İran savaşının dijital yansımaları

Savaşın kazanan ve kaybedenlerini artık sadece cephe değil; sosyal bahis ağları da belirliyor. Dahası, muharebenin yepyeni ve alabildiğine savunmasız bir stratejik hedefi var: Veri merkezleri.

28 Şubat sabahı İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ortak operasyonuyla başlayan İran Savaşı kimse için sürpriz olmadı. Ancak bu süreçte yaşananların elektronik izdüşümü, teknolojinin üstlendiği rol adına hem dikkate değer ayrıntılar hem de bazı ilkler içeriyor.

En beklenen hamle, İran yönetiminin tıpkı Şubat ayında zirveye tırmanan halk hareketlerinde yaptığı gibi internet erişimini tamamen kesmesiydi. Ülkenin uzun süre üstünde çalıştığı (ayrıntılarını başka bir yazımda aktardığım) “kapalı devre internet” altyapısı, saldırının ilk saatlerinde devreye girdi. Bu kararla İran halkı en çok ihtiyaç duyduğu dönemde bilgi kaynaklarının tamamından mahrum kaldı. Ulusal televizyon istasyonunun vericilerinin hava saldırısıyla imha edilmesinin ardından resmi söylem de büyük ölçüde sustu.

Bu kısıtlamaya rağmen İran siber saldırıları tamamen engelleyemedi. İsrail devleti adına çalıştığı düşünülen hacker grupları, bir dizi uygulama ve siteye sızmayı başardı. Bunlardan biri de 5 milyondan fazla kullanıcıya sahip “BadeSaba” adlı dini takvim uygulamasıydı. Sisteme sızan ekip, ekrana “Hesaplaşma zamanı” mesajı yansıtarak, silahlı kuvvetlere teslim olma çağrısı yaptı.

Bu gelişmeler yaşanırken sahneye dijital çağın kanseri olarak anılan yapay zeka (YZ) destekli dezenformasyon faaliyetleri çıktı. Bağımsız teyit merkezleri raporları, bu süreçte en fazla sahte ve yanıltıcı bilgi yayılan platformun Twitter (X) olduğunu belirledi. Eski çatışmalara ait birçok görüntü yeni gibi paylaşıldı. YZ ile üretilmiş binlerce sahte fotoğraf ve video yayıldı, En ilginç bulgu, bu tür içeriği yayan hesapların neredeyse tamamının mavi rozet sahibi “onaylanmış” kullanıcılara ait olmasıydı. (Twitter, ücret karşılığı onaylanan bu tür hesapların görünürlük oranını algoritmik olarak yükseltiyor.)

Elon Musk, operasyonun en sıcak günlerine denk gelen 28 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında Twitter tarihinin en yoğun trafiğine ulaşıldığını belirtti. Konuyla ilgili sayısal bir veri paylaşılmadı fakat referans oluşturması açısından bir önceki rekor, ABD Başkanı Donald Trump’ın suikast girişimine uğradığı 15 Temmuz 2024’te yaşanmış ve 417 milyar kullanıcı-saniyelik (user-seconds) trafik oluşmuştu.

Cephe gerisinde kazananlar

Adı her olayda bir şekilde mutlaka geçen bahis tabanlı sosyal ağ “Polymarket” de savaşın rüzgarından nasibini fazlasıyla aldı. ABD’nin İran’a ne zaman vuracağı, sivil kayıplar, seferberlik ilanı ve lider değişiklikleri gibi konulara ilişkin açılan bahis sözleşmelerinde 529 milyon doların üstünde hacim oluştu. En şaibeli örneği, saldırıdan hemen önce “ABD İran’ı 28 Şubat’a kadar vuracak mı?” başlığına yatırım yaparak 1,2 milyon dolar kar eden 6 anonim kullanıcıydı. (Polymarket sitesi off-shore bir şirket üstünden ve kripto varlık tabanlı ilerlediği için şimdilik bu konuların etrafından dolanabiliyor.)

Son aylarda durmaksızın aşağı yönlü hareket eden kripto para piyasaları, İran müdahalesi ardından düşüşünü daha da hızlandırdı. 28 Şubat’taki ilk haberler ile pazarın lideri Bitcoin dakikalar içinde yüzde 7 oranında düşerek 60 bin dolar bandına indi. Ardından 69 bin dolar seviyelerine doğru tırmandıysa da, henüz kimse yakın gelecekte kripto varlıklar adına iyimser bir beklenti içinde değil.

Savaşın en beklenmedik gelişmesi ise İran’ın Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Amazon’a ait “veri merkezlerini” hedef almasıydı. Dünyanın en büyük bulut bilişim altyapı sağlayıcısı olarak binlerce şirkete hizmet veren Amazon, olayı “tanımlanamayan cisimlerin çarpması” şeklinde açıkladı. Dron saldırısı sonucu çıkan yangın sebebiyle yapının faaliyeti tamamen durdu. Hala da hizmete girebilmiş değil. Amazon bu sorunu verileri yakın bölgedeki başka bir merkezine aktararak çözmeye çalışıyor. İlk kez yaşanan bu ilginç gelişme, bundan böyle veri merkezlerinin de stratejik saldırı ve savunma hedefleri arasında yer alacağını gösterdi.

Zekalar savaşı

İran müdahalesinin hemen öncesinde ABD “Savaş” Bakanlığı (Pentagon), yine ABD merkezli YZ şirketi Anthropic ile kıyasıya mücadele halindeydi. Pentagon yetkilileri Anthropic’in YZ modeli Claude’u istihbarat analizi ve otonom silahlar için kullanmak istiyor ancak şirket yönetimi kullanıcı sözleşmesine ve etik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bunu reddediyordu. Yaşanan restleşmede Anthropic geri adım atmadı, 13,5 milyar dolarlık ihaleyi geri çevirdi ve tüm kamu kurumlarında kara listeye alındı.

Pentagon bu boşluğu ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI ile doldurmaya hazırlanıyor. Zira CEO Sam Altman, halka arz öncesinde bilançosunu güçlendirecek her teklife açık. Şahsi bir nefret taşıdığı Anthropic CEO’su Dario Amodei’ye muhalefet de kaçırmayacağı bir fırsat. Fakat öncesinde herkesi ChatGPT hesabını kapayıp Claude’a geçmeye çağıran kullanıcı protestolarını bastırabilmesi gerekiyor.

(6 Mart 2026 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.447 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


3 yanıt

  1. BK avatarı
    BK

    Elimize kahvemizi alıp güzelce yorumlarken, dünyada savaş oluyor ve bizler amirimizin güzel yazılarını okuyoruz. Ne tuhaf değil mi?

  2. Goa avatarı
    Goa

    Yine harika bir yazı elinize sağlık

  3. melih özçelik avatarı
    melih özçelik

    Elbette savaşın kazananı olmaz Daha doğrusu kazanan hep küreselci kapitalistler olmuştur. .Kaybedenler ise hep çaresiz sivillerdir. Hiçbir menfaatleri olmadığı halde can verirler.. tabia yaşamın nasıl bir karşılığıolur ? yada Olurmu ? O da ayrı konu..
    Birinci dünya savaşı siper, İkinci dünya savaşı savaş makineleri savaşıydı. Bu savaş tamamen teknoloji savaşı.. Bu konuda İran a nazaran ,ABD ve İsrailin üstünlüğü tartışılmaz.
    Tabi İran ın arkasında Çin olmasaydı..
    *sağlıkla;