Allah adamı Attila Taş yapar

Biz onu kıvrak dansları ve “David Copperfield uçmuyor, arkasından ip bağlı” açıklamalarıyla belleklerimize kazıdık. O hiç durmadı. Ham Çökelek mayasını bile tutturamadı. Sonra buza maya çalmayı denedi, yine olmadı.

Şimdilerde yeniden hayatımıza girmek üzere. Nedense menajeri bana sürekli bültenlerini yolluyor. Atilla Taş… (Asıl ismi Attila olması gerekmez mi?) Meğer dostumuz hacca gitmiş (böyle birini daha hatırlıyoruz, değil mi?). Daha doğrusu umreye. Kendini her açıdan fotoğraflamış.

Piyasaya çıkacak albümünden hemen önce hem de. Başkası olsa kötü niyetli düşünüp kasten denk getirdi diyeceğim.

Sonra işin mezhebine uygun olarak Milli Gazete’ye vermiş röportajı. Şöyle diyor:

İnanın maneviyatımız ölmüştü. İnsanlar bulundukları yerlerde sürekli ekmek parası için bir çaba içinde. Ama, kapitalizm, bu çabayla neredeyse herkesin bünyesine girmiş.  Benim bulunduğum camiada özellikle manevi değerler kayboluyor. Daha çok kazanayım, daha çok ünlü olayım diye boş heveslerin peşinde koşturuyorsunuz. Bunun hiçbir sonu yok. Maneviyatınızı doyurmazsanız, ne kadar kazanırsanız kazanın. Maneviyat yoksa hiçbir şey yok. Maddiyatı kazandıkça maneviyatımızı yitirdik. Şükretmeyi unuttuk. Nimeti bize kim verdiğini unuttuk.

Allah kabul etsin Taş Bey fakat biz yaladık, yedik, yuttuk mu bu numaraları? Hadi umreye gittin; sonra o kaşları aldırırken sağ omuzda bir titreme gelmedi mi?

Sizi dehşet verici bu görüntülerle başbaşa bırakıyorum!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Biz bu dostumuzun ABD dönüşünü de unutmuş değiliz daha!

Gelelim röportaj adlı dosyada basına sunulan bilgilere. UYARI: Şiddet duygularını tetikler (noktasına dokunmadan aynen ekliyorum):

  • ABD’deki New York Film Akademisi’nde iki yıl sinema eğitimi alan Atilla Taş, bu iki yılda ABD’de yaşayan Türklerin yaşamlarını konu edindiği iki kısa film çalışmasına imza attığını ifade etti. “Uzun metraj için şu an için çok erken” diyen ünlü sanatçı, önümüzdeki dönem için bir “SÜTERMAN” adlı, çocuklara yönelik bir dizi film senaryosu yazdığını da vurguladı.
  • Ritme dayalı müzik tarzını ülkemize taşıyan ilk birkaç sanatçıdan biri olduğunu ifade eden Atilla Taş, “Günümüzde, yaptığımız müzik bazı kesimlerce “içi boş” olarak addedilse bile çok uzun yıllar sonra bu müzik tarzının irdeleneceğini ve müziğimin çok uzun yıllar sonra daha da iyi anlaşılacağına inanıyorum.” dedi.
  • “Umre hayatımı değiştirdi” sözlerinizden “düzenli ibadet yapıyorum”u çıkarmalı mıyız? Sorusunu ise ünlü sanatçı şu sözlerle cevaplandırdı: Umrenin ardından Allah’a çok şükür 5 vakit namazımı aksatmadan kılmaya başlamıştım. Ancak maalesef hayatın temposunun içerisine yeniden girince aksatmalar başladı. Allah affetsin. Şimdi Cuma namazlarımı kılıyorum, fırsat buldukça da vakit namazlarımı kılmaya çalışıyorum”.
  • Önümüzdeki günlerde Seyhan Müzik’ten çıkacak olan albümüyle ilgili de iddialı açıklamalarda bulunan Atilla Taş, albümünün en iddialı parçalarının ise Çikolata, Dağlar, Hamsi adlı çalışmaları olduğunu belirtti. “Bu yaz herkes ÇİKOLATA ile şenlenecek” diyen Atilla Taş, bu yaz da çocukların sevgilisi olmaya hazırlandığının işaretlerini verdi.

Hala hayattaysanız izninizle kahpe felekli, rakı köklemeli bir de klip sunayım:

Hadi yine de efendilik bizde kalsın. Kan kusalım, kızılcık şerbeti içtik diyelim. Boy boylayalım, soy soylayalım…