Tag Archives | matrix

Haftanın Özeti: 22

Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Muhtemelen hayatımın en yoğun ve yorucu haftalarından biriydi. Bir dizi toplantı, Ankara, Van, İstanbul ve Antalya’da 4 ayrı konuşma, üniversitede ders, havaalanları, oteller, taksiler ve sayısız aksilik…

Peki bunlar haftanın özeti için engel mi? Elbette değil! Ama bu haftayı atlamayı düşünmedim dersem yalan olur. Haydi başlayalım.

Genel Gündem

  • Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye’de medyaya özel bir rapor yayımladı. ‘Demokrasi Tehlikede’ başlıklı araştırmada medyaya yönelik baskıların 2007’den bugüne seyri yer alıyor.
  • Sınavlar, özel dersler, dershaneler meğer hep hikayeymiş. Memlekette torpilin yeterse Robert Kolej’e bile yazılabiliyormuşsun.
  • Türkiye’nin en çok tartışılan düzenlemelerinden birine dönüşen ‘İç Güvenlik Paketi‘ bir geceyarısı usulca yasalaştı.

meclis-kavga

  • Apple CEO’su Tim Cook (şu an için) 800 milyon dolar olduğu tahmin edilen servetini hayır kurumlarına bağışlayacağını açıkladı.
  • Çinli video sitesi Letv‘nin sahibi Jia Yueting, ülkesinin en popüler sosyal ağındaki profilinde Apple’ı Almanya’nın eski liderlerinden Adolf Hitler’e benzeten görseller paylaştı. ‘Özgürlük kibire karşı’ mottolu protestosunda Yueting Apple’ı kapalı sistemiyle inovasyonu kısıtlamakla suçladı.

apple-hitler

  • Dünyanın en büyük ve güvenilir (Alman) havayolu şirketlerinden Lufthansa’ya bağlı Germanwings‘e ait Barcelona-Düsseldorf seferini yapan uçak bu hafta Fransa’da Alp Dağları’na çakıldı. Yapılan araştırmada 150 kişiye mezar olan uçağın teknik sebeplerle değil, ağır depresyondaki Yardımıcı Pilot Andreas Lubit tarafından kasten düşürüldüğü ortaya çıktı. Kokpitte kimsenin hiçbir durumda yalnız kalmaması tartışmaları bir yana (şimdiye kadar her bahsi geçtiğinde pilot sendikaları tarafından bastırılan) bir konu yeniden gündeme geldi: robot pilotlar. Bir diğer tartışmaysa modern uçakların fazlasıyla otomatik olması sebebiyle pilotların yeteneklerinin körelmesi üstüne dönüyor.

robot_vintage_5

Continue Reading →

Bu yazıya 27 yorum yapıldı.

Sanal dünyanın gerçekliği içinde esnemek

Dün gece Sosyal Medya‘da konuklarım Bülent Somay, Başak Temel ve Levent Pekcan‘dı. Konumuz ise sanallık ve gerçeklik kavramıydı. Çok duyduğumuz, ne olduğuna dair çok fikrimiz olduğunu sandığımız bu kavramlara teknik ve felsefi yönleriyle baktık. Bence 116 bölümü geride bırakan Sosyal Medya program tarihinin en dolu, en ilginç fikirlere sahne olan bölümlerinden biriydi.

Sosyal Medya 116Twitter’da değil ama Facebook ve sözlüklerdeki yansımalarına bakarsak -en azından bizim yorum yapmaya eğilimli izleyici kitlemiz- pek yüz vermedi bu konulara. Olsun. Bu konunun televizyonda konuşulmuş olmasından bile fazlasıyla memnunum. İzleyici koltuğunda tespit yapmak kolay ama televizyon dediğimiz mekanizmada gelenekseliğin biraz ötesinde sohbet etmek bile artık ‘sıradışı’ ne yazık ki.

Sosyal Medya programı hakkında ayrıca bir yazı düşünüyorum ama bahsi açmışken esas meseleye girmeden bir geniş parantez daha açayım.

Sosyal Medya bir sohbet programı. Ürün incelemesi, web site tanıtımı, girişimci destekleme veya bunlar gibi hiçbir misyonu yok. Derdimizin özü medya dünyasının ‘en köklü ve yaygın tek yönlü mecrası’ televizyonda sosyal medya araçları kullanarak olabildiğince izleyicileriyle etkileşim kurabilen bir sohbet programı yapmak.

Kimi zaman konuları sosyal medyaya dair esnettiğimiz oluyor elbette ama asıl amaç sosyal medya muhabbeti yapmak değil. Yine de şu ana kadar sosyal medyaya dair pek üstünde durulmayan pek çok site, hizmet ve felsefik / sosyolojik / antropolojik yansımalara da ziyadesiyle baktık.

Bu böbürlenme kısmını başka bir yazıda yapacağım; burada kesiyorum.

Dün geceki programda konuştuğumuz konuların ana başlıklarını bir de burada ele alalım istedim. Amacım biraz da sizi de biraz düşünmeye davet edip, fikirlerinizi öğrenmek. Başlayalım:

  • Sanal kavramı özünde ‘sanmak’ eyleminden besleniyor. Yani aslında var olan (belki de olmayan) ancak bizim varmışçasına; yani gerçek kabul ettiğimiz, hissettiğimiz, sandığımız şeyleri anlatıyor. Yani çoğunun kafasında canlanan ‘siber‘ (cyber) kavramından farklı.
  • Buradan yola çıkarsak sanallığın içinde steril bir algıyı varsayıyoruz. Daha da ötesi her ayrıntısıyla etrafımızı kuşatan unvan, itibar, şan, şöhret, kariyer, cinsiyet, milliyet, aidiyet, taraftarlık gibi pek çok fiziki duvarın göğüs gerebileceği apayrı bir evren ve bileşenlerden söz ediyoruz.

Program boyu sorguladığımız da tam buydu işte: sanal dediğimiz şey gerçekten sanal mı, gerçek mi? Örneklerle somutlaştıralım:

Continue Reading →

Bu yazıya 20 yorum yapıldı.