İçeriğe geç

Etiket: Salerno

Salerno merkezli bir tatilden seyahat notları

Bulundukları coğrafyada Milattan Önce 700 yıllarına dayanan mazilerine rağmen İtalyanlar’ın (Türkçeye ‘Yeniden Yükseliş’ şeklinde çevirebileceğimiz) ‘Risorgimento‘ adını verdikleri süreç ile tek çatı altında birleşmeleri ancak 1861 yılına denk geliyor. İtalya Krallığı’nın başkent olarak Roma’yı seçmesi ise 1871. O dönem de bugünkü demografik ve coğrafi bölgelere benzer fakat birbirinden bağımsız şehir (bölge) devletleri şeklinde parçalı bir yapıya sahipmiş. Ülke şu an bildiğimiz halini ve ismini 1948 yılında alıyor. Yani İtalya derken aslında Türkiye Cumhuriyeti’nden dahi genç bir devletten söz ediyoruz.

Yüzölçümü olarak Türkiye’nin yarısından az bir alana yayılmakla birlikte İtalya’nın 60 milyonu aşan nüfusu var. Yine de (ne hikmetse?) bizden çok daha fazla yeşil alana, yaşanabilir ortamlara ve şehirlere sahip. Bazılarınız için gereksiz bir hatırlatma olacaksa da değinmeden etmeyelim; müzikten heykele, resimden sinemaya sanatın neredeyse her türünden modaya, mimariden tasarıma, otomotivden ağır sanayiye aklınıza gelen her konuda dünyanın en iyi marka ve ürünlerini ortaya çıkartmış bir kültürden söz ediyoruz. Yemeğiyle, içeceğiyle, insanıyla, şehirleriyle kendine has, sıcak bir coğrafya. Kadim bir tarihe ve kültüre sahip.

Bütün bunların ışığında bakınca mantıken bugün Almanya ne ise İtalya da o olmalıymış. Ama olamamış (İtalya’nın kendisi Almanya olmak istemiş mi ondan da emin değilim gerçi). Sebepleri tartışılır. Dürüst olmam gerekirse bence olmaması çok da hayırlı olmuş.

İtalya tam da bu haliyle, tam da böyle olduğu için güzel.