İçeriğe geç

Etiket: sansür

2. Sansür Karşıtı Yürüyüş’ün ardından

Dünyada internet kısıtlamalarına karşı yürüyüş yapılmış bir ülke ben bilmiyorum. İki senedir bize nasip oluyor. Sevinilecek bir tarafı yok elbette ama birilerinin Pazar günü Mayıs sıcağının altında rahat koltuklarından kalkıp kendini sokaklara döküp haykırmasına yol açmasından dolayı manidar olduğu kesin.

Sansür konusundaki görüşlerim beni takip edenler için aşağı yukarı belli. Geçen sene Youtube sansürü vesilesiyle sokağa dökülenlerden biri de bendim. Bu içeriği açısından bir ilkti. İnternet gibi herkesin hayatında olan ama yokluğu olmadan ne kadar çok yer işgal ettiği bilinmeyen bir ‘nimetin’ adına yürüyecektik. İdeolojimiz yoktu, muhatabımızı bile tam bilmiyorduk ama bir şekilde sesimizi duyurmak istedik ve duyurduk.

Sansür ayıbına dair #22agustos

Sansür hakkında çok yazdım (gazete / blog), çok konuştum, etkinliklere katıldım hatta sokaklara çıktım yürüdüm. Etrafımda pek çok insan da benim gibi elindeki imkanlar çerçevesinde bu ‘insanlık ayıbına’ karşı elindeki imkanlar çerçevesinde karşı çıktı.
Fikirlerim aşağı yukarı belli. İsteyen yukardaki arşiv linkinden bakar okur. Yılgınlığım, yorgunluğumu da buradan fısıldamış olayım. Ama benim de meşrebimce ve gücümün yettiği kadar ucundan tuttuğum bu çabalar işe yaradı mı yaramadı mı gerçekten bilmiyorum. Çünkü milat noktasından bugüne bakınca sanki çok önceden konulmuş bir hedef karınca sabrıyla, yavaş yavaş, bütün mantıksızlığına ve karşı çıkışa rağmen hayata geçiyor gibi. Kaynayan kazan içindeki kurbağa gibi hissediyorum kendimi (umarım bunca umutsuz değildir durum yine de).

Sansür konusunda şunları aklımızda tutalım:

Sansürlü sitelere erişmek

Dünyadaki sansürle ilgili gelişmeleri yıllarca gazete sayfalarımda, radyo ve TV programlarımda bas bas bağırdım. Bunların bir gün bize de geleceğinden adım gibi emindim. Ama o anın bu kadar çabuk geleceğini tahmin bile edemezdim.

Bu konuyu en son Ahmet Hakan Coşkun’un konuyla ilgili bir ‘Tarafsız Bölge’ programında tartışmıştık. Karşıda bu sansür yasasını hazırlayan komisyondan bir milletvekilinden “Biz de biliyoruz bunun saçma, işe yaramaz olduğunu, ama ne yapalım?” lafını duyunca tartışmaktan da vazgeçtim…

Bugün dünyaya nam salacak kadar cüretkar ve tescilli bir e-sansür devletiyiz. Ve ne mutlu ki bu e-sansürü aşmak henüz suç değil. Bunun için kırbaçlandığınız; hatta idam edildiğiniz ülkeler var zira.

O zaman bu boşluğu doldurmak gerek, değil mi? Buyrun size sansürlü sitelere erişmenin üç yolu:

  1. Hosts dosyasını değiştirerek,
  2. DNS adresini değiştirerek.
  3. Makattan girerek! (hak yolu engelliyse, elde sadece bok yolu kalıyor)

Sansürü tarihe gömmek için toplandık

Haber verdiğim gibi dün akşamüstü iki buçuk saatten fazla süren bir toplantıda, Türkiye internetine emek veren 21 kişiden oluşan bir grupla Nevzat’ın (yemeksepeti) ofisinde toplandık. Amacımız blogspot sansürüyle artık gemi azıya alan ve isyan ettiren uygulamadan nasıl kurtulacağımıza dair fikir yürütmek ve bir eylem planı oluşturmaktı. (toplantının akışını bozmamak için fotoğrafları başta çektim. Biraz geyik muhabbeti ve yeme-içme toplantısı gibi görünmesi ondandır. Hiç de öyle olmadı. Hatta bence gayet de verimli geçti)

Aralarında avukat Gökhan Ahi ve Başak Purut, Alemşah Öztürk, Burak Büyükdemir, Arda Kutsal, Füsun Sarp Nebil, Savaş Şakar, Erdem Yurdanur, Çağlar Erol, Hadi Özışık, Nevzat Aydın, Hasan Yalçınkaya, Orkun Tekin, Burak Büyükdemir, Erdem Yurdanur gibi farklı alanlardan kişiler bulunan geniş bir katılmcı grubuyla mevcut durumu ve ne yapılabileceğini tartıştık.

Çok uzun bir süre ve çok fazla konu başlığı üstünde konuştuğumuz için kabaca özetlemeye çalışayım: