Tag Archives | National Geographic

Haftanın Özeti: 8

Senenin sonuna yaklaşırken haftanın özeti biraz da yılın özetini içeriyor. 15-21 Aralık 2014 tarihleri arasında elimden geçen binlerce şey arasından kenara not alıp paylaşmaya değer bulduklarım şöyle sıralanıyor.

Genel Yaşam

  • Avustralya’da silahlı bir eylemci 30 kişiyi kafede rehin aldı. Etraftakiler ne yaptı dersiniz? Bilemediyseniz ayıp size.

la-me-ln-white-rhino-dies-safari-park-20141214-001

  • Dünyada sadece 6 tane kalan beyaz gergedanlardan biri ABD’deki San Diego Hayvanat Bahçesi’nde hayatını kaybetti.
  • Teknoloji tarih boyunca pek çok kişiye yeni uzmanlıklar doğrultusunda yeni iş fırsatları doğurdu. Ama çok daha fazla kişiyi de işinden etti. Önceki yazılarımdan birinde de değindiğim bu ‘yok olacak meslekler’ konusuna yönelik Mashable’da güzel bir makaleye denk geldim. Özetle yakın gelecekte robotların devralacağı işler şöyleymiş: temizlikçi, öğretmen, atlet, hastabakıcı / hemşire, satış elemanı, otel concierge, oyuncu (!), uçak pilotu. İnanması biraz zor geliyor ama son hükmü vermeden yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

RtC6c01

  • Japonya’da ‘en pis sızan kedi’ unvanını taşıyan mahlukla tanışın.
  • National Geographic’in geleneksel fotoğraf yarışmasının kazananları açıklandı.

s_n13_00290178

  • Playboy dergisi gelmiş geçmiş BÜTÜN Star Trek bölümlerini izleyip özetlemiş, yorumlamış (695 bölümden söz ediyoruz!).
  • McDonald’s’ın sadece reklam çekimi için kullandığı bir restoranı varmış.
  • Obama’nın giderayak en büyük icraatı ABD – Küba arasındaki buzları eritmek olacak gibi. Benim gibi puro müptelalarının kulaklarını diken bu gelişmede de sevindirici ayrıntılar yok değil. Genel anlamda bu buz eritme sürecinin henüz internet ile tam tanışmamış Küba’ya pek hayır getireceğini düşünmüyorum.
  • Sosyalizm ve internet deyince Kuzey Kore’nin zihni sinir internet poroceleri aklıma geldi.
  • Pakistan, son terör saldırısının ardından idam cezasını yeniden gündeme alıyor.
  • Aile işletmesi kavramının kafasını gözünü Japonya’da yarmışlar. Tam BİN ÜÇ YÜZ (1.300) yıldır aynı aile tarafından işletilen lokantayla tanışın.

  • Bu hafta dolar ve euro resmen hopladı. En büyük zararı gören Rusya’nın milyarderlerinde hasar büyük. Bloomberg Businessweek’in gayet güzel özetlediği bu dalgalanma o kadar etkili oldu ki Apple ülkede online telefon satışlarını durdurmak zorunda kaldı. Bir el verseniz ne güzel olur.
  • Kahve içince uykusu kaçanlardan mısınız? O zaman kahve için.
  • Princeton Üniversitesi ünlü Bilimci Albert Einstein’ın not defterlerini dijitalleştirmiş. Üstelik aranabilir yapmış. Şöyle bir baktım; ilk fırsatta kurcalayacağım.
  • Hayatı kolaylaştırmak için 101 tavsiye yeterli olur mu?
  • 2014’te Google’da ne aramışız biliyor musunuz?

  • Yukarıdaki videoyu temel alan bir kampanya bana resmen şapka çıkarttırdı. Bunama olarak da bilinen Alzheimer hastalığına yönelik bilinç uyandırmayı amaçlayan bir film. Kesinlikle takdir edilesi bir yaratıcılık.

  • TED, 2014’ün en iyi konuşmalarını derlemiş. Nasıl da leziz olmuş!

Continue Reading →

Bu yazıya 24 yorum yapıldı.

Tatmin etmeyen gerçeğin ötesindekiler

Hayatın bize sunduğu çıplak gerçeklikle ilgili bir uyuşmazlığımız var. Gerçeği kendimize göre kurgulamak istiyoruz. Bir yere kadar anlamlı. Benim daha çok Dan Ariely sayesinde tanıdığım ‘davranışsal ekonomi’ kavramının babası Daniel Kahneman bunu (mutlaka izlemeniz gereken muhteşem bir sunumla) ‘deneyimlenen benlik’ ve ‘yaşanılan benlik’ olarak özetliyor.

Yaşadığımız şeylere yönelik algımızı sürecin tamamı değil, içindeki kesitler ve farklar oluşturuyor. Yine Kahneman’dan bir örnekle gidersek; örneğin bir haftalık tatil -eğer aynı şeyleri tekrar ederseniz- iki hafta olduğunda iki katı keyif vermiyor. Tatili unutulmaz ve keyif veren bir serüvene çeviren şey içinde denk geldiğimiz sürprizler.

Screen Shot 2014-12-15 at 21.13.08

Bir başka teori yaş ve zaman ile ilgili. Yaşlandıkça günlerin daha çabuk geçiyor olmasının sebebi de aynı kökenden. Küçükken hemen her gün yeni bir şeyler karşılaşıyorsunuz. Her şey bir keşfe, karşılaşmaya dönüşüyor ve her gün dolu dolu geçiyor. Yaşlandıkça günler birbirini tekrar eden şeylere dönüşüp sıradanlaşıyor. Dolayısıyla bir önceki günün bugünden farkı kalmıyor; zaman su gibi akıp gidiyor.

Bu ‘yeniyle karşılaşma’ konusunu hafife almayın sakın. Hayatında ilk defa yağmur ile karşılaşan çocuğu düşünün mesela. Sizin için sıradan; hatta bazen can sıkıcı bir doğa olayının ondaki izi tek kelimeyle ibret verici.

Continue Reading →

Bu yazıya 13 yorum yapıldı.