Tag Archives | yazma

Yazarlara 13 tavsiye

Chuck Palahniuk’u severim. Bir yazar olarak tanımasanız bile tarzına Fight Club (Dövüş Kulübü) adlı kitabından yola çıkılarak çekilen aynı adlı efsane filmden aşinasınızdır (ya da Türkiye’de yasaklanan romanı Ölüm Pornosu‘na ait haberlerden).

Her bir kitabı (benim için) başyapıttır. Hepsini bir solukta okudum; kesinlikle tavsiye ederim.

Palahniuk’u bir süre Twitter hesabından takip ettim ama onun sosyal medya kullanım tarzı beni pek açmadı. Ama eskiden beri takip ettiğim sitesi beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı.

Palahniuk sitesinde yazı tarzına ve ilham kaynaklarına yönelik çok özel şeyler paylaşıyor. İçinde beğendiklerimden birini benim gibi hayatını yazarak kazananlara ya da yazma konusuyla ciddi ilgilenenlere faydalı olacağını düşünerek paylaşmak istedim.

Continue Reading →

Bu yazıya 5 yorum yapıldı.

Ne kadar sık yazmalı?

Ben okumayı-yazmayı hep sevdim. 1996 yılından bu yana periyoduna göre gazete ve dergilerde haftalık, aylık sayfalar hazırlıyorum. Bu bir iş. Karşılığında para alıyorum. Benim gibi işi yazmak olan insanların yazdıklarını okumak için  okurlar da gazete ve dergilere para veriyor. Dolayısıyla ticaretin gerektirdiği bütün kriterler bu sürecin içinde. Yazar – okur – reklamveren ilişkisi bunlardan sadece biri. Basını kapsayan kanunlarla tekzip, sansür, para ve hapis cezası gibi birçok hukuki düzenlemeyi de unutmayalım.

Blog ise apayrı bir şey.

Continue Reading →

Bu yazıya 5 yorum yapıldı.

Yazma adabı ve blog güncelleme sıklığı

İlkokulda bize birkaç ders boyunca mektup yazma öğretilmişti. Bugün belleklerimizde yitip gitmiş olsa da mektup yazma meselesi o kadar ciddi ve kurallı bir şeydi ki, giriş, gelişme, sonuç gibi bölümlere ayrılan, paragraf boşlukları, satır araları, hitap şekilleri ve tarih, imza gibi detaylar için belirlenmiş alanları vardı.

O yüzdendir ki insanların o dönemlerde yazdığı mektuplardan kitaplar çıkmış. Öyle mektuplar yazmışlar ki, bunlar edebi eserler haline gelmiş. 14 yıl kadar önce bunlardan yola çıkarak ‘son mektuplar’ diye bir kitap hazırlığına girişmiştim. İdam cezası almış mahkumların öldürülmeden önce yakınlarına yazdığı son mektupları topluyordum. Devlet başkanlarından serserilere kadar birçok mektup birikmişti. Notlarım hala duruyor ama nedense hevesim kaçtı. Bir gün el atarım yeniden.

Zaten konumuz da mektup değil…

Continue Reading →

Bu yazıya 2 yorum yapıldı.