Plak nereden alınır?

Blogda yazdıklarıma zaman çizgisi ve konu dağılımı ekseninde bakarak hayatımın evrelerine dair pek çok ipucu toplamak mümkün gibime geliyor. Şu aralar kafamı taktığım şey de (malum) pikap ve plaklar. Rütbeli bir amatör olarak edindiğim parça pinçik bilgileri bir başka yazımda paylaşmıştım (daha fazlasına -ve doğrusuna- ulaşmak isterseniz o yazının yorumlarında yazarına rastlayacağınız Hakan Cezayirli‘nin yönetimindeki Stereo Mecmuası‘nı tavsiye ederim. İmrenilecek Türkçe içeriğe denk gelmeyeli epey olmuştu).

004

Pikap meselesi ilk başta kafa karıştırıcı gelebilir. Teknoloji (sözde) ilerledikçe geçmişe göre seçeneklerimiz artacağına aksine azaldı. Bugün sahibinden.com’da pikap almak istediğinizde karşınıza (Diğer kategorisi altındakileri saymazsak) tam 55 marka çıkıyor. Bu markaların her birinin de en az 2-3 modeli var. Daha da kafayı kıracaksanız bunun kafasını, iğnesini, amfisini, hoparlörünü değiştirerek ulaşacağınız neredeyse sonsuz kombinasyon bulunuyor. Bugün pek çok ürün kategorisnde bunca marka seçeneğine sahip değiliz. Hangisi iyi, karar sizin.

Yağmuru izlerken doluyu düşünmek

Pikap seçimi karmaşasıyla göz korkutabilir ama hiçbir detayına sizi ilk adımı atmaktan alıkoyacak kadar kafayı takmayın. Nasıl olsa ilk adımdı her şeye vakıf olarak atma şansınız yok. Üstelik bu işin doğru-yanlışı da yok. Zevk, tercih meselesi. Alın içinize sinen birini, koyun masaya, takın plağı dinlemeye başlayın. Sonra zamanla nasıl olsa durumunuza paralel olarak (gerekiyorsa) düzeltir, geliştirir, yükseltirsiniz.

Pikaba harcadığınız parayı da -ne olursa olsun- gözünüzde büyütmeyin. Çünkü -büyük ihtimalle- pikaba verdiğinizden ÇOK daha fazla parayı alacağınız plaklara harcayacaksınız. Kabul etmek istemeseler dahi kimileri için donanım medyanın (yani pikap plağın) önüne geçer. Benim için pikap sadece bir ‘araç’. Elbette ne kadar iyisi olursa o kadar iyi. Ama çok kötüsü olmadıkça hemen hepsi uzanıp müziğin keyfini çıkartmak için yeterli).

O zaman gelin şimdi bu uğurda parayı nerelere saçacağız; hedefleri belirleyelim. Tam bu noktada fiziki adreslerin yaşadığım şehir İstanbul’a ait olacağı konusunda bir uyarı yapayım. Diğer şehirlere ait paylaşacağınız yerler olursa lütfen yorumlarda ekleyin, orada rastladıkça ben de yazıya ekleyeyim.

Plak satın alabileceğiniz mekanlar, adresler

Önce internetteki kaynaklardan başlayalım:

  • Sahibinden.com plak kategorisi. Yerli / yabancı ayrımı olmaması biraz zorluyor ama dert de değil. Bu yazıyı yazarken 11 binden fazla plak alıcı bekliyordu. En azından bir 33 / 45’lik ayrımı olsa fena olmazdı hani.
  • GittiGidiyor.com plak kategorisi: Bu sitede -olması gerektiği gibi- 33 (Longplay), 45 (Single) ve 78 (Taşplak) devirler için ayrı kategoriler bulunuyor. Yazıyı yazarken 78 bin plak satıştaydı. Sitenin formatı gereği kimi ürünleri açık arttırma usulü tekliflerle de edinebiliyorsunuz ama genelde satıştaki plaklar sabit fiyatlı dükkan ürünleri.
  • Hepsiburada: Siparişleriniz neredeyse ertesi gün elinize geçiyor. Sıfır plaklar konusunda D&R ile beraber ilk tercihim. Fiyatlar da gayet makul.
  • eBay: Evet çoğu Türkiye’ye gönderim yapıyor. Hayır, genellikle gümrüğe takılmıyor. Evet gönderim ücretleri kimi zaman astarını yüzünden pahalıya getiriyor. Ve evet, bu sorunu aynı satıcıdan birkaç plak alarak hafifletebiliyorsunuz.
  • Discogs: Plak tutkunlarının toparlandığı güzel hizmetlerden biri Discogs’un bu özel bölümü elindeki arşivi satışa çıkaranlarla dolu. Uygun fiyata dünyanın dört bir yanından pek çok kayda buradan ulaşabilirsiniz. eBay için notlarımın tamamı burası için de geçerli.
  • Amazon: Dünyanın en büyük e-ticaret sitesi plaklar konusunda da en büyük. İkinci el satışlar da var. Üstelik plakları çok özel bir paketle gönderiyorlar.
  • Juno: İngiltere merkezli köklü ve dev arşivli, uygun fiyatlı bir plak satış sitesi.
  • HFTR: Bir başka İngiltere merkezli plak satış sitesi.
  • Recess: Hollanda merkezli bir başka plak satış sitesi. Gönderim hızı ve bedelleri gayet uygun.

Şimdi de elimizde tutup, gözümüzle görerek alabileceğimiz yerlere bakalım:

  • D&R mağazaları (ve web sitesi): Her mağazasının bir olmadığı muhakkak ama İstanbul Kanyon, Nişantaşı ve özellikle İsninyePark şubeleri plak seçeneği açısından oldukça zengin. İlginç bir şekilde bütün albümler webde satışta değil. Gidip taramanız gerekiyor. Web sitesinde yerli ve yabancı kategoriler altında da makul sayıda yeni plak seçeneği var (ama plakları filtrelemek için sol kolonun alt kısmına doğru ‘Media Cinsi’ yazan yerde Plak kategorisini işaretlemeniz gerekiyor). Sıfır oldukları düşünülünce kimilerinin fiyatları da gayet makul sayılır.
  • Sahaflar: İstanbul’un Beyoğlu ve Kadıköy semtlerinde yoğunlaşan sahaflarda plaklara da rastlamak mümkün. Ama genelde durumları pek fena oluyor. Önceliği (doğaları gereği) daha çok kitaba verdiklerinden olsa gerek. Yine de göz atmakta fayda var.
  • Bomonti Antika Pazarı: Burada 4-5 tezgah plak konusunda aradığınız pek çok şeyi barındırıyor. Yerli-yabancı fark etmez; cidden ilginç bir yığın var. Her hafta birkaçını sevindiriyorum :) Ama fiyatlar ne yazık ki hiç de umduğunuz gibi ucuz değil. Birkaç ziyaret sonra fiyatlar yavaş yavaş makul seviyelere iniyor. Esnaf muhabbetini bilirsiniz. Burada üç tezgahı özellikle tavsiye ederim: aslen bir sahaf olan Seyit Kaya (Edebihayat Sahaf / 0533 311 9530) güzel (ve temiz kullanılmış) bir koleksiyona sahip. Diğeri Ali (0532 440 2435) ve sonuncusu Derya Erkal (0532 451 0898). Burası yeri değilse de pikap, amfi tamir işleri için burada da tezgahı bulunan Şenol Usta (Servis Elektronik / G 730 Eskidji Yenibosna / 0542 325 5425) iyidir.
  • Yurtdışına çıkma fırsatınız olursa 3 tavsiye: Barcelona’da WahWah Records (ve iki yanındaki adını unuttuğum plakçı), Londra’da BM Soho (kredi kartınızı otelde bırakın ve kısıtlı parayla gidin. Yoksa…), New York’ta Colony Music ve San Francisco’daki efsanevi, devasa, über-süper dükkan: Amoeba. Bunlar plak sevdasına düştükten sonra görme fırsatı bulduklarım. Elbette daha niceleri vardır.

Sahibinden ve GittiGidiyor tarzı siteler için bir uyarıyı yapmadan geçemeyeceğim. Daha ekonomik olması beklentisiyle yaklaştığımız internet kimi zaman kendi içinde en çok çelişen satış platformuna dönüşebiliyor. Örneğin yeni basılan, mağazada (hatta internet sitesinde) 40 liraya satılan bir şeyi burada 90 liraya bulabiliyorsunuz. Bu konuda dikkatli olun, iyice araştırın.

Bir diğer konu da internetten plak almanın biraz da kumar olması. Özellikle ikinci ellerde plağın durumunu kestirmek çok güç. Dünyanın en hassas medyalarından birinden söz ettiğimizi düşününce ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Küçük bir çizik bir şarkıyı hatta açı, boyut ve derinliğine göre bütün albümü dinlenemez hale getirebilir.

Deli deliyi tekkede, hacı hacıyı Mekke’de…

Meyve-sebzeyi süpermarketten almak mümkün. Üstelik çoğu zaman daha bile ucuz. Ama lezzet, tazelik ve uygunluk konusunda aynı şeylerden söz etmek elbette zor. Plak konusunda da plak için özelleşmiş mekanlar her zaman tercih edilesi. Burada İstanbullular için birkaç güzel seçenek var. Buna özel bir Google haritam da var. Keşfettikçe güncellemeye çalışıyorum (eksik bıraktıklarımı yorum olarak yollayabilirsiniz, eklerim).


Şunu daha büyük bir haritada görüntüle: Plak Dükkanları

Plak dükkanları konusunda (aslında tüm fiziki ticarethanelerde) kriterlerim öncelik sırasına göre aşağıdaki gibi:

  1. Sahibi: Gani Müjde’nin meşhur lafıdır. Gülmeyi bilmeyen dükkan açmasın. Dükkanın varsa, paranı müşterinden kazanıyorsan güleceksin. Bunun için mutlu olacaksın. Mutlu olmak içinse işini seveceksin. Esnaflığın özü aşağı yukarı bundan ibarettir. Beş karış suratlı esnafın koyayım götüne. İlgisiz, asık suratlı adamı bir de üste para verip ödüllendirecek değiliz.
  2. Koleksiyonu: Plak dükkanında kategorik olarak ayrılmış, yeni gelenlerin ayrıca listelendiği ve tercihen alfabetik olarak sıralanmış iyi durumda plaklar bulmayı beklersiniz.
  3. Fiyatları: Akıllı bir plak esnafı bilir ki müşterisiyle çok uzun yıllara dayanan bir bağ kurma ihtimali çok yüksek. Çünkü pazar küçük ve seçenek az. O zaman makul fiyat politikasından şaşmaması lazım. Yoksa yeni başlayan bir meraklı her an “bu kadar para vereceğime gider MP3’ünü çeker öyle dinlerim” diyerek defteri açmamak üzere kapayabilir. Amaç mevcut pazarı sömürerek değil, büyüterek kazanmak olmalı.
  4. Mekanı: Rahatça hareket edebileceğiniz bir ortama kimse hayır demez.

Yukarıdaki kriterler ışığında haritamdaki iki mekanı özellikle tavsiye ediyorum: Plakhane ve Kontraplak. Burası işini ve plakları seven, her şeyin ötesinde oturup sohbet edebileceğiniz, arkadaşınız olsa yüzünüzü ekşitmeyecek kişiler tarafından işletiliyor. Aklınızda bulunsun.

Kontraplak'tan bir kare.

Kontraplak’tan bir kare.

Paralar, paralar, bozulmasın aralar

Yazının sonuna gelirken fark ettim ki fiyatlardan hiç bahsetmedim. Link verdiğim sitelerde fiyatlar ortada. Genellikle klasik müzik eserlerini 5-50, eski ve yani genel popüler albümleri 15-120, özel (nadir) albümleriyse 200-2.500 (Plakhane’de bu etiketle bir yerli albüm var mesela) lira arasında bulabilirsiniz. (Bulacağınız bazı yeni baskı plaklar dijital master’dan aktarıldığı için pek keyif vermeyebilir. Bu önemli ayrıntıya belki bir başka zaman değiniriz).

Merak ederseniz benim mütevazı plak koleksiyonumun (birkaç tanesi hariç) listesi burada. Zamanla gelişir, zenginleşir elbet. Yardımcı olmak isterseniz kapım küçük sürprizlere her zaman açık ;)

Plak toplama meselesine dair göz atmanız gereken güzel bir yazı dizisi de Hakan Cezayirli’nin blogunda sizi bekliyor. Bu meseleye dair yazmayı planladığım son yazı da ‘neden plak?’ olacak. Bu kadar zahmet ve bütçenin karşılığında ne aldığımız da önemlidir herhalde!

Peki bu kadar zaman ve para harcayacağız, plak koleksiyonu yapacağız da ne olacak? Cevabını dünyanın en büyük plak tutkunu Paul Mawhinney’den dinleyelim. Hobisini işe çeviren ve kimi dünyada sadece kendisinde bulunan kopyalardan oluşan milyonlarca plaklık arşivin sahibi Mawhinney, kendisi adına çekilen The Archive adlı meşhur belgeselde bize hüzünlü bir hikaye anlatıyor.

(Bu yazıyı yazarken bugün Bomonti Antika Pazarı’ndan aldığım 4 plağı dinledim. Bu sırada 1 termos – yani 1,5 litre- çay, 1 duble orta Türk kahvesi ve yarım litre su tükettim. Yazması 2 saate yakın sürmüş. Buna rağmen nasıl geçtiğini anlamadım bile. Gerçi böyle düşününce maliyeti epey yüksek bir yazı olmuş. Sağlık olsun ;)

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

19 Responses to Plak nereden alınır?

  1. onur aydin 14/04/2013 at 21:09 #

    MerhabaSerdar agabey oncelikl yazi cok guzel ve aciklayici olmus, ben de pikap almayi dusunuyorum. 200-500 lira gibi bir fiyata pikap bulmam mumkun mudur? Bulsam bile bu fiyata aldigim pikaptan keyif alabilir miyim?

    • MserdarK 14/04/2013 at 21:17 #

      Bu konudaki kaynakları bir önceki yazımda paylaştım. Oradan hepsinin cevaplarına ulaşabilirsiniz.

  2. semih 14/04/2013 at 21:39 #

    Ellerine sağlık abi böyle bir yazıyı birinin yazması gerekiyordu ve sonunda bu yazı senden geldi. Sözlerine eklemede bulunmak isterim bu da deneyimler araştırmalar sonucu ortaya çıkan şeyler. Mesela yeni basımlar almak yerine 2nci el piyasasına yönelmeni isterim bunun da nedeni şudur ; yeni basımlar dijitalden tekrar plaklara aktarılır yani dijital ortamdan fiziksel bir depolama fakat eski basımların ses kalitesi daha iyidir çünkü master larından aktarılmıştır ve bu yüzden ses kalitesi çok daha fazla iyidir bir de orjinallik ve koleksyon açısından çok önemli.

    Ayrıca plakçı denilince aklıma Ergün Hiçyılmaz gelir, daha öncesinde Avrupa Pasajı’ndaydı şimdi iki sokak yukarıdaki Tokatlayan İş Hanı’ na taşındı. Bu adam Türkiye deki müzik tarihinin bence babası. Elinde güzel ve nadir plaklar oluyor. Bir plak almaya gittiğimde adamların müzik tarihini çok güzel ve akıcı bi muhabbetle anlatıyor. Bazen sadece muhabbet için gidiyorum öylesine güzel bir adam ki. Müzik, plaklar, edebiyat anlamında çok derin bilgileri olan ender adamlardan ve bunları paylaşmak onu da çok mutlu ediyor. İmkanın olursa uğramanı isterim.

    • MserdarK 14/04/2013 at 21:54 #

      Merhaba,

      Öncelikle yorum için teşekkürler. Algıda seçicilik olacak herhalde; Ergun Hiçyılmaz’dan kitap aldım ben hep. Plak sattığını fark etmemişim bile. Taşındıktan sonra da izini kaybetmiştim. İlk fırsatta bakayım mutlaka.

      Diğer yandan yeni-eski ayrımında önemli bir ayrım var. Kimi re-press / re-release’ler eskileri gibi analog masterlardan basılıyor. Dolayısıyla teknik anlamda bir farkları bulunmuyor. Ama yenilerin neredeyse tamamı dijitalden basılıyor. Dolayısıyla bir sampling kaybından söz etmek kaçınılmaz. Ki yazımda da bundan söz ettim zaten. (En çok yapmak istediğim şeylerden biri aynı eserin FLAC ve plak sürümlerini aynı sistemde dinleyerek karşılaştırmak)

      Selamlar, sevgiler, teşekkürler.

  3. mustafa kemal bilgic 15/04/2013 at 13:30 #

    Merhaba Serdar bey, özellikle anadolu yakasında plak denilince akla gelecek ilk iki mekan “Zihni Müzik” ve Salih bey’in “Rainbow Record’udur”

    1-) Zihni Müzik: Belki de İstanbul’un en geniş plak arşivini ellerinde bulunduran bir mağaza. D&r ya da diğer müzik marketlerde bulabileceğinizden çok daha fazla sayıda sıfır plağı buradan edinebilirsiniz. Ayrıca bundan çok daha geniş bir arşivleri 2. el için bulunuyor. Ellerine geçen pek çok sayıdaki plağı “dükkanda satılacaklar”, “gittigidiyor’da satılacaklar”, “ebay’de satılacaklar” ve “şimdilik depoda bekletilecekler” diye tasnifliyorlar. Mağazadaki 5000 e yakın arşivden istediğinizi bulamazsanız ve rica da ederseniz depolarındaki kataloglanmamış binlerce plak arasında kaybolma imkanınız da var.
    Akmar pasajındaki bu mağazada her gün “ıssız adam sendromuyla” uğrayan ve aa hala plak mı kalmış yahu diyen zihniyetlerden farklı olduğunuzu hissettirirseniz de, inanılmaz bir müzik bilgisine sahip Zihni bey ve çalışanlarıyla hoş bir sohbet etme imkanını sunuyor.
    Genel olarak burası plak kondisyonlarının ortalama olduğu ve uluslararası kondisyon puanlama sistemine tabi olmadan yerleştirilen plaklarla dolu.
    Mağazaya girdiğinizde işini hobby olarak severek yapan biri yerine, (belki de her gün amaçsızca uğrayan insanlardan olsa gerek) bir profesyonelle karşılaşacağınızı ve profesyonelliğin o soğuk duygusuyla karşılaşacağınızı bilmenizde fayda var.

    Adres: mühürdar caddesi akmar pasajı 70/13 kadıköy
    Telefon:0216 3365009, 0216 3492268
    Web sitesi: http://www.zihni.com

    2-) Rainbow Records
    Yıllar boyunca süren ithalat&ihracat işinden sonra hobisini işi haline getirmek isteyen, tamamen amatör bir ruhla işini sürdüren Salih bey’in mağazası burası. Küçük naif bir dükkan olan Rainbow Records, sırf aynı naiflikteki sahibi Salih bey için bile tercih edilen bir mekan. Genel olarak pek fazla olmayan arşivleri, özenle her bir plağın uluslararası plak kondisyonu puanlamasına göre tasnif edilmiş halleriyle bulmak mümkün. Ve neredeyse her plak ortalamanın çok çok üzerinde bir kondisyona sahip. Fakat fiyat açısından özellikle Zihniyle karşılaştıracak olursak, pahalı bir mağaza olduğunu söylemek lazım.
    Ayrıca yazınızda bahsettiğiniz “Amazon’un çok özel plak paketinin”, bir benzeri fakat kesinlikle daha güzeliyle plakların paketlendiğini de belirtmeliyim.
    Son olarak tekrar vurgulamak gerek ki, plaklarla ilginiz olmasa bile sırf Salih bey için ziyaret edilmesi gereken bir mağaza. İnanın insanın hayatta çok nadir olarak karşılaşabileceği kibarlıkta bir insan.

    Kendi tabirleriyle: “Rainbow45 Records Cafe Müzik, Kadıköy’e yeni bir soluk getiren tarzı ile tek!
    Koleksiyonunuz için plak seçerken bir yandan soluklanmak için kahvenizi yudumlayabileceğiniz ya da sevdiklerinize hediyelik eşya alabileceğiniz sıcacık bir yer.
    Müzik aşıkları için müzik aşıkları tarafından hizmete sunulan bu mekana uğramadan geçmeyin..”

    Adres: Caferaga Mah. Sakız Sok. No: 2-D Kadıköy – Istanbul
    34710 Kadıköy
    Telefon:(0216) 405 2330
    Web sitesi: http://www.plakdunyasi.com/

    • MserdarK 15/04/2013 at 17:39 #

      Bilgilendirme için teşekkürler. Her iki adresi de haritama ekledim. İlk fırsatta ziyaret edip bakacağım. Sağolun.

    • gollory 07/03/2014 at 21:31 #

      Merhaba
      İki tavsiye mekanınıza da yaklaşık 2 senedir gidiyorum.Rainbow için birerbir katılmakla birlikte Zihni Müzik için aynı duyguları besleyemiyorum.Bu konuda yaşanmış iki hikayem var.Birincisi 2 yıldır deliler gibi aradığım Iron Maiden Brave New World picture lp sini çok yoğun pazarlıklar sonrası (zihni bey ve yanında çalışan arkadaşların farklı fiyatlarına rağmen) almaya karar verdim.Soluğu Zihni Bey in yanında aldım ve almadan önce dinlemek istedim.Dinlemeden önce ise konsdisyonunun mükemmel olduğunu (nearmint yada mint) duysamda emin olma adına dinlemek istedim(fiyat 170 tl olunca :).Plağı 2 kez solüston ile silip pikaba yerleştirdiğinde müzik sesinden çok çıtırtı sesi geliyordu.Bunu ilettiğimde ise zaten bu grubun fanları bunu koleksiyonluk alıyorlar gibi çevir kazı yanmasın bir cevap ile karşılaştım.
      İkinci deneyimim ise 1 hafta önce Metallica grubunun Death Magnetic albümünü görüp fiyatını sordum.Pek bulunmayan bir albüm olduğu için epey tuzlu bir fiyat aldım.Tamamen refleks olarak plağı alıp içinde çıkardım ve üzerine bakmaya çalışıyordum ki Zihni Bey in lütfen plağa dokunmayın her çıkarışta daha da bozuluyor lafı ile irkildim.
      Lafın kısası Zihni Müzik te geçirilen 10 dakika bile ızdıraba dönüşebiliyor.Bir güleryüz ya da muhabbet dahi duyamıyorum.

  4. pitas666 15/04/2013 at 13:42 #

    Guzel yazi. Sonunda stereomecmuasi.com’a hakettigi degeri vermissiniz, sevindirici.
    Yaziniza ek olarak rock-metal severler icin Istanbul’dan birkac yer onerecegim.
    http://www.hammermuzik.com/turkce/yabancilp.asp
    http://www.zihni.com

    Yeni yaziniz icin de nacizane birkac keyword paylasmak isterim. Ilki “Dynamic Range” baglantili olarak da “Loudness War”. Plaktaki ses farkini sadece analog kayit vs. digital kayit degil de daha cok mastering for record pressing process olarak ele alinirsa daha iyi olacagi kanisindayim. Siradaki yaziniz icin simdiden tesekkurler…

  5. Nurettin Mert Aydın 16/04/2013 at 12:38 #

    Damardan giren bir tutku plak. Göz açıp kapayıncaya kadar rafları doldurup cüzdanı boşaltabiliyor rahatlıkla :)

    Ben de vakit buldukça koleksiyonumdaki plaklardan incelemeler yapıyorum blogumda (üstüme vazifeymiş gibi):

    http://plak.biriktirir.im

  6. Üzeyir 16/04/2013 at 23:49 #

    Gümrük marketlerde de güzel plaklar olabiliyor. Geneli yabancı oluyor, içlerinde özel plaklar da olabiliyor. Fiyatlar normal seviyelerde ama hepsi aynı fiyata satıldığından aradığınız özel bir plak denk gelirse ucuza gelebiliyor.

    Pazarlıkla, özellikle adetli alımlarda indirim yapıyorlar.

    Sirkeci’de, Doğubank’ın bir üst caddesindeki gümrük marketinde genelde bulunuyor.

    Bu konudaki her iki yazı da çok güzel, teşekkürler, selamlar…

  7. BLC 13/05/2013 at 17:55 #

    Plak Dükkanları haritası çok güzel olmuş, elinize sağlık.
    Foursquare’e de koyabilirseniz çok daha fazla kişiye ulaşacaktır.

  8. allhım nasıl bir dünyaya giriyorum ben çok yakında !

  9. Seden Kalkavan 27/02/2014 at 16:18 #

    Türkiye’den asla plak almayın!Gereksiz pahalı, Discogs’tan kargo dahil çok daha ucuza geliyor.Plakçılara asla gitmeyin.

  10. EA 29/04/2014 at 14:02 #

    Değerli Dostlar, İstiklal Caddesinde yeni bir Plak Dükkanı açıldı..

    Web : http://www.plakveben.com

    Adres : Kuloğlu Mahallesi, İstiklal Caddesi, Gazeteci Erol Dernek Sokak, 7/1, PK:34433, Beyoğlu – İstanbul – 0 (212) 249 11 11

    “ Plak ve Ben ” , plağa ve yaratmış olduğu kültüre tutkuyla bağlı olan müzik aşığı iki koleksiyonerin Avrupa’da yaşadıkları dönemde ve 40 yılı aşkın bir sürede kazanmış oldukları bu zevki ve kültürü ülkelerine taşıma arzusunun neticesinde ortaya çıkmış bir fikirdir..

    Plak ve Ben sadece bir plak mağazası olmayıp, Plak koleksiyonerleri için bir kulüp ve bilgi paylaşım yeridir.

    Kurucularının sürekli yurtdışı ile bağlantılarının olması ve dünyadaki plak mağazaları ve festivalleriyle yoğrulmuş olmaları Plak ve Ben’i sürekli değişen ve yenilenen bir çehreye kavuşturacak ve müşterilerinin ilgisini hep ayakta tutacaktır.

    Koleksiyon bir yaşama biçimidir. İşte bu yaşama biçiminin mabedi olacak “Plak ve Ben” kapılarını açmış siz değerli koleksiyonerleri bekliyor…

  11. pembe vosvos 30/05/2014 at 00:41 #

    benim gibi yeni plak meraklısı için bir hayli bilgilendirici bir yazı olmuş, emeğinize sağlık :) ancak internet satışında ebay gibi yabancı sitelerde fiyat daha makulken ses kalitesi olarak aradığımı bulamazsam diye çekiniyorum bu konuda bir tecrübeniz var mı? sanırım ben dinleyip alma taraftarıyım biraz :) Ama aradığım bir kaç plağı da (en azından İzmir piyasasında) bulamadım. Bir de gitti gidiyor, sahibinden gibi sitelerde bazılarının fiyatları bir hayli abarttığı konusunda haklısınız… Son olarak yabancı sanatçıların plaklarında, Türkiye basım ya da yabancı basım plaklarda ses kalitesi olarak bir fark var mı sizce? Siz genel olarak hangisini tercih ediyorsunuz?

    • M. Serdar Kuzuloğlu 30/05/2014 at 11:24 #

      Plakta sesin kalitesini belirleyen o kadar çok parametre var ki, bazen dinlemek bile yeterli olmuyor. Kötü bir ses sisteminde dinlenen iyi bir plak gibi. Ya da stüdyoda dijital kaydedildiği için analog ses aralığından mahrum kalan ama ona rağmen plağa basılan albümler gibi. Özetle: sorunuzun reçete bir cevabı yok ne yazık ki.

  12. Berkay Kaya 06/07/2014 at 17:16 #

    Öncelikle yazınız için teşekkür ederim.Gerçekten bu konuda okuduğum en açıklayıcı yazı.Ben bu müthiş dünyaya geçeli yaklaşık 1 ay oldu.Size sormak istediğim örnek vermek gerekirse ben haluk leventi arıyorum mesela plak olarak ama internet ortamında hiçbir yerde yok.Normal elimle gözümle seçmeye gittiğim yerlere baksam bulabilme şansım olur mu? yoksa bu tür bulamadıklarımız yoksa yok mudur? teşekkürler.

  13. mustafa 12/09/2014 at 21:34 #

    serdarbey 60 lı 70 live80 li yıllara ait 400 adet 45 lik plağım var ABBA, BONEYM, Aklınıza ne gelirse hepsi yabancı türkiye dışına nasıl pazarlayabilirim yardımcı olursanız sevinirim mustafa 0 532 788 62 25

Trackbacks/Pingbacks

  1. Serdar Kuzuloğlu İle Ortak Noktamız: Plaklar - 01/05/2013

    [...] bir kaç kişi kendisine sitemizin linklerini göndermişler. Bende ufak bir yazı yazdım ve bir sonraki yazısında sağolsun benden ve sitemizden övgü dolu cümlelerle bahsetmiş. Tekrar selam edelim buradan [...]

Yorumunuzu ekleyin