Tag Archives | ibeacon

Haftanın Özeti: 38

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Geçen haftaki hatırlatmamı yinelemek isterim: İnternetin 512kbps hızında olduğu (yarım megabit de diyebiliriz) ve paylaşıldığı bir ortamda tatildeyim. Dolayısıyla gündemi hem kafa hem de teknik olarak ‘düşük randımanlı’ takipteyim. Birkaç hafta daha bu ayarda devam edeceğim.

Hepinize iyi bayramlar, iyi dinlenmeler.

Genel Gündem

  • Uyuşturucu baronlarıyla az-çok bilgisi olan için Pablo Escobar ismi kesinlikle yabancı değildir (bilenin de unutması mümkün değildir). Latin Amerika’nın -ve aslında yerkürenin- Escobar sonrası en büyük uyuşturucu baronu olarak kabul edilen El Chapo (bodur) lakaplı Joaquín Guzmán Loera (60), mahkum olduğu Meksika’nın en güvenli hapishanesinden kazdırdığı tünelle firar ederek bir kere daha sırra kadem bastı. 1,5 kilometreye yakın akılalmaz tünel için çıkartılan tonlarca hafriyatın nasıl olup da kimsenin dikkatini çekmediğiyse merak konusu. Aşağıda hücresinin güvenlik kamerasından kaçış anını izleyebilirsiniz.

  • Avustralya’da tehlikeli koşullarda çektiği fotoğraflarla Örümcek Adam olarak nam salan fotoğrafçı Instagram’da kullandığı cihazları paylaşınca hapse atıldı! 24 yaşındaki Bryce Wilson’ın kullandığı 15 bin Avustralya dolarlık setinin bir başka fotoğrafçının evinden çalındığı ortaya çıktı.

2A226F1800000578-3153049-image-a-31_1436334859307

  • Tenis ile pek ilgili değilim ama izlediğim birkaç maç bana fazlasıyla sıkıcı geldi. Ses çıkartmak yasak, oturmak-kalkmak yasak, fotoğraf çekmek yasak, sadece sayı-servis arası ne yaparsan yap ya da set arasını bekle. Seyircinin bu kadar gereksiz bir ayrıntı olduğu spor dalı bana fazlasıyla garip geldi. Televizyondan izlemek çok çok daha keyifli (aynen golf ve Formula gibi). New York Times gazetesiyse çok farklı bir yanına değinmiş. Tenisle ilgili olan-olmayan herkesin ilgisini çekeceğine eminim. Servis kullanırken rakibin karşılamak zorunda olduğu topların inanılmaz sürati. Şuradaki videoyu izleyin lütfen.

Continue Reading →

Bu yazıya 25 yorum yapıldı.

NFC ile akıllı yaşam senaryoları

NFC terimi mutlaka kulağınıza çalınmış olmalı. Tam açılımı Near Field Communication. Türkçeye Yakın Alan İletişimi olarak çevirebiliriz (en azından ben senelerdir öyle yazıyorum). Adından da anlayacağınız üzere birbirine yakın cihazların kendi aralarında (radyo dalgaları üstünden) iletişim kurmasını sağlıyor.

Meraklısına: Nedir bu NFC?

NFC hayatımıza ilk adımını IBM’in ARGE bölümünden ayrılıp Proximity Devices adlı şirketi kuran Charles Walton’ın 1983 yılında aldığı bir patentle attı.

2002 yılında Sony ve Philips bu yapıyı kendi ürünlerinde kullanmak üzere anlaştı. 2004’te aralarına Nokia da katıldı. 2006’da standartları belirlendi. Nihayetinde bir ürün olarak hayatımıza ilk olarak 2006 yılında Nokia’nın 6131 modeliyle girdi.

Bir dönem böyle bir şeyler vardı. Hatırlayan var mı?

Bir dönem böyle bir şeyler vardı. Hatırlayan var mı?

Bu kısa tarihçeden göreceğiniz gibi ‘teknoloji dünyası hızla ilerliyor’ kalıbı çoğu zaman bir hurafeden öte değil. NFC’nin miladını Walton’ın patentinden başlatsak 23; Philips ve Sony’nin işbirliğine bağlasak 19 yıllık bir olgunlaşma döneminden bahsediyoruz.

Kağıt üstünde birçok kullanım alanı yaratacak, epey işe yarayacak gibi görünen bu yapı nedense bir türlü yaygınlaşamadı (aynen QR kod gibi).

Ortak bir standartta anlaşıp onun üstüne dev bir ekosistem geliştirmek yerine kendine güvenen her oluşum kendi benzer standardının üstüne gitti. Her biri farklı yetenekler ve kullanım amaçlarına sahip olsa da RFID, Bluetooth, iBeacon, Zigbee, Rubee gibi pek çok emsal hem üreticilerin hem de tüketicilerin kafasını allak bullak etti, ediyor (bu standartların hepsi aslında bir yazıyı hak ediyor, belki ileride bakarız).

NFC’nin ‘near’ detayı önemli çünkü iletişim için gerçekten çok yakın olmak gerekiyor (maksimum menzili 20 santimetre). İletişim kapasitesi de yüksek değil. Bu yüzden veri transferinden çok bir olayı tetiklemek için kullanılıyor.

Türkiye’deki en popüler kullanım alanı otoyol gişe geçiş sistemleri (OGS, KGS, HGS), yeni nesil pasaportlar ve temassız kredi kartları oldu (İstanbullular için İstanbul Kart‘ı da unutmayalım).

Trafiğe bir hayrı olmasa da NFC'nin en popüler kullanım alanlarından birisi araç geçiş sistemleri.

Trafiğe bir hayrı olmasa da NFC’nin en popüler kullanım alanlarından birisi araç geçiş sistemleri.

Continue Reading →

Bu yazıya 40 yorum yapıldı.