanlı Ordusu modernleşme hamlesindedir ve yeni birlikler için yeni eğitim alanları gerekir. Mimar olarak dönemin neredeyse bütün heybetli devlet binaları ve saraylarınnda adına rastlayacağımız Balyan ailesinden Kirkor Balyan seçilir.

Taksim Kışlası tarihinde (Çırağan Sarayı dahil neredeyse dönemin bütün eserlerini bir bir yutan) yangınlardan iki kere nasibini alır. Kuruluşundan 1 yıl sonra inşa emrini veren 3. Selim’in tahttan inmesiyle sonuçlanacak Kabakçı Mustafa İsyanı burada başlar. Ardından 2. Meşrutiyet’in ilanıyla 2. Abdülhamit’in tahttan indirilmesiyle sonuçlanan 31 Mart ayaklanmalarına evsahipliği yapar.

İki padişahı iktidardan eden bu -lanetli- yapı Abdülhamit sonrası gözden düşer. Bu dönemde yarı özelleşen tesis, ortasındaki büyük alanda birçok halk şenliği, spor karşılaşması ve benzeri etkinliklerinde kullanılır. 1. Dünya Savaşı döneminde Fransızların İstanbul’u işgali süresince kendileri adına savaştırdığı Senegalli askerlere evsahipliği yapar. Bu süreçte o kadar hasar görür ve yıpranır ki artık eski işlevlerini yerine getiremez hale gelir.

taksim

Cumhuriyet döneminde ortasındaki alanın yüzü suyu hürmetine Taksim Stadı adını alarak tamamen futbol karşılaşmaları için kullanılır. Hatta Türk Milli Futbol Takımı ilk maçını bu stadda yapar. Continue Reading →

Bu yazıya 66 yorum yapıldı.