Bir yandan kendi değerlerimize, önceliklerimize, duygu ve düşüncelerimize uygun bir yaşam sürmek istiyoruz; diğer yandan aynı hislere sahip olmakla birlikte, bir araya gelince tuhaf bir ruh haline bürünen “toplum” ile uyumlanma derdine düşüyoruz.
Bu DEV çelişki kaçınılmaz mı? Hayatı kendi kolektif akışına mı bırakmalı yoksa benliğimizi var edebilmek için mücadeleye devam mı etmeli? Ötekilerin varlığı bizim hayatımızda ne kadar yer kaplamalı? “Öteki” sahiden umursanacak kadar önemli mi?
Daha da önemlisi; “öteki” gerçekten sandığımız kadar umursuyor mu?
Biraz daha zorlaştırıp kendimize bakalım: BİZ sahiden herhangi bir şeyi zannettiğimiz kadar önemsiyor, umursuyor muyuz?
Bu bölümde, herkesin her şeyi dikkate alır gibi göründüğü fakat özünde neredeyse kimsenin hiçbir şeyi umursamadığı bu garip dönemin sebeplerine ve sonuçlarına bakıyoruz.
Bölüm Bağlantıları
- Dan Sinker: The Who Cares Era.
- The Chicago Sun-Times’ın sahte kitap tavsiyesi.

Bir yanıt yazın