İyileşmek üzere olan bir yaranın kabuğuyla oynayıp yeniden kanatmak gibi; tam her şey yoluna girmiş gibiyken bizi yeniden içine çeken çukurun hikmeti nedir?
Yoksa dedikleri gibi hep iyi şeyler düşünürsek başımıza iyi şeyler mi gelir? Musibetler içimizdeki kiri takip ederek mi bizi bulur? Hayat sandığımız kadar kötü ve umutsuz mu cidden?
Neredeyse hiçbir şeyi kontrol edemezken, bunca belirsizlik içinde başımıza gelen hayır ve şerde kendi payımızı abartıyor olabilir miyiz?
Haddini Aşan Yaşam Rehberi’nin Yıldız Tilbe ile başlayıp Nazım Hikmet ile biten bu bölümünde eskisini kapatıp, yenisini karşılamaya gün saydığımız yılın şanına yaraşır şekilde hedef koyma tutkumuza, bitmeyen arzularımıza ve asla tatmin olmayan beklentilerimize bakıyoruz.
Yeni yıla yönelik hedefleri belirlemeden önce bir kulak verin isterim.
İzlemek isteyenler için bölümün bir kesiti aşağıda, tam hali Podbee Media‘da.

Bir yanıt yazın