Tag Archives | antalya

Küçük ayrıntılar, büyük farklar

Seyahat işimin bir parçası. 2008 yılından beri temposunu epey hafiflettim ama hala her ay en az bir iki yurtiçi ya da yurtdışı seyahatim oluyor (öncesinde eve uğrayıp yeni iç çamaşırı alıp devam eder bir tempodaydım). Her şeyin ilk duyulduğu ya da yaşandığı dönemdeki gibi seyahat de başlarda inanılmaz keyifli. Ama bir noktadan sonra her şeyin Fight Club’daki ‘tek sunumluk’ bir illüzyon olduğunu anlıyorsunuz.

Vize belgeleri, güvenlik kontrolleri, havaalanı check-in işlemleri, pasaport kuyrukları, stratejik kararlar, transferler, birbirinin neredeyse aynısı oteller, odalar, toplantılar, salonlar… İş seyahatinde gittiğiniz yeri gözlemleme fırsatınız bile olmaz çoğu zaman. Uçaktan iner otele geçer, bir yemek yer, ertesi gün sabahtan akşama toplantılara katılıp akşam uçağıyla dönersiniz. Rüyanızda bile o yer hakkında daha fazlasını görebilirsiniz .

Tekrarlar, sıradanlaşma ve farklılaşma

Bu sürecin otel, ulaşım, konaklama, yeme-içme gibi birçok bileşeniyle ilgili fazlasıyla bilgi biriktirmiş olmama rağmen blogun Seyahat kategorisinde ne azını paylaştığımı görünce şaşırdım. Ve bu yazıdan itibaren bu tip gözlemlere daha çok yer vermeye karar verdim. Yeme-içmenin, seyahat etmenin, tatile çıkmanın bir serüvenden çıkıp sürprize yer bırakmayan planlara dönüştüğü bu dönemde tavsiyelere ihtiyaç duyanlara bilgi esirgemeyelim. (Tam bu noktada bir yazıda da insanların seyahat ve tatilde neden bu kadar mükemmeliyetçi olduğunu sorgulayalım. Bu konuda Radikal’de yaptığımız bir yazı dizisinde cidden şaşırtıcı beklentilere ve uyanık işletmecilerin dehşet verici çözümlerine tanık olmuştuk).

Continue Reading →

Bu yazıya 11 yorum yapıldı.

Türkiye Posterleri

Bugün adına internet dediğimiz şey içinde sosyal medya, sohbet hizmetleri gibi bir sürü farklı protokol ve alt ağları barındırıyor. Bu kadar popülerleşmesinin sebebiyse World Wide Web. Ya da daha popüler ismiyle WWW. Hani şu adreslerin başında (bazen) gördüğümüz (ki ne gereği var artık!).

Gördüğünüz kesit bir galaksiye ait değil. İnternetteki adreslerin birbiriyle ilişkisini görselleştirince ortaya çıkan sonuç. (Tıklayarak tam halini görebilirsiniz)

Gördüğünüz kesit bir galaksiye ait değil. İnternetteki adreslerin birbiriyle ilişkisini görselleştirince ortaya çıkan sonuç. (Tıklayarak tam halini görebilirsiniz -11 MB-)

(Sir) Tim Berners-Lee, bugün Büyük Hadron Deneyi ile varlığımızın sırrını keşfetmeye çalışan CERN‘de mühendisken dünyanın dört bir yanından toplanmış meslektaşlarının apayrı sistemlerde birbirinden kopuk, verimsiz çalışma ortamlarını ve sonucundaki ‘bilim israfını’ görünce WWW sistemini icat etti (Berners-Lee’nin kişisel sayfasına girerseniz hala webin ilk yıllarının izlerini taşıyan formunu görebilirsiniz).

Webin bu yazıya dair önem taşıyan ayrıntısı ise link verebilme özelliği. Hani herkesin başkasından kapmak için yanıp tutuştuğu ama vermekten çekindiği. Belgeler arasında link veremiyor olsaydık bugün internetin şimdikine kıyasla hiçbir anlamı olmayacaktı. Dijital ortamlar link verebildiğimiz için bizi bu kadar heyecanlandırıyor. Her sayfada birkaç tıkla başka başka dünyalara açılıyor, sonsuzluk içinde saniyenin bilmem kaçında birinde apayrı alemlere geçiş yapabiliyoruz (bu yazıda bile şu satıra kadar 9 link bulunuyor).

Şimdi gelelim bunları aklıma getiren vesileye.

Her link bir keşfin ilk adımıdır

‘Bir ara bakarım’ diye içini kısayol ve PDF’lerle doldurduğum bir klasörüm var. Onun içindeki günlük kazı çalışmamda bir derlemeye denk geldim. Brand is You etkinliği için hazırlanan Türkiye Nasıl Dünya Markası Olur isimli bir e-kitapçık. Benim de yer almam istenmiş ama zamansızlıktan yazamamıştım.

Karıştırmaya başladım…

Continue Reading →

Bu yazıya 2 yorum yapıldı.