Daha iyi bir klavye arayışında öğrendiklerim

Hayatımın önemli bir kısmı klavye başında geçiyor. Gazete yazılarım, konferans ya da televizyon programı metinlerim, epostalar, sosyal medya mesaisi, blog yazıları ve derlediğim notlar; hepsi plastik tuşlar marifetiyle bir yerlere kaydediliyor. Bu ilişki öyle bir seviyeye ulaştı ki artık elime kalem aldığımda nasıl tutacağımı bilemiyorum. El yazım da kendimin bile okumakta zorlandığı derecede kötüleşti. Bunun sebebinin klavye hızında yazma telaşı olduğunu öğrendim. Elektronik ortamda her harfi saniyenin bilmem kaçında bir zamanda yazabiliyoruz. Ancak kalem-kağıt buna kıyasla eziyetten öte bir şey değil. En başta yavaş ve rahatsız. Yakın gelecekte el yazısı-klavye ilişkisinin plak-MP3 rekabetindeki saflara benzeyeceğine eminim.

F klavye diye bir şeyle tanışmak

Gazeteciliğe adım attığım 1995 yılında F (Ef değil; Fe) klavye diye bir şeyle karşılaştım. Hayatımda gördüğüm en saçma şeylerden biriydi. Üstelik çaylak ayağına bütün pis işleri bana yaptırdıklarından günümün neredeyse tamamı zamana karşı yarışarak o hiçbir şey bilmediğim klavyede bir şeyler yazmayla geçiyordu.

Sonraları alıştım. Öyle ki klavyeye bile bakmadan 10 parmak yazabilir hale geldim. Evdeki Q klavyemi de değiştirdim. O zamandan beri F klavye kullanıyorum (iyidir-kötüdür tartışmasına burada girmeyeceğim; çok ayrı bir konu). Elbette artık neredeyse hiçbir cihaz F klavyeye sahip değil. Bu yüzden her sahip olduğum yeni cihazda ilk iş olarak sistem ayarlarına girip klavye düzenini F’ye çeviriyorum. Tuşlar Q düzeninde kalıyor ama zaten klavyeye bakmadığım için dert değil. Bilmeden başına oturanlar her bastığı tuştan başka bir karakter çıkınca afallıyor ama…

Bilgisayarda tercihim Apple’dan yana. Tasarımlarının özeni açısından tartışılacak bir tarafı sanıyorum yok. Özellikle klavyede. Steve Jobs’un 2006 yılında Macbook serisini çıkaracağı zaman komple transfer ettiği Sony Vaio ekibi ayrık, yüksek ve büyük tuşlu düzenle yeni bir endüstri standardını oluşturdu. Hatta çoğu kullanıcı bunun aslen bir Vaio tasarımı olduğunu unuttu bile.

Dizüstü bilgisayarım Macbook Air’de klavye adına yapabilecek bir şeyim yok; kendi (gayet memnun olduğum) klavyesini kullanıyorum. Ama iPad, iMac ve iPhone ve Android telefonlarımda birçok farklı klavye deneme fırsatım oldu. iMac’in kendi bluetooth destekli alüminyum klavyesi de kendi kulvarında bir sanat eseri sayılır (bir Tactus denemeden emin olamayacağım!). Ama 2 hafta önce bu fikrim biraz değişti. Buna birazdan geleceğiz.

Sanal klavye – fiziki klavye

Klavye uğruna en çok harcama yaptığım ürün iPad. Şarj ömrünün uzunluğu sebebiyle genellikle dışarı çıkarken yanıma dizüstü bilgisayar yerine iPad’imi alıyorum. Yazı ağırlıklı bir kullanımda fiziki klavye olmadan olmuyor. İşin garibi seneler sonra iOS ile desteklenen sanal F klavyesi hala hatalı dizilime sahip! Özetle, fiziki klavye şart…

Bu uğurdaki makul klavye arayışında epey zaman ve param gitti diyebilirim.

Geçen ay webde yeni bir iPad klavyesi için tarama yaparken karşıma Logitech’in güneş enerjili bir ürünü çıktı. Güneş enerji kısmı önemli çünkü benim gibi sürekli eli klavye-fare başında biri için şarj kablosu taşımak, biten pilleri değiştirmek, doldurmak bir süre sonra can sıkıcı bir ritüele dönüşüyor.

Logitech’in K760 kodlu klavyesi en azından bu derdi ortadan kaldırıyor gibi görünüyordu.

Aklımın bir kenarına yazdım ama deneme fırsatım olmadı. Uzunca bir süre Logitech’in iPad için tasarladığı ultra ince klavyesini (K760) kullandım. Bu ürün hem tasarım hem kullanım açısından neredeyse kusursuz. Tuşlar kullanışlı, basma hissi ve tepkileri etkileyici, şarj ömrü makul; en güzeliyse alabildiğine ince ve hafif. Bu kategorideki en iyi seçeneklerden biri diyebilirim.

Tek sorunu F klavye düzeninde W harfinin fn+/ tuş kombinasyonuyla çıkması. Diğer klavyelerde bu mesele QWERTY düzeninde Z tuşunun solunda kalan tuşla halloluyor. Alıştıktan sonra çok da dert olmadı açıkçası (gerçi ben ABD’den satın aldığım için böyle olabilir. Türkiye’de satılan örnekleri denemedim. Tecrübesi olan varsa yorumlarda yazsın).

Kullandığım bir diğer Logitech iPad klavyesi ise güneş enerjisiyle pilini dolduran Folio oldu. Güneş dediğime bakmayın, ampul ışığında bile şarj olabilme yeteneğine sahip.

Bu ürünün klavye tasarımı ve tuş hissi kullandıklarım içinde en iyisi. Ama ne yazık ki iPad gibi kibar bir cihazı kaba ve ağır bir netbook’a çeviriyor. Ürün (içindeki şarj edilebilir kalem piller yüzünden) hiç hafif sayılmaz. Tek başına güzel olabilir ama yukarıda değindiğim K760 sonrası gerçekten kullanımı özveri istiyor.

Ürünün malzeme kalitesi genel anlamda iyi. Kullanım tarzı da öyle. Ancak kullandığınız şeyin iPad dışında bir şeye dönüştüğünü de kabullenmek gerekiyor.

Logitech Folio’nun malzeme kalitesi genel anlamda iyi. Kullanım tarzı da öyle. Ancak kullandığınız şeyin iPad dışında bir şeye dönüştüğünü de kabullenmek gerekiyor (tıklayıp büyütebilirsiniz).

Ürünün yazma ve seyretme diye adlandırılan iki kullanım açısı var ama ben o seyretme açısını bir türlü sevemedim.

Bu açının bana sunduğu sadece boyun ağrısı oldu.

Bu açının bana sunduğu sadece boyun ağrısı oldu.

Bence her iki ihtiyaç için de yazma açısı çok daha ergonomik. Esas mesele olan tuş takımına da yakından bakalım (tıklayıp büyütebilirsiniz):

Logitech Folio klavye tuşları

Bir diğer sorunsa enerji panelinin kullanım sırasında alt yüzeyde kalması. Bu kullanım sırasında şarj olmasını engelliyor. Bu yüzden arada bir işi bırakıp, cihazı çevirip şarj olmasını beklemek zorunda kalıyorsunuz.

K760 ile tanışma ve ilk izlenimler

Arayışlarıma devam ederken Logitech yukarıda bahsettiğim K760 kodlu güneş enerjili klavyesinden bir örnek yolladı. Kutusunu açınca hakkında fikir yürütürken büyük bir hata yaptığımı fark ettim. Videosundan dolayı onu iPad için geliştirilmiş bir klavye olduğunu sanmıştım. Oysa K760 aslında tam boyutlu bir bilgisayar klavyesiydi.

Hatta biraz daha büyük bile diyebiliriz?

Hatta biraz daha büyük bile diyebiliriz?

Şu anda bu yazıyı yazmakta olduğum K760 aynen Folio gibi ampul dahil her türlü ışık kaynağıyla şarj olabiliyor. Bu açıdan bir bakıma şarjı hiç bitmiyor diyebiliriz. Apple’a özel geliştirildiği için fonksiyon tuşlarının üstünde yer alan özel sistem kısayolları eksiksiz. Benim test ettiğim örneğinde (tuşlar üstünde) Türkçe harfler yok (ama ona karşılık gelen tuşlar elbette var). Bu bir test ürünü olduğundan olabilir.

Tuşların büyüklüğü, dağılımı, hassasiyeti ve basma hissi neredeyse kusursuz. Gri yüzey alüminyum gibi gelse de aslında plastik. Açıkçası metalin soğuk yüzeyindense daha iyi bir his veriyor. (tıklayıp büyütebilirsiniz)

Tuşların büyüklüğü, dağılımı, hassasiyeti ve basma hissi neredeyse kusursuz. Gri yüzey alüminyum gibi gelse de aslında plastik. Açıkçası metalin soğuk yüzeyindense daha iyi bir his veriyor. (tıklayıp büyütebilirsiniz)

Ürünün en sevdiğim özelliği video da dikkatinizi çekmiş olduğunu düşündüğüm 3 cihaz tanımlayabilme durumu. Örneğin ben klavyeyi iMac, iPad ve HTC One telefonlarıma tanımladım. F1 tuşuna basınca bilgisayarda, F2 ile iPad’de, F3 ile Android telefonumda yazıyorum. İşin kötüsü fena halde alışkanlık yapıyor (HTC One‘ın 4,7 inçlik dev ekranına ragmen parmakla yazmaya çalışırken o ufacık tuşlarda yazmaktan çok düzeltmeyle zaman harcıyorum)

İyi bir klavye yazma hissini kesinlikle kamçılıyor. Elbette fırsat bulabilirseniz...

İyi bir klavye yazma hissini kesinlikle kamçılıyor. Elbette fırsat bulabilirseniz…

Bir diğer önemli ayrıntısı klavyenin bir açma-kapama düğmesi oluşu. Böylece aleti iPad ile kullanmak için yanınıza aldığınızda klavye tuşlarının (mesela çanta içinde) basılı kalarak şarjı tüketmesini engelleyebiliyorsunuz. Ama sanıyorum her şeye rağmen K760’ı sadece masamda kullanmaya ve iPad’im ile dışarı çıkarken Ultra Thin klavyeyi kullanmaya devam edeceğim.

90’lı yıllarda gazetenin teknik servis deposunda karşıma büyük bir tesadüf eseri klavye tarihinin gelmiş geçmiş en büyük efsanesi IBM Model M çıkmıştı. Klikli klavye denen olay büyük hastalıktır. Model M ise depomuzda tozlar içinde yatıyordu. Oradan heyecanla çıkarıp gazetedeki masama koyuşumu ve sonrasında yaşadığım heyecanı tarif etmem mümkün değil.

Özetle Logitech K760 bana iMac klavyesini bile unutturdu. Aklınızda bulunsun; bir yerlerde karşınıza çıkarsa kurcalayın derim. (Ama yine de bir Maximus, Tactus ya da Das Keyboard kullanmadan kesin kararımı vermeyeceğim!)

Konuyla ilgili diğer marka ve modellere dair tecrübeleriniz varsa yorumlarınızda paylaşmanızdan mutluluk duyarım.

Yaşasın yazmak :)

, , , , , , , , , , ,

28 Responses to Daha iyi bir klavye arayışında öğrendiklerim

  1. Hasan Yılmaz 30/06/2013 at 18:04 #

    Alienware laptopl’ların klaviye inanılmaz iyi hem dokunma hissi ve 2 tuş arasındaki mesafe olarak hemde hassasiyet ve led ışık olarak. Eğer harici olanları var mı bilmiyorum ama çıkarsa efsane olur

  2. Erhan AYDIN 30/06/2013 at 18:08 #

    Amirim logitech k360 almamalarını tavsiye ediyorum bende. 3 aydır kullanıyorum klavyeyi, resmen parmaklarımla dövüyorum zerre kadar yumuşama olmadı atıp yenisini alacağım o derece sinir olmaya başladım

  3. Osman 30/06/2013 at 18:26 #

    Amirim Logitech k400r modelini denediniz mi bilmiyorum ama mutlaka tavsiye ederim. Hem bilgisayarımda yazı yazarken hemde tabletimi alıp dışarıya çıkarken kullanıyorum. Touchpad üzerinde olduğu için misal tablet ile bir yazı yazarken araştırma yaptığımda evernote atmayı unuttuğum bir sayfayı tekrar açarken elime almak zorunda kalmıyorum. Tek sıkıntısı Wireless destekli olması yüzünden tablete geçerken tak çıkar derdi oluşu. Ama logitech klavye içinde alıcı için küçük bir bölme yaparak bu sorunu biraz gidermiş.

  4. wime77 30/06/2013 at 18:50 #

    Öğrenciler için kurşun kalem, yazar için dolma kalem veya daktilo şimdi klavye herşeydir.

    Uzun zaman PC kulllandıktan sonra MBP de ilk alıştığım ve sevdiğim klavyesi olmuştu. Doğrusu Apple ‘ın Vaio ekibini aldığını öğrendiğim iyi oldu. Ada klavenin Apple’ dan aldığını sanmıştım.

    IBM her konuda olduğu gibi keyboard konusunda iyi idi. Hantal görünümünün altında çok hassas tuşları yazarken güzel bir ritim tutan sesi ile gerçekten farklı ve keyifliydi.

    http://en.wikipedia.org/wiki/IBM_ThinkPad_Butterfly_keyboard
    http://www.youtube.com/watch?v=W_RQp2aoLDs
    Mühendislik harikasıdır. Çalışır durumda bir tanesine sahip olmak için çok uğraşmıştım.

    IBM ve birçok firma için klavye üreten firma http://www.keytronic.com/ ile çalışıyordu. Sanırım şuan Apple’ın da klavyelerini de üretiyor.

    İnsanoğlu önce herşeye bir düğme ve ışık koydu şimdi her yüzeyi ekran ve dokunulabilir yapıyor. Önce yazmayı unuttuk sonra basmayı unutucaz ve belkide sonra dokunmayı.

    Bakalım neler göreceğiz daha merakla yaşıyorum.

  5. Mert Bulan 30/06/2013 at 18:53 #

    Şarjı daha fazla gittiğinden dolayı dışarı çıkarken MacBook Air yerine iPad’i tercih ettiğinizi söylemişsiniz. Yeni çıkan MacBook Air modelleri 12 saate kadar pil ömrü sunuyor. Şuanki iPad’ten 2 saat daha fazla yani. Bu durumda nasıl bir tercih yapmayı düşünüyorsunuz?

    12 saat pil ömrüne sahip MacBook Air’ı mı alırsınız? (Ki bu durumda yanınızda iPad’teki gibi klavye taşıma zorunluluğunuz kalmayacak. Ayrıca 2 saat daha fazla kullanıma sahip olacaksınız.)

    Yoksa bu şekilde devam mı edersiniz?

    • MserdarK 30/06/2013 at 19:23 #

      iPad’in kullanım alanı daha fazla ve esnek olduğu için yine de onu tercih ederim sanıyorum. Her zaman yazı yazıyor değilim. Kimi zaman elime alıp bir şeyler okuduğum ya da webde gezindiğim de oluyor. Fiziki klavyeyle desteklenen tablet formu mobil kullanım için dizüstü bilgisayarlara göre her zaman daha avantajlı.

  6. Özgür Öztürk 30/06/2013 at 19:00 #

    Açıkçası surface rt + type cover ikilisini de ipad artı klavy ikilisinin yerine bir denemeni tavsiye edebilirim abi. Type cover beklentilerimin çok ötesinde bir ürün oldu. Bağımlılık yarattı.

  7. Mert Sarac 30/06/2013 at 19:24 #

    Tarafını Microsoft’tan seçmiş bir yazılımcı olarak ben de kendi görüşümü belirteyim: 90’ların ortalarındaki “klikli klavye”‘nin gürültülü olsa da işime keyif kattığını düşünüyorum. (bkz: klikli klavye) (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=H-WdHYoHEDk) İşlevselliğin güzel görünümden daha önemli olduğunu düşünen birisi olarak notebook tercihimi de çoğu insanın çirkin olarak nitelendirdiği Lenovo ThinkPad W530’dan yana kullandım. Üzerindeki mekanik (klikli) klavye IBM’in ergonomi ve rahatlık konusundaki tartışmasız üstünlüğünü halen koruyor. Masaüstü kullanımlarımda ise daha sessiz ve ergonomik bir tercihim oldu. Bu tercihim de Microsoft’un tasarımıyla hafiften soba üzerinde unutulmuş da erimeye başlamışken son anda kurtarılmış havası veren Sculpt Comfort Keyboard’u oldu. Mekanik olmayan, yumuşak basımlı bir klavyeye sahip. Fakat kullanım rahatlığı konusunda muhteşem.. Function Switch vb. güzel yönleriyle Windows kullananlar için bu kablosuz klavyeyi şiddetle tavsiye ederim :)

  8. Kemal 30/06/2013 at 21:33 #

    Serdar Abi Mac’inin klavyesi bluetooth destekli değil mi? Onu iPad’e tanıtıp kullanmayı denedin mi? (Denemişsindir diye düşündüm ama hiç bahsetmemişsin?)

  9. wolkanca 01/07/2013 at 02:41 #

    ben de çok fazla klavye kullandım ancak son bir yıldır daha az klavye kullandığımı farketttim, kablosuz her şeyle hatta web üzerinden bile kontrol edilebilen video playerların çıktığını düşünürsek( http://www.tvyo.com/video/kumanda-tanitim-videosu ) çok yakında ses/video yani parmaklar harici diğer organlarımızla :) yani ağzımız ve diğer haraketlerimizle şu anki klavye ile yaptıklarımızı yapacağız.

    açıkçası ipad’imle macbook’umu kontrol etmek ve sesimle google’da arama yapmak, el yazımla toplama çıkarma yapmak şimdiden çok hoşuma gidiyor.

    yazı için teşekkürler.

    yaşasın!

  10. TEKNOMANİ 01/07/2013 at 09:04 #

    Güzel bir yazı, teşekkürler… F Klavye için başta yazdığınız “gördüğüm en saçma şeylerden biriydi” kısmına takıldım. Şimdi tabii ki öyle düşünmediğinizden eminim. Ancak bilgisayar kullanıcılarımızın çoğu şu anda kullandıkları uyduruk “Türkçe-Q” klavye ile bilgisayara adım atıyorlar. Türkçe’ye daha uygun F-Klavye’yi görünce de aynen sizin başta düşündüklerinizi düşünüyorlar. Bilmedikleri şey ise, Q-Klavye’nin diziliminin dünyanın en saçma dizilimi olduğu :) Zamanında bu konuyu incelemiştim :

    http://www.teknomani.com/2010/12/bilgisayar-sacmalklar-q-klavye.html

    Saçma görülen şeyler ve daha doğru gibi gelen şeyler göreceli yani :) Keşke kullanıcılarımız F-klavyeyi daha ciddiye alsalar…

    Bu arada, çok eski bir bilgisayar kullanıcısı olarak hala klikli klavye üzerine tanımadığımı da belirteyim :)

    • MserdarK 01/07/2013 at 13:19 #

      Suşi denen şeyi ilk defa 1992 yılında Japonya’da yanında kaldığım ailenin ısrarıyla yedim. İlk tepkim “bir insan nasıl olur da bu kadar iğrenç bir şeyi yiyebilir?” olmuştu. Kusacaktım, kendimi zor tuttum. Bugün hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri.

      F klavyeyi 1994 yılında tanıdığımda ‘gördüğüm en saçma şey’ idi. Bugün (yazıda da değindiğim gibi) başına oturduğum her cihazda ayarladığım şey.

  11. Bir dost 02/07/2013 at 12:34 #

    F klavye duzeninde aksesuar bulmakta zorlananlar icin sticker satılıyor. En azindan denenebilir oldugunu dusuyorum.

  12. Kaan 02/07/2013 at 14:35 #

    Amirim ben araştırmalarım sonucunda üstte başka bir arkadaşın da tavsiye ettiği Microsoft Sculpt Comfort klavyeyi aldım. Gayet memnun kaldım. Çok ergonomik ve rahat çünkü deri yastıklı avuç içi (veya bilek) dayanağına sahip. Tuşlar kaliteli ve sağlam, on parmak yazmak için ideal.

    http://www.microsoft.com/hardware/tr-tr/p/sculpt-comfort-keyboard

  13. Hakan Cezayirli 02/07/2013 at 14:43 #

    Uzun senelerdir klavye arayışındayım bende. IBM Model M sonrasında denediğim veya satın aldığım bir çok klavye de mutsuz oldum. Özellikle oyun amaçlı üretilmiş klavyeler bilhassa mekanik olanların yazı yazarken çok konfor sağlamadıklarını gördüm. Razer gibi önemli bir markanın klavyelerinde bile yazı yazarken akıcılığa ulaşmak çok zor. Tuş yerleşimi ve özellikle de yükseklikleri dolayısıyla ben bir türlü rahat edemedim.

    Mutlu olduğum tek klavye SteelSeries firmasının 7G (6G de olabilir) modeliydi. Klasik tarzda bir mekanik klavyeyi oldukça büyük bir plastik şasi içerisine yerleştirmişler ve insanı gerçekten mutlu eden bir deneyim sunuyordu. Tek sıkıntısı Türkçe harf desteği olmaması. Bunu bir şekilde çözerim derken hayatımı değiştiren bir klavye denk geldi…

    Das Keyboard…

    Bir arkadaşım satın almış ve birkaç gün denemem için göndermiş. Kullanım deneyimi müthiş. Tam anlamı ile yazı yazmak için üretilmiş bir klavye. Yine Türkçe desteği yok ancak üzerinde harflerin olmadığı düz edisyonunu alıp alışma sürecinde tuşların üzerini etiketleyip kullanılabilir… Ben siparişimi verdim teslimatı bekliyorum.

    Das Keyboard markalı klavyelerin hem MAC hemde PC edisyonları var. Ayrıca küçük bir detay var çok hoşuma giden. Eğer Linux kullanıyorsanız minik penguenli tuşlarını da ekstradan satın alabiliyorsunuz. Son dönemlerde içimiz dışımız penguen oldu ama yine de sempatik bir fikir :)

    • MserdarK 03/07/2013 at 04:43 #

      Yazıda da değindiğim gibi Das Keyboard gerçekten tecrübe etmek istediğim bir model. En kısa zamanda izlenimleri okumak isterim.

      Güzel satırlara vesile olması dileklerimle…

    • wime77 12/07/2013 at 13:32 #

      Abi senin klavye dükkanda mı ? Denemek isterim.

  14. Serdar GÜNDÜZ 03/07/2013 at 22:52 #

    F (fe diye telaffuz edilir.) klavye bizim için en mantıklı tercihtir. Uluslararası yarışmalarda Türkçe’ye uygunluğu nedeniyle ödüllerimiz bile var.

  15. Batuhan 16/07/2013 at 16:41 #

    Bu da bir alternatif http://www.youtube.com/watch?v=bSNOAUExTsw

  16. Bora Yalçın (@borantula) 14/10/2013 at 00:12 #

    plastiği aluminyumu bir yana tahta klavye ve trackpad süslüyor rüyalarımı http://oreedesign.com/products/oree-board

  17. Mehmet Soysert 29/10/2013 at 12:55 #

    Benim sizin kadar büyük bir geçmişim olmadı ama alıp kullandığım ve memnun kaldığım bir ürün var sizinle paylaşmak isterim uygun görürseniz. http://www.fonefon.com/?urun-228-ipad-klavye-koruyucu-kapak

  18. Taner 03/06/2014 at 15:31 #

    Merhaba güzel bir yazı olmuş,

    ben de okulda öğrettikleri f klavye derslerinde bu dersten sadece geçmek için çalışmıştım ama şü anda okulda öğrendiklerimden en çok ve hatta tek kullandığım şey olduğunu söyleye bilirim.

    Tüm Arkadaşlara tavsiyem F klavye de diretsinler zira bizim dilimize en uygunu bu.

    Gelelim Mac ve F klavye ye, yeni bir MacBook Air kullanıcısı olarak Q TR klavyemi tüşları arama gereği düymadığımdan F’e çevirdim. Birde ne göreyim. W tüşü < tuşunun olduğu yerde ve X Q gibi tüşlar * cd – yerinde. Appel'da ku bu durum beni yoruyor. Gerçi alışırım ama neden bir standartı yok bunun?

    Hoşça kalın

  19. Erkan Kara 23/05/2015 at 12:03 #

    Android için Bluetooth Q klavyeyi F klavyeye dönüştüren bir uygulama var mı?

  20. Milli Piyango 12/05/2016 at 14:15 #

    Çok geriye gitmeye gerek yok aslında.
    Bir soru bizi gerçek sonuca ulaştıracaktır.
    Herşey matbaanın yaygınlaşması ile başladı.
    Eli kalem tutan hattatlar hem ilim hemde üretim yapardı. Yazdığı kitabı elle yazdığı için anlardı. Şimdi kitabı matbaa basıyor anlıyor mu? Hayır.
    Kitap çoğaltma işi de elle yapıldığı için akıl süzgecinden geçerdi.
    Sonra bilgi çoğaldı. Bilgisayar çıktı. İnsan aklında bilgi tutamaz oldu salaklaştı.
    Bilgisayar kullanmak için bir de klavye icat edilmesi gerekti edildi.
    Önce insan anlamayı sonra elle yazmayı unuttu.
    Öncelikle akıl ve insan gelişimi dikkate alındıktan sonra elbette kullanılmasına karşı değiliz. Üretime de karşı olamayız.
    Yoksa sen …… Misin? Diyerek insanın üstüne çullanması bu işlerin sonucudur.
    İşin özü bilim değil ilimdir.
    İnsana faydası olmayan bilim zarardan başka birşey getirmez.

    Konu klavye olunca bağrı yanık gibi yazılır elbet.

  21. Hop didi 14/05/2016 at 10:07 #

    Suskunluğum asaletimden:
    Çok geriye gitmeye gerek yok aslında.
    Bir soru bizi gerçek sonuca ulaştıracaktır.
    Herşey matbaanın yaygınlaşması ile başladı.
    Eli kalem tutan hattatlar hem ilim hemde üretim yapardı. Yazdığı kitabı elle yazdığı için anlardı. Şimdi kitabı matbaa basıyor anlıyor mu? Hayır.
    Kitap çoğaltma işi de elle yapıldığı için akıl süzgecinden geçerdi.
    Sonra bilgi çoğaldı. Bilgisayar çıktı. İnsan aklında bilgi tutamaz oldu eseriklendi.
    Bilgisayar kullanmak için bir de klavye icat edilmesi gerekti edildi.
    Önce insan anlamayı sonra elle yazmayı unuttu.
    Öncelikle akıl ve insan gelişimi dikkate alındıktan sonra elbette kullanılmasına karşı değiliz. Üretime de karşı olamayız.
    Yoksa sen …… Misin? Diyerek insanın üstüne çullanması bu işlerin sonucudur.
    İşin özü bilim değil ilimdir.
    İnsana faydası olmayan bilim zarardan başka birşey getirmez.

    Konu klavye olunca bağrı yanık gibi yazılır elbet.

  22. Ömer narcıoğlu 08/07/2016 at 14:10 #

    microsoft sculpt comfort klavyesinden bir tane temin ettim.
    Sürekli yazı çizi işleri ile uğraşanlar için dizayn çok mükemmel.
    Dizaynın yanında klavye ölçüleri, tuşların arasındaki boşluklar, dizilim gibi
    bir çok ayrıntı kullanıcı deneyimini etkiliyor.
    Adını yazmayım meşhur bir mağazadan internette satış fiyatının biraz üzerinde bir
    fiyata aldım.
    Kısa bir kullanım deneyimi ardından izlenimlerimi yazacak olursam.
    Küçük bir ayrıntı var onu en sona bırakacağım esas bu klavyenin en büyük hatası buradadır.
    Parmakların oturuşu mükemmel, tuşlara ulaşım mükemmel,
    On parmak hastalarının başladıktan sonra kesinlikle bırakamayacağı bir klavye olduğunu düşünüyorum. Yazdığım bir yazıda 1-2 hata olabilirken bu klavye ile yazım hataları hiç olmuyor.
    Tuşlar arası boşluğun çok iyi ayarlanmış olmasından kaynaklanıyor olsa gerek.
    Bu yazıyı bile hiç sil geri yaz yapmadan direkt yazarak hiç hata yapmadan yazdım.

    Klavyenin sağ üst köşesindeki fonksiyon swich çok iyi düşünülmüş. Bu şekilde düğmeli klavyelere başlangıç olmuş. ctrl ve diğer fonksiyon tuşlarını kullanmadan bu swich i maviye getirdiğinizde mavi düğmelerin hepsi çalışıyor. Çok harika olmuş.
    Tuşların vuruş kalitesi ise hepsi aynı kalitede değil.
    En mükemmel vuruş ara tuşunda, sonra harfler. en berbatı numara tuşları çok kalitesiz olmuş.

    Malzeme kalitesi açısından biraz daha iyileştirildiği takdirde tüketim ömrü boyunca kullanılabilecek bir klavyedir. Malzeme kalitesi açısından şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün.
    logitech kullandım onun düğmeleri vuruş hissi güzel.
    Fakat kasası zayıf. Klavye boyutları en-boy çok kısa, bu da logitech dezavantajları arasında.
    Klavye kullanım alanının yanında pil yeri yapmışlar bir şey değdiğinde hemen yerinden çıkıyor kanser ediyor hayatım onu takip etmekle geçti.

    sculpt da güzel düşünülmüş bir bileklik eklenmiş, fonksiyonlu bir şey kullanıcıya ben sana değer veriyorum hissi uyandırıyor.
    klipsi var çekiyorsun demirli mandallı birşeyler falan vav diyorsun sonra.

    Bu aparatı çıkardıktan sonra klavyenin konsepti bozuluyor tadı kaçıyor şekersiz çay gibi.
    Kullandığım diğer klavyelerin hepsinde bu aparat fazlalık olmuştur.
    A4 te bu aparatlar hiçbir işe yaramaz düşünülmeden öylesine konulmuştur.
    Mevsimlerin etkisinden mi yoksa yaşlılıktan mı bilinmez bilekler uzun süre ahşaba temas ettiğinde bileklerde sızlama yapabiliyor, kışın ise o sızı dayanılmaz oluyor.
    Klavyenin yanında bilek destekli birde pad aldım ki mükemmel markasını yazmayım reklam olmasın.

    Bir yenilik yaparak ara tuşunu ikiye bölmüşler, sordum bölüpte ne yapmış diyerek.
    sürekli yazı yazanlar için ayarlanmış. Klavye tak kullan tarzı.
    Microsoft yazılımlarında tak çalıştır bütün fonksiyonları tanıyor. Diğerlerini bilmem sonra başıma ekşimeyin.
    İki düğmeye birden 3 sn. basılı tuttuktan sonra bir tane lambası var zaten o yanıp sönüyor.
    Bu düğmelerden soldaki backspace yani geri boşluk türkçesi silme. ingiliççemde kötü.
    Sağdaki ise normal boşluk düğmesi olarak kullanılıyor.

    Şimdi gelelim bu klavyenin en büyük hatasına. Üretim hatası diyebiliriz. Dizayn hatası diyebiliriz.
    İsteyen buradan ekmek bile çıkar git dava aç tazminat alırsın yeminle.

    Daktilo eğitimi veren bütün kurumlar ve hocalar boşluk tuşunun vurulması gereken parmak olarak sol el baş parmağı öğretirler. Madem bu klavyede amacımız on parmak FE klavye yazmak kuralını bilelim arkadaş .
    Sol tarafa konulan düğmeyi silme fonksiyonuna getirdiğinizde bastığınız zaman boşluk vermesi gerekirken silme işlemini yapıyor.
    Yani tuşların yeri yanlış olmuş.
    Sağ taraftaki düğme silme düğmesi olması gerekir.
    Ben on parmak yazmam bana her yol uyar dersen sana sıkıntı yok.

    Gerçekten iyi düşünülmüş bir fikir. on parmak yazan elini silmeye uzattığında yeniden dönmesi zaman alıyor ve tekrar yerine gelirken yanlış yere konması durumunda daha sıkıntılı oluyor vs.
    uzun mevzu kanser eder özetle.

    Tavsiye olarak ara tuşunun dizilimi orijinalin tam tersi olmalı birde soldaki düğme 1 cm daha büyük olmalıdır.

    Ömürlü kullanımı olarak dizayn edildiği için malzeme kalitesi vasat.

    Bu olumsuzlukları giderildiği takdirde işi yazı olan kullanıcılar için ideal bir klavyedir.
    Klavyede yazım tadı güzel olduğu için biraz uzattım.

    Teşekkürler.

  23. muratokumus 13/11/2016 at 22:03 #

    Merhaba, acaba yazar an itibariyle ” (Ama yine de bir Maximus, Tactus ya da Das Keyboard kullanmadan kesin kararımı vermeyeceğim!) ” bunları tecrübe edebildi mi merak ettim :) klavye arayışındayken bu yazı geldi aklıma tekrar.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Haftanın Özeti: 34 - Dünya Halleri - 21/02/2016

    […] büyük bir bölümü okuyarak ve yazarak geçiyor. Dolayısıyla klavyeler takıntılı olduğum bir konu. Tuşlarının her biri elektronik ekrandan oluşan Optimus Tactus‘un araladığı […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim