Tag Archives | acevpn

Chromecast, Netflix ve Türkiye

Google’ın geçtiğimiz gün tanıttığı Chromecast bilgisayar, cep telefonu ya da tabletinizin ekranındaki içeriği televizyon ekranına yansıtmaya yarayan bir donanım. Pek çok kişi için hala bir arama motoru olarak algılansa da asıl işi reklam satmak olan Google kendine mümkün olan her mecrada yer edinmek için elinden geleni yapıyor. Chromecast de Chromebox ve Chromebook‘tan sonra bu yarıştaki en yeni kulvar.

Videonun sonunda da göreceğiniz gibi 35 dolarlık şaşırtıcı bir fiyata sahip. Kabaca özetlemek gerekirse televizyonunuza HDMI girişinden bağlanan Chromecast, wifi özellikli bir medya oynatıcısı. Taktığınız her televizyonda anında kullanmaya başlayabiliyorsunuz.

Fakat tahmin edeceğiniz gibi bu cihaz (henüz diyelim) Türkiye’de satılmıyor.

Screen Shot 2013-07-25 at 1.24.01 AM

Gelelim 35 dolara adım attığımız bu dünyada bizi ne beklediğine. Chromecast ile (Türkiye’ye hizmet vermeyenGoogle Play Movies & TV, (Türkiye’ye hizmet vermeyen) Netflix ve Youtube videolarını seyredebiliyor; Chrome web tarayıcınızında açılan her şeyi televizyondan izleyebiliyorsunuz.

Esas mesele de bu son paragrafta gizli. Bu cihazın en heyecan verici iki içerik kaynağı (Google Play ve Netflix) Türkiye’ye hizmet vermiyor.

Netflix içeriğine Türkiye’den ulaşmak

Oysa (Google Play pek umrumda değil ama) Netflix benim gibi televizyon içeriğine meraklı olmayanlar için bile bir derya (ayda 8 dolar). Yetişkinler için yüzlerce dizi, film ve belgesel; çocuklar içinse eş muazzamlıkta tıklayıp izleyebileceğiniz dev bir içeriğe sahip. Bütün içeriği için (İngilizce) altyazı desteği var.

Continue Reading →

Bu yazıya 52 yorum yapıldı.

İnternet kullanıcısının can simidi: VPN

Türkiye’de internete yönelik düzenleme çalışmaları malum. Youtube’a erişimin engellenmesiyle ayyuka çıkan mesele şimdi duruldu gibi geliyor çoğumuza ama yazıyı yazdığım şu an bile 29 bin 366 site erişime engelliydi. Elbette bu resmi rakam değil; bu konu hakkında zabıt tutmaya gönüllü grubun tespit edebildiği (yoksa rakamın 1 milyonu geçtiğini iddia edenler bile var). Devletimizin ilgili kurumu vatandaşın bu konuya yönelik bilgi edinme taleplerini kabul etmiyor. Çünkü bunlar devletlerin sansür ligindeki küresel sıralamasını da etkiliyor (kol kırılsın, yen içinde kalsın).

Devlet sansürü işin bir boyutu. Popülerliği yüzünden de revaçta. Ama tek boyut bu değil. Siteler de pekala sansür uygulayabiliyor. Örneğin Facebook’un hoşuna gitmeyen bir konuya dair linkleri Facebook’ta paylaşmanız mümkün değil. Tarihe geçen pek çok örnek var. İnsanları, fikirleri birleştiren dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook’taki varlığımız, sesimiz, soluğumuz iki dudak cenderesinde. Sosyal medya halkın sesini duyuruyordu, herkese söz hakkı vermişti falan…

Devlet engeli, sitenin kendi engeli derken bir de kanuni engeller var. Yani telif haklarına bağlı kısıtlar. İnternet öncesi medya mecralarının kontrol edilebilir yapısından kalma düzenlemeler yani. Hatırlarsanız DVD’lerde bölge kodu diye bir şey vardı. Türkiye olarak 2 numaralı bölgede yer aldığımız bu denklem aynı zamanda film stüdyolarının dünyaya bakışını yansıtıyor:

Siyasi, coğrafi harita olur da ticari harita olmaz mı? Buyrun.

Siyasi, coğrafi harita olur da ticari harita olmaz mı? Buyrun.

Bu haritanın anlatmak istediği şu: biz yaptığımız filmleri dağıtıp pazarlarken bir öncelik sırasına sahibiz. Bu yüzden her bölgedeki filmseverlerin bizim istediğimiz zaman ve sırada yapımlarımızı izlemesi gerekir (çünkü biz fiyatları da bölgelere göre değiştiririz!). Dolayısıyla bir filmin sinemalara girmesi ve sonradan DVD raflarında yerini alma sırasında önce (Kuzey Amerika olarak bilinen) ABD ve Kanada, sonra Avrupa, Ortadoğu ve Japonya, ardından Uzak Asya, falan filan…

(Benim istediğim gibi yaparsan) tamamen özgürsün

DVD oynatıcılar satın alınırken bölge koduna sahipti. Yani 1. bölgeye ait bir ülkeden aldığınız oynatıcıyla 3. bölgeye ait DVD’leri izleyemezdiniz. Bazılarında sadece 2 ya da 3 kere bölge kodu değiştirme hakkı vardı. Sonra sonuncu seçime kitleniyordu. DVD’nin popüler döneminde bu garip düzenlemeye kullanıcılar “yürü git lan” diyerek basit tuş kombinasyonlarıyla kilitleri aştı.

Continue Reading →

Bu yazıya 125 yorum yapıldı.