HAYR 85: Hiç vaktim yok

Zihnimiz kurduğumuz hayallerle dolu. Gerçekliğimiz ise uykuya bile vakit bulamadığımız bir düzenden ibaret. Bu işte kesinlikle bir terslik var.

Bugün neredeyse tüm ihtiyaç ve beklentilerimizi, artık cebimizde bile tutamadığımız, elimizden bırakamadığımız telefonlarla halledebiliyoruz. Herkese anında ulaşıp, her şeyi birkaç tıklamayla çözüveriyoruz. Bir zamanlar haftalar süren işlemler şimdi saniyeler içinde tamamlanıyor. Bu sürat bizi o kadar sabırsız hale getirdi ki, artık sabır ve dikkat eşiğimiz saniyelerle ölçülür hale geldi.

Peki bütün bu nimetler bizi mutlu etti mi sahiden? Saniyeler içinde tamamladığımız işlerden arta kalan zamana ne oldu? Her şeyi neredeyse ışık hızında halledebiliyorken neden hiçbir şeye vakit bulamıyoruz?

Ama düşününce (teorik olarak) şu an, nasıl dolduracağımızı bilemediğimiz DEV bir boş vaktin derdine düşmüş olmalıydık. Ama aksine işlerden ve sorumluluklardan başımızı kaldıramıyoruz.

Düşünün bakalım, kendinize “gerçekten” en son ne zaman vakit ayırdınız? Ve o an, gününüzün içinde ne kadarlık bir dilime denk geldi?

Zihnimiz kurduğumuz hayallerle dolu. Gerçekliğimiz ise uykuya bile vakit bulamadığımız bir düzenden ibaret. Bu işte kesinlikle bir terslik var.

Peki böyle mi olması gerekiyordu? Bu kaçınılmaz bir sonuç muydu yoksa biz kendi ellerimizle kendi cehennemimizi yaratmayı mı tercih ettik?

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.454 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yayın Tarihi:

Kategori: