Tag Archives | al pacino

Haftanın Özeti: 21

Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Genel Gündem

  • Bu hafta dünyanın en büyük motosiklet koleksiyonlarından biri düzenlenen müzayedeyle satıldı. E.J. Cole adlı bir tutkunun 50 yıl boyunca oluşturduğu bu inanılmaz koleksiyon 1900’lü yıllardan bugüne bütün Amerikan markalarına ait en seçme makineleri kapsıyordu. Aralarında 1 milyon dolardan açık arttırmaya çıkan 1907 model Harley Davidson da vardı. Benim favorim 1930 model Indian 402 oldu.

  • Güney Afrika’da yaşayan Georgina Harwood bu hafta 100 yaşına girdi. Siz yüzüncü yaşgününüzde ne yapmayı planlıyorsunuz bilmiyorum ama kendisi doğumgününü torunuyla beraber en umulmadık  şekilde kutladı. Şampanyasını yudumlarkenki sükunetine de ayrıca hasta oldum :)

  • Konferans tutkunlarının hac farizesi TED’in 2015 ayağı bu hafta gerçekleştirildi. 8.500 dolardan başlayan bilet parasını verenler yerinde izledi. Biz veremeyenler ise internetten takip ediyoruz. Konuşmacı listesinde adını okuduğumda en şaşırdığım ve içeriğini merakla beklediğim isim meşhur skandalın kahramanı Monica Lewinsky olmuştu (ABD Başkanlığı döneminde Bill Clinton Beyaz Saray’da stajyer olarak çalışan Lewinsky ile aşk yaşamış, Oval Ofis’te cinsel ilişkiye girmiş ve olay ortaya çıkınca kamera karşısında inkar etmiş, fakat deliller ortaya çıkınca itiraf etmek ve özür dilemek zorunda kalmıştı. Siyaset tarihinin tartışmasız en büyük skandallarından biriydi). Lewinsky TED konuşmasında internetin erken dönemlerinde yaşanan bu olay sürecindeki çaresizliğini ve göğüslemek zorunda kaldığı baskı ve şiddeti anlattı (Monica Lewinsky bu olayı bugün; yani sosyal medya çağında yaşamadığı için dua etmeli).

Toplumsal aşağılama bir ürüne , utanç ise endüstriye dönüşmüş. Para birimi de tıklamalar.

  • Pek de kısa sayılmayacak bir süre yaşama fırsatı bulduğum Japonya’da türlü çeşit garipliklerle karşılaşmıştım. Ama yüksek kiralar yüzünden internet kafelerde yaşayanlar kesinlikle örneğine rastladığım bir şey değildi (Türkiye’de de bu tip kişiler var fakat onlar daha çok ‘bağımlı’ kategorisinde. Bir örneğiyle epey garip ve komik anılarımı başka bir vesileyle paylaşırım). Buyrun insanlık dışı -stresli- çalışma şartlarından usanarak tam zamanlı işini bırakan Japonların alternatif yaşamları:

  • Belgeseller hoşunuza gidiyorsa alın size bir cennet.
  • Finlandiya, vatandaşlarına kestiği cezalarda adil olabilmek adına bedelleri kişilerin gelir düzeyine göre belirliyor. Az kazanana az, çok kazanana çok ceza kesiyor. Böylece herkesin canı eşit oranda yanıyor . Son güncel örnek işadamı Reima Kuisla oldu. Saatte 80 km hız sınırına sahip yolda 103 km yaparken yakalanan Kuisla’ya tam 54 bin euro  ceza kesildi! Yine de şanslı çünkü 50 km limite sahip yolda 75km hız yaptığı için Nokia’nın eski Başkan Yardımcısı Anssi Vanjoki 116 bin euro  ceza ödemişti.
  • Anketleri sosyal çağa uyarlayan Poltio, sora sora Türkiye’nin ilişki haritasını çıkarmış. Birkaçına göz atalım.

Türkiye İlişki Haritası

Picture 1 of 4

  • (Olan için) sünnet en travmatik anlara ve anılara ev sahipliği eder. Hakkındaki tartışmalar hala sürüyor. Dinen farz mıdır (yoksa adı üstünde ‘sünnet‘ midir), sağlıklı mıdır, gerekli midir… ABD’de ciddi bir sünnet karşıtı cephe var ve güncel bir tartışma vesilesiyle sesleri giderek yükseliyor. Konuyla ilgili (Türkçe) farklı bakış açılarını merak edenler için bir kitap tavsiyesi yapayım: Oldu da bitti maşallah / Kaan Göktaş (Elektronik sürümü: #DirenPipi). Sorgulayıp araştırmak ne kadar zahmetli ve tehlikeliyse, sorgulamadan kabullenmek o kadar kolay ve ’emniyetli’.

Chase-Hironimus-Anti-Circumcision-Movement-Memes-Comp12515250398

Continue Reading →

Bu yazıya 24 yorum yapıldı.

Küçük adam olmak

İlkokul yıllarında yaz tatilimin bir bölümü dedemlerin şehrinde geçerdi. Onlarla olmak mı, evden uzak olmak mı yoksa farklı bir ortamda bulunmak mıydı orijinal olan bilmiyorum ama benim için çok keyifli günlerdi onlar.

Giderken bavuluma doldurduğum kitapları bir çırpıda bitirdiğimden dedemlerde ya da konuda komşuda ne bulduysam onlarla devam ederdim.

İşte o şekilde elime geçen kitaplardan biri şu an adını tam hatırlayamadığım (SAS ya da TAY serisi olabilir mi?) siyah kapaklı ‘pulp-fiction’lardan biriydi. Bir ajanın hikayesi.

Romanın bir bölümünde kahramanımız mafya liderlerinin toplantısına onlardan biriymiş gibi sızmayı başarıyordu. Romanda tasvir edilen her mafya üyesi çakı gibi vücuda sahip, bakımlı, pırıl pırıldı. Ama içlerinden bir tanesi iki günlük sakalı, paspal kıyafetleri ve dikkat çekmeyen tavra sahipti.

Esas adam da oydu.

Diğerleri saçına, başına, kılığına, kıyafetine özen göstermekten asıl işlerini ve odaklarını kaybetmişlerdi. Onlar önde olma, bizimkiyse kendini sıradanlaştırma ve işine odaklanma derdindeydi. Bu yüzden de esas yok edilmesi gereken oydu. (bu romanın ismini hatırlayabilen olursa minnetar olurum, senelerdir her fırsatta sahaflarda aranıyorum)

Continue Reading →

Bu yazıya 4 yorum yapıldı.

Hepsi bunun için miydi?

makeway

Is this it? Is this what it’s all about, Manny?

Eating, drinking, fucking, sucking, snorting? Then what? Tell me, then what?

You’re fifty. You got a bag for a belly. You got tits, you need a bra; they got hair on ’em. You got a liver, it’s got spots on it, and you’re eatin’ this fucking shit; and looking like these rich fucking mummies in here.

Is this what it’s all about? Is this what I work for?

(Türkçesi)

Hepsi bu mu? Olay bu muydu Manny?

Ye, iç, sikiş, ağzına ver, kokain çek? Sonra? Söylesene, sonra?

Elli yaşına gelmişsin. Koca bir göbeğin var. Sutyen takacak kadar memelerin çıkmış; üzerinde kıllar var. Lekeli bir karaciğere sahipsin. Anasını siktiğimin zenginleri gibi görünüyorsun ve hala bu boku yemeye devam ediyorsun.

Hepsi bu mu? Bunun için mi çalıştım?

Make way for the bad guy!

(Scarface)

Bu yazıya 5 yorum yapıldı.