Mahremiyetin cenazesi kalkmak üzere

Emniyet görevlilerinin temel aksesuarına dönüşen yaka kameralarına yönelik tartışmalar sürerken, yepyeni bir dert yumağı kapımızı çaldı: Yapay zeka destekli akıllı gözlükler.

“Bu devletin çok büyük güçleri var. Şu anda size gösterdiğim, bunun yüz binde biri.”

2023 yılında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu telefonunda yüklü “KİM” adlı uygulamayı bir söyleşi sırasında yukarıdaki sözlerle tanıtıyordu. O ana dek kamuoyunun varlığından bile haberdar olmadığı bu yazılım, “Person of Interest” dizisinde her yerden, her tür bilgiyi derleyen “the MachinE” sistemini dahi gölgede bırakacak cinstendi.

Emniyet teşkilatında “Gözcü” olarak da anılan “KİM” adlı bu uygulama, fotoğrafı çekilen kişinin tüm kimlik bilgilerini, sosyal ağ hesaplarını ve yine kendi tabiriyle “devletteki tüm bilgilerini” birkaç saniye içinde ekrana dökebiliyordu. İşin ilginci; 6698 sayılı kanun uyarınca vatandaşların onayı olmadan kişisel verilerin bu şekilde işlenmesi yasaktı. Sadece MİT, emniyet istihbaratı ve savcılıklara tanınan ayrıcalık İçişleri Bakanlığı’nı kapsamıyordu.

Oysa Bakan Soylu, bu altyapının ilk ipucunu 2021 yılında düzenlenen “II. Uluslararası Güvenlik Kongresi” kapsamında vermişti. Dijital istihbaratın “sert güç” (hard power) kapsamına girdiğinden bahsettiği konuşmasında şöyle diyordu:

“En iyi ses ve yüz analizini yapacaksınız dedik. Muhteşem bir program ortaya koydular. Amerika dahil kimsenin yanından geçebileceğini düşünmüyorum.”

Türkiye’nin en üst adli makamı “Twitter Adalet Komisyonu” birkaç etkileşim sonrası bu ihlali unutunca, olay zamanaşımı sürecinde soğumaya bırakıldı. (Adli emanette durup durmadığı da şüpheli.)

Süleyman Soylu’nun halefi Ali Yerlikaya ise 2024 yılındaki bir demecinde, devriye görevindeki her jandarma ve poliste yaka kamerası bulunacağını müjdeledi. Aselsan tarafından üretilen “ODAKAN” adlı bu donanım, yine şirketin kendi üretimi bir yüz tanıma yazılımıyla kadrajına giren herkese genel bilgi taraması (GBT) yapabiliyordu.

Bu güç, emniyet teşkilatına hizmet etmekle kalsa belki sineye çekilebilirdi. Fakat öyle olmadı.

Geçtiğimiz hafta organize suç çetelerine para karşılığı polis veri bankasından bilgi sattığı belirlenen 14 kişi tutuklandı. Aralarında 9 polis, 1 zabıt katibi ve 1 gümrük muhafaza memuru bulunuyordu. Soruşturma İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyordu fakat temeli, bu istismarı ortaya çıkaran Alman meslektaşlarının bulgularına dayanıyordu. Almanya’da yakalanan bir Türk suçlunun telefonundan edinilen delillerde, çete üyelerinin “PolNet” olarak da bilinen ve sadece tanımlı emniyet memurlarının, yetkisi ölçüsünde kullanabildiği polis ağına eriştiği anlaşılmıştı.

“Dark web” olarak anılan karanlık ağda aklınıza gelen her tür çalıntı bilgi satılıyor. Türk vatandaşlarına ait olanların “bini bir para”. Boşuna da değil. Türkiye’de kamu kurumlarının veri güvenliği konusundaki kötü sicili herkesin malumu. Ancak her şeye rağmen kamunun bir iç düzeni var ve bir gün namuslu bir temsilcisi, namussuz bir temsilcisini bertaraf edebiliyor.

İfşa pornosu

Bugünün esas sorunu, bu muazzam gücün, hiçbir görev ve salahiyet kanununa tabi olmadığını “zanneden” sıradan vatandaşların hizmetine girmiş olması. Üstelik çok daha kapsamlı bir veri yığını üstüne oturarak.

Porno filmlerde rol alma kararının ardından A. E. M. internetten kişisel bilgileri silen hizmetlere binlerce dolar ödeyerek hakkındaki her bilgi kırıntısını yok etti. “Siri Dahl” ismiyle çalışmaya başladı. Ancak geçtiğimiz günlerde kamu malına dönüşen kimliği yüzünden hayatı altüst oldu.

Her şey Twitter’da Dahl’ın bir videosunun paylaşımıyla başladı. Platformun yapay zeka botu Grok, videodaki kadının kim olduğunu soran kullanıcıya anında Siri Dahl’ın doğum tarihini ve “gerçek isminisöyleyiverdi!

Siri Dahl. (Kaynak: Netflix)

Cin şişeden çıkmıştı. Birkaç saat içinde forumlar, sosyal ağlar ve haber siteleri Dahl hakkında ayrıntılı bilgiler içeren haberlerle doldu. Adına binlerce sahte hesap açıldı. Böylece Siri Dahl, hakkında en çok bilgi sahibi olunan porno yıldızı unvanı kazandı. Skandalın ardından Grok’un geliştiricisi xAI, eğitim için birçok farklı veri seti kullanıldığını söyleyerek olayı toparlamaya çalıştı. Fakat sebep olduğu bu olay, sitesinde yazan mahremiyet politikasına tamamen aykırıydı.

Teknolojinin mahremiyet karşıtı en yeni ve en güçlü silahı ise “akıllı gözlükler”. Ray-Ban ile geliştirdiği ürünüyle sektörün lideri Meta, sadece 2025 yılında 7 milyondan fazla sattı. Çerçevesindeki (neredeyse görünmez) kamerasıyla sürekli kayıt yapan bu gözlüklerin yeni sürümü Meta’nın yapay zekasıyla “yüz tanıma” özelliği de kazanacak. Bu cihazlarla yapılan izinsiz kayıtlar şimdiden birçok mahremiyet ihlaline sebep oldu. Üstelik bu sadece bir başlangıç. Bu sene Samsung, Apple, Google ve OpenAI da bu kategorideki kendi ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyorMark Zuckerberg, Facebook ile dünya gündemine oturduğu 2010 yılında katıldığı bir konferansta şöyle demişti: “Mahremiyet artık bir sosyal norm değil”. Öyle mi sahiden?

(27 Şubat 2026 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.446 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


3 yanıt

  1. tapirovski avatarı
    tapirovski

    ben kimim? sistem beni benden daha iyi biliyor artık…

  2. Mr.Ahmet avatarı
    Mr.Ahmet

    Bizi bizden daha iyi tanıyan insanların avuçlarına düştük demek, ne acı ama…

  3. HARUN Inandugcar avatarı

    https://arkeofili.com/bilinen-en-eski-yazili-metin-hangisi/
    Arpa Hasadında Çalışan Erkeklerin Listesi. Umma, Sümer, modern Irak Kral Amar-sin’in 5. yılı, yaklaşık MÖ 2041 Ur III Dönemi (MÖ 2112–2004). C: Spurlock Museum
    Devlet denilen mekanizma kayıt tutmaya başladığından bu yana fişleme de yapmaya başlamış. Sanırım seneye aynı adamları tekrardan hasada çağırırız diye düşünmüşlerdir. 🙂