Çanak çömlek patladı

Yapay zeka sektörünün öncü girişimi Anthropic’in “Mythos” kodlu yeni dil modeli, ABD hükümetinin talebiyle ABD vatandaşı olmayanlara yasaklandı. Bu beklenmedik gelişme dijital egemenlik ve bağımlılık kavramlarını yeniden gündeme taşıdı.

“Siyasi, askeri ve iktisadi gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin yapay zeka (YZ) vizyonunu ve eylem planının tanıtıldığı bu haftaki toplantıda durumu böyle özetliyordu. Aynı etkinlikte Baykar adına konuşan CEO Selçuk Bayraktar ise “modern firavunlar” ve “tekno-kapitalist küresel tahakküm” diye adlandırdığı teknoloji şirketlerini veriyi tekelleştirerek zihinleri esir almakla ve ulusal egemenliği zayıflatmakla itham ediyordu.

Türkiye’nin “dış mihrak” muamelesiyle tehdit ve tedbir eksenine oturttuğu ulusal YZ stratejisi, tavuklara kayyım atanmasının ve milli takımımızın 24 yıl sonra sahaya çıktığı ilk Dünya Kupası maçındaki mağlubiyetinin gölgesinde kaldı. Oysa aynı günlerde dış dünya da YZ tartışıyordu.

2021’de ChatGPT’nin yaratıcısı OpenAI’dan ayrılıp “Anthropic” şirketini kuran Dario Amodei, “Claude” adlı ürünüyle özellikle yazılım (kodlama) alanında kısa sürede jenerik markaya dönüştü. 2025 yılında geliştirmeye başlayıp, geçtiğimiz Mart ayında tamamladığı “Mythos” kodlu yeni YZ modeli ile yerini daha da sağlamlaştırmayı hedefliyordu. Bu ürün, 1 trilyon dolara yakın değerlemeyle halka açılmaya hazırlanan şirketin en büyük kozu olacaktı.

Zeka kilit tutmadı

Gelgelelim Mythos o kadar gelişmişti ki, kapalı devre testler sırasında dahi onlarca yıl boyu hiçbir yazılımcının farketmediği güvenlik açıklarını bulmuş ve erişebildiği sistemleri ele geçirmişti. Tehlikeyi fark eden Anthropic ekibi cini şişeden çıkarmadan Mythos’un lansmanını erteledi. Onu öncelikle kritik sistemleri geliştiren 100 kadar şirkete açmaya karar verdi.

Aylar süren bu cephe güçlendirme dönemi 9 Haziran’da sona erdi ve Anthropic, Mythos’u geçtiğimiz hafta “Claude Fable 5” ve “Claude Mythos 5” adlı iki farklı seçenekle genel kullanıma sundu (PDF).

“Claude Fable 5” dişleri ve pençeleri sökülmüş bir yırtıcıyı andırıyordu. Süper güçleri kırpılmış olmakla birlikte, bazı hassas konularda kullanılmak istendiğinde her ihtimale karşı çaktırmadan bir alt seviyedeki “Opus 4,8” modeline geçiyordu. Kısa sürede fark edilen bu kurnazlık, engeli aşmak isteyenleri mıknatıs gibi kendine çekti. Saldırı amaçlı da kullanılabilen kısıtsız sürüm “Claude Mythos 5” ise az sayıdaki şirkete has bir ayrıcalık olarak kalmaya devam etti.

Birkaç gün öncesine dek.

Pliny” kod adlı yazılmıcı, ilk kez OpenAI’ın 2024 yılında tanıttığı CPT-4o modelinin kısıtlamalarını kaldırarak gündeme gelmişti. Geçtiğimiz hafta Mythos’un güvenlik engellerini aşarak, çok daha görkemli bir dönüş yaptı. 120 bin karakterlik komut setiyle gerçekleşen eylem, bu sayede dünyanın en gelişmiş ve en tehlikeli YZ sistemini vahşi doğaya saldı.

Olayın üstünden 3 gün geçmişti ki ABD Ticaret Bakanlığı “ulusal güvenlik” gerekçeli bir talimatla Mythos’un ABD dışındaki kişi ve kurumlarca kullanımının engellenmesini istedi. Bakanlığın talebi ABD sınırları içindeki yabancıları da kapsıyordu. Yani ABD vatandaşı olmayan Anthropic çalışanları dahi Mythos’u kullanamayacaktı.

Ürettiği YZ modellerinin iç istihbarat ve askeri operasyon için kullanılmasına karşı çıktığı için ABD Savunma Bakanlığı tarafından “tedarik zinciri riski” ilan edilerek bir tür kara listeye alınan Anthropic, Ticaret Bakanlığı ile yeni bir cephe açmak istemediğinden olsa gerek; kararı derhal uyguladı. Ancak bu adım çok daha büyük ölçekli bir kriz yarattı.

Yapay gücün doğumu

Kanada Başbakanı Mark Carney, bu gelişmeyi tüm dünyanın ABD teknolojilerine ne kadar bağımlı hale geldiğini gösteren bir fırsat olarak değerlendirdi. Geçtiğimiz haftaya dek Avrupa Birliği’ni ABD kökenli teknoloji çözümlerinden arındırma projesini yürüten Avrupa Komisyonu’nun Sözcüsü Thomas Regnier ise bu tip tedbirlerde ABD’nin müttefiklerini kapsam dışı bırakması gerektiğini söyledi.

ABD hükümetinin bu hamlesi, Türkiye dahil pek çok ülkede artan sıklıkla dile getirilen “dijital egemenlik” kavramının ne kadar kritik olduğunu hatırlatan bir erken uyarıydı. Sayısı binlerle ifade edilen YZ hizmetlerinin neredeyse tamamının esasen ABD merkezli birkaç yazılım ve donanım şirketinin insafına ve icazetine bağlı olduğunu gösterdi. Bunun önümüzdeki dönemdeki en muhtemel etkisi, hem kamu hizmetlerinde hem de özel şirketlerde yerel ve mümkünse yerli seçeneklerin yükselişi olacak. Açık kaynaklı mevcut alternatifler düşünüldüğünde bu hala mümkün. Fakat rekabet edebilmek hiç de kolay değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, YZ Vizyonu toplantısında Türkiye’nin bu alana 10 milyar dolar kaynak ayrılacağını duyurdu. Google’ın çatı şirketi Alphabet’in bu ay tek başına yapacağını duyurduğu yatırım miktarıysa 80 milyar dolar. Yatırım Bankası Goldman Sachs’ın 2031 yılına dek küresel ölçekte öngördüğü toplam YZ yatırım miktarı 7,6 trilyon dolara ulaşıyor.

Eşitsizliklerle dolu bu rekabeti dengelemenin en “ekonomik” yolu hükümetler ile teknoloji şirketlerinin uzlaşması. İlk girişim bu hafta Fransa’da toplanan “G7 Zirvesi” kapsamında yaşandı. Dünyanın en büyük (demokratik) ekonomilerinin liderlerini bir araya getiren toplantıya bu yıl ilk defa 3 şirket yöneticisi de davet edildi. OpenAI, Google DeepMind ve Anthropic şirketlerinin CEO’ları.

Diplomasi, sert ve yumuşak güçlere aşinaydı. Belli ki artık “yapay güç” diye bir şey de var. Zekası da pek yerinde.

(12 Haziran 2026 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.446 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir